Tesekkürler ARAS KARGO (Ercis/VAN depremi)

ercis/van
twitterdan
25 Ekim 2011 itibariyle Ercis Kizilay cadir kenti

Dün TV8 televizyonunda Okan Bayülgen sayesinde bangir bangir MNG reklami yapildi ve VAN'daki depremzedelere gönderecegimiz acil yardim kolilerini ücretsiz kabul edecekleri konusunda söz verildi.

O gazla, insanlar (cam sakizi coban armagani) imkânlari ölcüsünde, gönüllerinden ne kopuyorsa alip MNG'ye kostular ama ben dahil hayal kirikligi yasadik!

Efendim, genel merkezlerinden henuz bilgi gelmemis de (saat 14:10 ) daha sonra onlar bizi arayabilirlermis de vidi vidi vidi.

Twittera baktim, 'ARAS KARGO kabul ediyor' dediler ve buradan kendilerine tesekkür ediyorum ki (nette yazacagim dedim), büyük bir sefkatle kabul ettiler.

Riya olarak anlasilmasin lutfen ama 'örgüte gidiyor' filan diyen artniyetlilere ve 'ne yollasam' diye bocalayanlara fikir vermesi acisindan, ERCIS'e neler yolladigimi söylemek istiyorum.

Ben iki kisilik 'bebekli anne' paketi hazirladim.

BEBEK BATTANIYESI
BEBEK BEZI
BIBERONLAR
EMZIKLER
PISIK KREMI
PUDRA
ISLAK MENDIL
BOL BOL BEBEK CORABI
KADIN PEDI (Yalova'da depremi yasayan bir arkadas israrla vurgu yapti)
OYUNCAK




Sizler de niyetliyseniz, lütfen onur kirici olacak derecede eski giyecek vb. yollamayin. Kolinizin üzerine icerigi hakkinda bilgi verici bir not yazin.

Allah hepimizi daha büyük acilardan korusun (Amin)

53 yorum:

  1. Belirtmeyi unutmusum, Aras Kargo, Erciş yolundaki Kızılay çadır kentine götürüyor bu kolileri..

    YanıtlaSil
  2. sağol ne iyi yapmışsın bende hazırlıyım bugünden...şu oh olsunlar edebiyatıda geçer biran önce

    YanıtlaSil
  3. Esra'cim, sen de sagol.

    Evet, 'ilahi adalet' ve 'hic uzulmedim, sehitlerimizin intikamini aldi Allah' diyen gerizekali sayisi hic de az degil malesef:(

    Nasil bir ALLAH'sa bunlarinki, Kuran kursu ogrencisi cocuklar, masum bebekleri öldürüyor, minareleri yikiyor..

    La havle!

    YanıtlaSil
  4. Bu arada, MNG Kargo da, aksam uzeri paketleri almaya baslamis, sali aksamina kadar kabul edecekmis.

    YanıtlaSil
  5. Nasil bir ALLAH'sa bunlarinki, Kuran kursu ogrencisi cocuklar, masum bebekleri öldürüyor, minareleri yikiyor..

    Demagojiyi iyi beceren bir din adami bunu da pekala kullanabilir:

    "Allah kullarinin dinden uzaklastiginin uyariini vermek icin kendi evlerini/muminlerini harap ve helak ediyor. Buradaki ilahi mesaji gormuyor musunuz" filan demek hic de zor degil.

    Ayri bir not: "Oh olsun" diyen dangalaklari lutfen insan yerine koyup kaale almayalim; gun gelir, 'oh olsun' diyen bu nabekarlara 'oh olsun' demegi hakli kilacak seyler olur da belki akillanirlar.

    YanıtlaSil
  6. EA Bey;

    Haklisiniz, kaâle almamak lâzim da, olmuyor iste.

    Isin garibi, Gölcük donanma komutanligi yerle bir oldugunda, pankartlarla cikip 7,4 yetmedi mi diyenlere, 'yobazlar!' diye küfredenlerin, simdi birden ilahi adaletci kesilivermesi:/

    Sosyologlar filan incelerler belki ama, psikolojik olarak coktan bölünmüs bir toplum var sanki ortada.

