Gölgelerden güneşin henüz yeni doğmakta yada henüz doğu istikametinde olduğu anlaşılabiliyor evet muhtemelen sabah kılınan bir bayram namazı yada herhangi bir sabah namazı diye düşünüyorum öğlen vakti olsaydı gölgeler daha kısa olurdu ki askerler kısa kollu giymişler bu durumda yazın öğle vaktinde güneş daha dik vurduğundan gölgeler daha kısa olurdu. Şehitlerin cenaze namazları genelde memleketlerinde oluduğundan o ihtimali pek düşünmüyorum yada öldürülen teröristin cenazesini zaten birlik karakollarında kılınmıyacağıda aşikar zaten.
Tesekkurler, cok akilci bir analiz yapmissiniz. Evet, cok buyuk ihtimalle bayram namazidir. Ben, ola ki, arkadaslarinin giyabi cenaze namazini kilmak istemis olabilirler ve komutanlari da musade etmistir belki diye ikinci bir ihtimali de(cenaze namazi) dusunmustum.
Diger yandan, haber sitelerinde yapilan yorumlara bakinca, insanlar boyle bir manzara gormekten cok hosnutlar ve 'ozlenen tablo' diyenler cok fazla.
Bugun, nete henuz bakabiliyorum ve fotografin tarihi ve yeri netlesdi mi hic haberim yok.
Tarihi yeni degilse, TSK'da yasana degisimin belgesi diyenler icin hayal kirikligi olacak gerci ama bence de ibadete izin verilmis olmasi, son derece guzel bir tablo.
[Not: Bu boydaki bir metni okumaktan/anlamkatan aciz Ek$iSozluk/Facebook/Twitter taifesini uyarmak isterim: Bu yazi toplam 3,020 karakter icerir.]
YO hanim,
Mustafa Muglali konusu ilginctir --daha da ilginc olan konu, bence, yeni yetmelerin ke kadar sig ve salak oldugudur.
Sunu demek istiyorum:
Orgeneral Mustafa Muglali, evet, o 33 kisinin kursuna dizilmesinin emrini vermistir; ama, asil emir ondan cikmamistir.
Emir, devrin sivil hukumetinin basbakani olan Ismet Inonu'dendir.
Olay kisaca soyledir: Bu 33 kisi ile ilgili ne yapilacagi konusu Ankara'ya sorulmus, ve Ankara da (yani, Ismet Inonu) bunlarin kursuna dizilmelerini emretmistir. Emri de telefonla (sozlu emir seklinde) vermistir.
Orgeneral Mustafa Muglali'nin koskoca Ismet Pasa'nin emrine itaatsizlik etmesi mumkun degildi.
Dolayisi ile, o da bu emri astlarina yazili emir haline getirdi ve uygulatti.
33 kisi kursuna dizildi.
Ardinda, bir zaman sonra, konu Meclis'e tasindiginda, Ismet Inonu bu konuyla ilgili her turlu sorumlugu red ve inkar etti.
Kabak da, boylece, Orgeneral Mustafa Muglali'nin basina patladi.
Adami tutukladilar.
Mahkeme surecinde adam kahrindan vefat etti.
Yani, oldugunde henuz sucu kesinlesmis degildi.
Ardindan da, adam olup gittiginden dolayi, suc tamamen onun uzerine yikildi --yani, Ismet Inonu kicini kurtarmis oldu.
Ama, burada kalmadi: Bu olay, tek basina, TSK'ya sivil hukumetlere kesinlikle guvenilemeyeceginin sembolu oldu.
O kadar ki, 33 kisinin kursuna dizildigi yerdeki kislaya 'Orgeneral Mustafa Muglali' ismini verdiler.
Bu isim vermekteki mesaj --bilenler icin-- son derece acik idi: Ismet Pasa'ya "biz senin namussuzlugunu unutmadik" demek ve sivil hukumeti halka sikayet etmekti.
Halka, "bu zulmu biz isteyerek yapmadik; bize bunu emirle yaptirdilar; ama simdi inkar ediyorlar" demekti..
Ama, ne oldu..
Gel zaman git zaman; yeni bir nesil turedi.. ne uzerine konustugunu bilmeyen, konunun onunu arkasini incelemeden dolduruslarla harkete gecen bir nesil..