    Facebook'ta lise arkadaslarimdan bazilarinin paylastiklari seylere baktim, inanin korkuttu beni.

    Emine Erdogan fotografini almislar, "Arap icin aglayan Emine, Türk icin niye aglamaz!" yazmislar.
    Bu insanlari tatmin etmek icin, Emine hanimin bi sehit cenazesine katilip, hungur hungur aglamasi gerek simdi.

    Taksim'de yasanan son olaylar malum. Bir arkadasima (onu incitmek pahasina) nereli oldugunu heryerde soyleme bugunlerde demek durumunda kaldim.

    Ben mi cok gerginim bilmiyorum ama nasil olacaksa, topluca rehabilite olmamiz sart sanki.

    YanıtlaSil
  7. Bugün çocuklarla ırk ayrımcılığını işledik.Çocukların gözünden biran için anlayabildiğim belki ileride her şey olumlu olarak değişebilir eğer tüm çocuklar bu masum hallerini koruyabilirlerse.Ne zaman nefret söylemi yerleşiyor acaba?
    Kimi erkek öğrenciler evlerinde babalarının güneydoğu için düşündüklerini,aşırı nefretini söyledi,çocuğun ürkek bakışına içim acıdı.Akşam babası güneydoğu için nefretini anlatırken babasının yüzüne de böyle mi baktı diye merak ettim doğrusu.Bıçak gibi keskinleşti belki her taraf.Ne ekersen onu biçersin sözünü sevmiyorum ama ileride olacaklar için ben de tedirginim.

    YanıtlaSil
  8. Adsiz ögretmenim;

    BDP Genel Baskani Demirtas, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen yardımlarda kardeş kokusu, kardeş selamı var. Herkese teşekkürler" demis.

    Ne kadar güzel bir ifade.

    O kadar alismisiz ki siyasiler tarafindan gerilmeye, sasiriyor insan.

    Mesela, Basbakanin ya da Arinc'in, sinirli bir anlarina denk gelse, Muge Anli'dan farkli seyler soyleyeceklerini sanmiyorum ben.

    Balik bastan kokuyor.

    YanıtlaSil
  9. düzce depreminde gelen giysi yığınlarından askılı gecelik! yarasa kollu bluz falan ayıkladığımı anımsıyorum. bu yüzden kızılay kullanılmış giysi almamakla iyi yapıyor, yazmaya mecalim yok insanlara tek tek her 1 şeyi anlatmaya da... milliyetçilik kainat üzerinden silinsin istiyorum ben de güzellik yarışmasında sorulur ya adaylara bir an onlar geldi aklıma bunu yazarken, ben kargo firmalarıyla uğraşmadım, van gölü turizme götürdüm bıraktım.

    handan

    YanıtlaSil
  10. Handan; dün de biri yazmisti, nisan kiyafeti cikmismis paketlerden. Eminim iyi niyetle konulmustur ama acil ihtiyac listesinde senin de dedigin gibi, sicak tutacak dis kiyafetler ve bebek bezi, mamasi, kalin corap vb sayiliyor.


    Anmadan gecemeyecegim. Depremin hemen ardindan baslattigi organizasyonuyla ve gönüllüleri tetikleyiciligiyle, Sisli Belediyesi tarihe gecti diyebilirim. Sarigül isi sova dönüstürmeden bitirirse, pek cok hayir dua almis olacak.

    YanıtlaSil
  11. Devlet Bahceli'den, oh olsun diyenlere tokat gibi sozler haberi

    [..]"Böylesi bir günde ayrımcılığı körükleyerek ağlama sırası onlarda gibi lanetlenmesi gereken yaklaşımları da büyük bir densizlik ve soysuzluk olarak gördüğümüzü söylemeliyim."[..]