3-4 cumlelik bir paragraf dahi kuramayan bir Ek$iSozluk/Facebook/Twitter nesli..
Onunuze atilan Orgeneral Mustafa Muglali ismi uzerinden TSK'ya hucum edip bu tabelayi kaldirtmagi marifet sanmak kadar salakca bir sey zor bulunur..
Bu baglamda, Umit Yasar Oguzcan'dan aklima su beyitler geliyor.. (ki, onu da, bilmeyenler, Ihsan Sabri Caglayangil'e ait derler.)
Bir elinde sigara, bir elinde binlik şişe; Erkeklik bu mu, kızım? Erkeksen ayakta işe!
Evet.. marifet, kendi iradesiyle vermedigi bir emirden dolayi kahrindan olen bir kisi yuzunden TSK'ya cullanmak degil.
Marifet, o emri verip arazi olan sivil hukumete (basta da Ismet Inonu'nun hatirasina) hesap sormak olmaliydi.
Tipki, MGK'larda kararlari (sivil Cumhurbaskani ve sivil basbakan, sivil bakanlar ve sivil parti liderleri tarafindan hep beraber) aldiktan sonra siradan bir polis memuru olan Ayhan Carkin gibilere sucu isletip, daha sonra arazi olan sivil yonetimlerden hesap sorMAmak gibi..
Sivil aydinlarimizin sigligi ve yalakaligi mide bulandiracak kadar asagiliktir da onlari destekleyenlere ne demeli?..
Gölgelerden güneşin henüz yeni doğmakta yada henüz doğu istikametinde olduğu anlaşılabiliyor evet muhtemelen sabah kılınan bir bayram namazı yada herhangi bir sabah namazı diye düşünüyorum öğlen vakti olsaydı gölgeler daha kısa olurdu ki askerler kısa kollu giymişler bu durumda yazın öğle vaktinde güneş daha dik vurduğundan gölgeler daha kısa olurdu. Şehitlerin cenaze namazları genelde memleketlerinde oluduğundan o ihtimali pek düşünmüyorum yada öldürülen teröristin cenazesini zaten birlik karakollarında kılınmıyacağıda aşikar zaten.
YanıtlaSilSS bey;
YanıtlaSilTesekkurler, cok akilci bir analiz yapmissiniz.
Evet, cok buyuk ihtimalle bayram namazidir. Ben, ola ki, arkadaslarinin giyabi cenaze namazini kilmak istemis olabilirler ve komutanlari da musade etmistir belki diye ikinci bir ihtimali de(cenaze namazi) dusunmustum.
Diger yandan, haber sitelerinde yapilan yorumlara bakinca, insanlar boyle bir manzara gormekten cok hosnutlar ve 'ozlenen tablo' diyenler cok fazla.
Bugun, nete henuz bakabiliyorum ve fotografin tarihi ve yeri netlesdi mi hic haberim yok.
Tarihi yeni degilse, TSK'da yasana degisimin belgesi diyenler icin hayal kirikligi olacak gerci ama bence de ibadete izin verilmis olmasi, son derece guzel bir tablo.
YO hanim,
YanıtlaSilibadete izin verilmis olmasi, son derece guzel bir tablo
Bir ordunun, mensuplarinin morallerini yuksek tutmak icin, bazi seyler yapmasi / bazi seylere izin vermesi / bazi seyleri gormezden gelmesi / bazi seyleri tesvik etmesi vs.yi anlarim.
Ama, sirf haricteki siviller hosnut olsun diye bazi seyler yapiliyorsa / bazi seylere izin veriliyorsa / bazi seyleri gormezden geliniyorsa / bazi seyleri tesvik ediliyorsa, o orduda duzeltilmesi gereken cok yanlislar vardir bence.
EA Bey;
YanıtlaSilSuradaki habere bakilirsa, sivilleri memnun edecek degisiklikler devam edecek gibi gorunuyor:)
Haberde, Bakan Fatma Sahin'in kastettigi marslar icin eksi sozluge baktim, eski bir baslik buldum, ne marslar varmis yahu!