    YanıtlaSil
  12. formata uydurmaya çalışmadım sözlüğe yazmak için de, buraya yazayım bari.

    devlet bahçelinin, eleştirirken dahi soy üzerinden gitmesi bir benim mi dikkatimi çekti!?

    handan

    YanıtlaSil
  13. Haklisin Handan.

    Adamlarin jargonundaki en agir hakaret 'soysuz'oldugu icin kullanmis olmali.

    Herseye ragmen, böyle tepki vermesi ve tabanini dizginlemesi olumlu birsey.

    YanıtlaSil
  14. Kadiköy Belediyesi'nde, yardim kolisi hazirlayanlarin fotograflarindan.
    Millet gardrobunu temizlemis anlasilan (Gurkan Hacir twitledi ordan gordum ben de)

    Payetli elbiseler, mayolar, mini saten etek, hey Allahim ya!

    YanıtlaSil
  15. Bu kolileri birilerinin keyifle yağmalayacağını düşünmek ne acı...

    YanıtlaSil
  16. Melkitsedek; evet, kahredici!
    Emzik, biberon, pisik kremi koyarken ben, herseyi göcük altinda kalmis genc bir annenin mutlu oldugunu, üsüyen bir bebegin ayaciklarina kat kat corap giydirdigini, yumusacik battaniyelere sarildigini hayal etmistim:( Insallah, yagmalayanlar da gercek ihtiyac sahibidirler, baska da diyecek birsey yok su an.

    YanıtlaSil
  17. hay allah!!! siz de mi '' yağma '' sözcüğüne takıldınız! inandınız diyemiyorum!!!!


    birileri kamyondan atıyor birileri de almaya çalışıyor! neyi kim yağmalıyor. yapmayın lütfen yapmayın

    handan

    YanıtlaSil
  18. Kizilay Baskanini Cuneyt Ozdemir ile konusurken dinleyeniniz olmadi galiba..

    Kurulan cadirkenti yagmalamislar; kamyonlari yagmalamislar..

    Daha ne olsun.

    Bir de, ahalinin beklentileri inanilmaz, simariklik da denebilecek boyutlarda: Herkes, ama herkes, birer cadir istiyor. Evinin onune istiyor ustelik.

    Tamam, isteyenin bir yuzu de, fiilen mumkun olmayan bir seyi eksik saymak hangi akla sigar.

    Yok iste: Her onune gelene verecek bir cadir kadar cadir yok. Mevcut degil.

    Olsa bile, bu cadirlarin akibeti ne olacak? Alan cekip gidiyor; geri getireceklerinin garantisi var mi?

    Yok.

    Cadirlarin parasini veren kim? Bagislar araciligi ile, biz.

    Dahasi, Van'daki, Ercis'teki akat binalari sanki 'beyaz Turk'ler yapti da, yerel ahali altinda kaldi.. Sakat curuk binalari yapanlar da kendileri ama kendilerinden baska herkesi suclamak yarisindalar..

    Ama, sira mangalda kul birakmamaga gelince, agzini acan "nerede bu aq Devlet!" diye bagiriyor..

    Sanki Devlet dedigin seyin ilk ve tek gorevi derhal butun ahaliyi ev sahibi yapmak..

    Daha da beteri: Kimsenin aklina gelmiyor galiba; ama, bizim cok daha buyuk bir korkuyla bekledigimiz cok daha buyuk bir deprem var: Istanbul depremi..

    Van'da evine girmekte tereddut yasayanlara, hayvanlarini daha rahat barindirmak isteyenlere birer cadir verip Kizilay'in (ulkenin) stoklarini sonuna kadar kullanalim mi?

    Kullanalim.

    Kullanalim da, geriye ne kaliyor?

    Istanbul'da su anda bir deprem olsa ne yapacagiz?

    Van'i da Turkiye'nin geri kalanini da Istanbul kurtarir; ama, Istanbul'u kim kurtaracak?

    YanıtlaSil
  19. Meraklisina notlar:

    Bu linkte, Van'in 2011'in ilk ayinda odedigi vergiyi goreceksiniz: 179,800,000 TL.

    Senenin toplami icin bunu ikiyle carpsak, 360 milyon TL eder --yani, 200 milyon dolar.

    Toplam nufusu da 1 milyon kisi.

    Baska bir deyisle, 2011'de, Van'dan kisi basina 200 dolar (360 TL) vergi tahsil edilmis olacak.

    Devam edelim:

    Su linkte, Van'in Ercis ilcesinin Ercis beldesinde (merkezde) bir betonarme binada 100 m2 dairenin yillik DASK (deprem sigortasi) bedeli 140 TL.

    Acaba Ercis'te kendisini DASK kapsamina almis kac kis var --bir elin parmaklarini gecer mi?

    YanıtlaSil
  20. vay arkadaş kış gelmiş kar yağacak ya da yağıyormuş evinin yanıbaşında çadır istemek ''şımarıklık'' olmuş! vay vay vay sabah sabah ne desem neresinden tutsam bilemedim, empatiyi falan geçtim artık, enelalem diyecek tek 1 söz bulamadım size.

    handan

    YanıtlaSil
  21. Bu isin empati ile filan ilgisi kalmadi artik...

    Ulkenin tamaminda 40 bin cadir var yok; Aysel Tugluk'tan ogrendigimize gore, 140 bin cadir gerekiyormus..

    Alelen salak yerine konuluyoruz --daha dogrusu, empati meraklilari kendi aralarinda bir salaklik yarisina girmis, geri kalanimiz da ayip olmasin diye ses cikarmiyoruz.

    Bilmeyen de Van yerle bir oldu sanacak..

    Yoo.. 500 kisi bile olmedi, 1500 civarinda da yarali var.

    Bunu, Adapazari-Golcuk depremi ile kiyaslarsak (olu sayisinin 20 bin ila 50 bin arasinda oldugu soyleniyor), etkisi 40 ila 100 defa daha KUCUK bir depremden bahsediyoruz.

    Onlara hic kimse mustakil cadir vermedi. Mustakil cadir soyle dursun, ac-bi'lac kaldilar kac gun boyunca.. Kac yuz bin tane evin yikildigi da hala daha mechul..

    Van'da oyle degil. Daha ilk gunden itibaren sicak yemek dagitilmaga baslandi; kadin pedinden bebe donuna kadar her turlu yardim malzemesi emirlerine amade kilindi..

    Ama, yetmedi..

    Van'da bir deprem oldu, ahalisine gun dogdu sanki: Kedinin mabadini gorup "amma buyuk yaram varmis" demesi misali.. Abartildikca abartildi.. ve sonu da gelecek gibi gorunmuyor.

    Binalara girmekten korkuyorlarmis da, kis gelecekmis de kar yagacakmis da.. empatiymis de..

    Butun bunlar kulaga hos gelen bos seyler..

    Bunlarin sorumlusu devlet (yani geri kalan biz vatandaslar) biz degiliz.

    Devletin, yani geri kalan bizlerin, gorevi surada baslar ve biter:

    1) Enkaz altinda kalanlari (sag, yarali veya olu) cikarmaga yardim etmek. Yaralilari pansuman etmek, yuruyebilecek noktaya getirmek.

    2) Salgin hastalik tehlikesine karsi gerekli tedbirleri almak; yagma ve talanin onune gececek asayis tedbirlerini almak.

    3) Binalari yikilanlara, birkac haftaligina barinabilecekleri cadirlarin oldugu bir yer gostermek. Bunlarin karinlarini doyurmak.

    4) Tasini taragini toplayip gidecek olanlara kolaylik olsun diye yollari/ulasimi acik tutmak.

    Tamami asagi yukari bu kadardir.

    Dikkat edilirse, bunlarin arasinda, morali bozuldugu icin sorunlar yasayanlara psikolog gondermek veya Viagra veya makyaj malzemesi dagitmak da yoktur; hepisini yepisyeni libaslarla donatmak da.