Surada
Mustafa Muglali ismi tabeladan silindi haberi.. (nihayet)
YanıtlaSilEA bey;
Sivilleri memnun edecek bi haber daha TSK'dan;)
[Not: Bu boydaki bir metni okumaktan/anlamkatan aciz Ek$iSozluk/Facebook/Twitter taifesini uyarmak isterim: Bu yazi toplam 3,020 karakter icerir.]
YanıtlaSilYO hanim,
Mustafa Muglali konusu ilginctir --daha da ilginc olan konu, bence, yeni yetmelerin ke kadar sig ve salak oldugudur.
Sunu demek istiyorum:
Orgeneral Mustafa Muglali, evet, o 33 kisinin kursuna dizilmesinin emrini vermistir; ama, asil emir ondan cikmamistir.
Emir, devrin sivil hukumetinin basbakani olan Ismet Inonu'dendir.
Olay kisaca soyledir: Bu 33 kisi ile ilgili ne yapilacagi konusu Ankara'ya sorulmus, ve Ankara da (yani, Ismet Inonu) bunlarin kursuna dizilmelerini emretmistir. Emri de telefonla (sozlu emir seklinde) vermistir.
Orgeneral Mustafa Muglali'nin koskoca Ismet Pasa'nin emrine itaatsizlik etmesi mumkun degildi.
Dolayisi ile, o da bu emri astlarina yazili emir haline getirdi ve uygulatti.
33 kisi kursuna dizildi.
Ardinda, bir zaman sonra, konu Meclis'e tasindiginda, Ismet Inonu bu konuyla ilgili her turlu sorumlugu red ve inkar etti.
Kabak da, boylece, Orgeneral Mustafa Muglali'nin basina patladi.
Adami tutukladilar.
Mahkeme surecinde adam kahrindan vefat etti.
Yani, oldugunde henuz sucu kesinlesmis degildi.
Ardindan da, adam olup gittiginden dolayi, suc tamamen onun uzerine yikildi --yani, Ismet Inonu kicini kurtarmis oldu.
Ama, burada kalmadi: Bu olay, tek basina, TSK'ya sivil hukumetlere kesinlikle guvenilemeyeceginin sembolu oldu.
O kadar ki, 33 kisinin kursuna dizildigi yerdeki kislaya 'Orgeneral Mustafa Muglali' ismini verdiler.
Bu isim vermekteki mesaj --bilenler icin-- son derece acik idi: Ismet Pasa'ya "biz senin namussuzlugunu unutmadik" demek ve sivil hukumeti halka sikayet etmekti.
Halka, "bu zulmu biz isteyerek yapmadik; bize bunu emirle yaptirdilar; ama simdi inkar ediyorlar" demekti..
Ama, ne oldu..
Gel zaman git zaman; yeni bir nesil turedi.. ne uzerine konustugunu bilmeyen, konunun onunu arkasini incelemeden dolduruslarla harkete gecen bir nesil..
3-4 cumlelik bir paragraf dahi kuramayan bir Ek$iSozluk/Facebook/Twitter nesli..
Onunuze atilan Orgeneral Mustafa Muglali ismi uzerinden TSK'ya hucum edip bu tabelayi kaldirtmagi marifet sanmak kadar salakca bir sey zor bulunur..
Bu baglamda, Umit Yasar Oguzcan'dan aklima su beyitler geliyor.. (ki, onu da, bilmeyenler, Ihsan Sabri Caglayangil'e ait derler.)
Bir elinde sigara, bir elinde binlik şişe;
Erkeklik bu mu, kızım? Erkeksen ayakta işe!
Evet.. marifet, kendi iradesiyle vermedigi bir emirden dolayi kahrindan olen bir kisi yuzunden TSK'ya cullanmak degil.
Marifet, o emri verip arazi olan sivil hukumete (basta da Ismet Inonu'nun hatirasina) hesap sormak olmaliydi.
Tipki, MGK'larda kararlari (sivil Cumhurbaskani ve sivil basbakan, sivil bakanlar ve sivil parti liderleri tarafindan hep beraber) aldiktan sonra siradan bir polis memuru olan Ayhan Carkin gibilere sucu isletip, daha sonra arazi olan sivil yonetimlerden hesap sorMAmak gibi..
Sivil aydinlarimizin sigligi ve yalakaligi mide bulandiracak kadar asagiliktir da onlari destekleyenlere ne demeli?..