    YanıtlaSil
  22. "Niye cadir yetmiyor?" sorusuna bir cevap da burada:

    "[...] duvarlarla çevrili, yeşil, tripleks bir villa dikkatimizi çekti. Bahçenin kapısını açıp içeri girdiğimizde, iki Kızılay çadırının önünde oynayan çocuklar ve biri Mercedes diğeri Audi marka 2 lüks otomobil olduğunu gördük. Aracından çıkıp bize doğru gelen ev sahibine "Geçmiş olsun" dileklerimizi ilettik. Daha sonra, sohbet etmeye başladık. Bize 1.5 dönüm arazi üzerine yaptığı 500 metrekarelik binasında hasar olmadığını, çocukları korktuğu için tedbiren çadır aldığını söyledi."

    Bir yetmemis, iki tane cadir almis.. hem de Kizilay cadiri.. villasinin bahcesine kurmus.. cocuklari kokuyormus da ondan..

    Bir kac gunlugune Mercedesine Audisine sigmayacak kac duzine veledi var bilmiyorum; ama, garibanin haline uzulmemek elde degil tabii ki..

    Sunturlu bir empati yapasim geldi.

    YanıtlaSil
  23. EA Bey;

    yine devleti savunmussunuz ki sasirmadim.

    Siz de, Fatih Altayli'nin, Huseyin Celik'le birlikte, Kizilay Baskani'ni dövmekten beter ettikleri programi izlememissiniz.

    Herneyse, ölü sayisini kiyasliyorsunuz da, Marmara Depremi bir kere Agustos ayinda olmustu ve evlerine girmeye korkan herkes geceyi disarida gecirebiliyordu.

    Simdi gece -1 dereceye kadar iniyor ve evlerinize girmeyin diye bas bas bagiriyor uzmanlarimiz. Cocuk sayisi az buz degil ve bu insanlar dogal olarak ne isteyecekler?

    CADIR.

    Ben daha duymadim, bize kazak yollayin, mont yollayin dendigini. Ortada dönen bir cadir kavgasi var ve siz bu derece sogukta ne öneriyorsunuz?

    Coluk cocuk herkes, disarida, battaniye altinda mi sabahlasinlar?

    Cadirkent denilen yerdeki cadir sayisi da yeterli degil ki? Yani oradaki cadirlar bos kalmis da, millet evinin onune cadir istiyor, filan gibi bi durum yok ki?

    Ayrica, Cuneyt Ozdemir'in isyan ettigi sey, evleri tamamen yikilmis olan köylere cadir gitmemis olmasiydi. Haberden sonra gitmisler, on cadir birakmislar usulen. Bu kez, o on cadirda kim kalacak kavgasi cikmis.

    YanıtlaSil
  24. EA bey;

    verdiginiz linkteki haberde bahsedilen tripleks villa sahibi, luks arabali bencil yaratik kimmis bakin:

    [..]Enkaz etrafında bekleyen vatandaşlardan biri, müteahhit Salih Ölmez'in çıktığımız sokaktaki yeşil villada oturduğunu söyleyince, neye uğradığımızı şaşırdık. Hemen fotoğraf makinesinde bulunan fotoğrafları gösterdik. Böylece bize kendini "Ercan" olarak tanıtan kişinin, aradığımız müteahhit olduğunu öğrendik. Ardından, kurtarma ekibindeki bir görevliye, kaç kişinin cesedinin çıkartıldığını sorduk. Görevlinin cevabı, "Kalitesiz malzeme kullandık" diyen Salih Ölmez'in bilançosuydu: "20 kişinin cesedini çıkardık. Binanın altında en az 10 kişinin daha olduğunu tahmin ediyoruz." Gerçek kimliğini öğrenince bir kez daha Salih Ölmez'in kapısını çaldık. Bize " Salih Ölmez benim ağabeyim. Ben Ercan Ölmez'im" dedi. Salih Ölmez'in ise yanındaki kişi olduğunu savundu. Fakat bizi uğurlarken, bu kişiye "Ercan" diye hitap ederek kendini ele verdi. Böylece, yanındakinin kardeşi Ercan Ölmez olduğunu öğrendik. "Gerçek" Ercan Ölmez, "Biz birçok bina yaptık. Erciş'in yüzde 90'ını biz inşa ettik. Aralarında okul, vergi dairesi, cami gibi kamu binaları var. Hiçbiri yıkılmadı. Bir tek 1998'te yaptığımız Sevgi Apartmanı yıkıldı. Kahrolduk" dedi. Ercan Ölmez, "Binamız sağlamdı. Asıl, plana onay veren yetkililer sorumlu" diye konuştu.[..]

    Bu adam 20 kisinin olumune sebebiyet vermekten yargilanmali!!

    YanıtlaSil
  25. Hah, İcisleri Bakani Sahin,

    [..]'Çadır ihtiyacı 5 bin ise burada 15 bin 25 bin çadır talebini oluşturmak ve böylelikle akıllarınca bir kaos oluşturmak terör örgütünün bu felaketten de kendisine çıkarmak istediği bir pay olabilir. O yönde değerlendirmelerimizi yapıyoruz. Fark ettirmeden, iz bırakmadan yapılan kötü niyetli gayretler..[..]

    demis.
    Simdi cadir isteyen vatandas, PKK'li yaftasi da yemek durumunda, iyi mi!

    YanıtlaSil
  26. SURADAN:

    [..]Şimşek'e, 1999 depreminden sonra çıkarılan vergiler neticesinde yaklaşık 46 ila 48 milyar liralık gelir elde edildiği ve bu vergilerin nereye harcandığı soruldu.[..]

    [..]Şimşek, toplanan vergilerin sağlık, eğitim, duble yollar gibi 74 milyonun ihtiyacını karşılamak için kullanıldığını söyledi. Şimşek, uluslararası vergi uygulamalarında da 'tek bir harcama için vergi toplanması' mantığının doğru bulunmadığının altını da çizdi.[..]

    YanıtlaSil
  27. ea bey, ikna olmamak üzere koşullandırdığından kendisini ben 1 ekleme daha yapmak istemiyorum. en zoru budur zira koşullandırılmış bir kafa yapısı

    handan ben handan

    YanıtlaSil
  28. zor ama olanaksızn değil tabii, duble yol yaptık biz açıklamasından sonra duymak istiyorum ea beyi -yahu ben tanımıyorum ha ea bey falan diyorum da ökçe sen bey diyorsun diye- yoksa tanımam etmem

    handan handan handan

    YanıtlaSil
  29. Bu dogru olabilir mi ?!

    http://videogaleri.gazetevatan.com/15833_9_Iste-o-video.html


    Saygilar,

    Hasan

    YanıtlaSil
  30. Bakin, benim cocuklugum/gencligim hep "yasanmaz bu memlekette" yaveleriyle gecti..

    Arkadaslarimizdan birisi herhangi bir baska memlekette --mesela-- yeni bir zimbirti icad edilmis ise, ve o zimbirti henuz burada yok ise, ilk soyleyecegi lakirdi "yasanmaz bu memlekette" olurdu.

    Ben de buna gicik olurdum.

    Sebebi de basitti: Butun iyiliklerin, guzelliklerin bu memlekette olmasini dilemek ayri bir sey, eksik olan ilk seyde burayi "yasanmaz" olarak mahkum etmek ayri.

    Farkli bir bir yabancilasmanin dile getirilisi idi, bence. Pozitif bir katki yapmak yerine, iyi seyleri baska birilerinin yapip onumuze getirmesini beklemek idi bu.

    Ya da, kendini prens(es) yerine koyup baska herkesin kendisine hizmet etmesini beklemek (ve eger olmamissa da terketmek kaprisleriyle tripler cekmek) simarikligi..

    Bugune donersek: Eline kalemi/klavyeyi almis her twitter/ek$isozluk dehasi --hesapta empati yaparak-- "yasanmaz bu memlekette"ye kendince kapi gibi saglam gerekceler uyduruyor.

    Ve, YO hanim, siz benim devleti savundugumu soyluyorsunuz.. Bu da ilginc, cunku ben devleti savunmuyorum; tersine, oturdugu yerden bir koli/paket gonderdikten sonra geriye kalan herseyi devletten bekleyenlerin andavalliklarini elestiriyorum.

    Bunlarin ilginc bir devlet anlayisi var: Fizik kanunlarini bile hice sayacak kadar guclu bir sey.. bir cesit Allah..

    Daha henuz deprem yeni olmus, bizim twitter/ek$isozluk kalemsorlerimiz "neden herkesin her turlu ihtiyaci aninda giderilemedi?!"lerle ortaliga firlayip guya hizmet ediyor katkida bulunuyorlar...

    Sanki, depremin orada o tarihte ve en az o buyuklukte olacagini daha once biliyorduk da, ona ragmen yan gelip yatmisiz. Hayir, bu deprem, yeni bir fay hattinin varligini ortaya cikardi; yani, onceden bilmiyorduk bunu.

    Sanki, sadece Van'da deprem olmak ihtimali var.. Yani, her turlu tedbirimizi sadece Van'da olabilcek bir depreme karsi almaliyiz..

    Hayir, alakasi yok.

    Cok daha buyuk bir depremin Istanbul'da olacagini biliyoruz. Ne zaman olacaini da bilmiyoruz.

    Eldeki butun imkanlari Van'a hasredersek, ardindan gelecek bir Istanbul depreminde ne yapacagiz?

    Bunu dusunen yok.

    "Cadir" da "cadir' yaveleriyle inliyor ortalik..

    {devam..}

    YanıtlaSil
  31. {..devam}

    Birileri de cikiyor, 120,000 cadir istiyor --butun dunyada toplam 400 bin cadir oldugu soylenmesine karsilik, boyle sacma bir taleple gelebiliyor..

    Bu olaganustu bir sorumsuzluk ornegidir: "Ne kadar gercekci olmasa da, ben isteyeyim, vermeyenler tohmet altinda kalsin" yaklasimidir.. isyanlara yol acmaktan oteye kimseye faydasi olmaz.

    Gelelim "kis geliyor, geldi; depremzedelere nasil yardim edebiliriz?" sorusuna..

    Birincisi, sunu idrak etmeliyiz: Herkesin hayatini deprem oncesi konforuna getirmek mumkun degil.

    Dolayisi ile, sikintilarin yasanacagini kabul etmeliyiz. Bu sikintilarin giderilmesi icin, lafta degil, fiili katki lazim. Yani, kisinin oraya gitmesi, ve yapilmasi gerekeni de kendiliginden yapmasi lazim.

    Tabii, bu zor geliyor. Turist olarak dunyanin en egzotik yerlerine gitmek icin cebindeki her kurusu sarfetmege razi olmak kolay; ama, gittiginiz yerde size otel konforu vaadeden olmazsa zor.. O yuzden, arka koltuktan soforluk misali, vidi-vidilarla meseleye maydanoz olarak, guya vicdan yapiyoruz

    "Ben o kadar dedim, ama kaale alan olmadi" diyerek, ilerde vicdan azabi duymamanin bir yoludur bu. Solcularimiz bunu bin senedir boyle yapageldiler hep: Guya insancil davranip, oturdugu yerde travmalara ortakmis gibi gozukmek; ama, aslinda, hicbir tenasul uzvuna bile surulmege layik olmayan bir gecistirmeci kandirmaca..

    Empati yaveleri filan bence bu kapsamdadir.

    Ankara-Van 1,250 km, Istanbul-Van ise 1650 km.. Bin kilometreden daha uzak mesafelerden 'empati yapmak' bir tur masturbasyondur: Yapana faydasi vardir belki, ama muhatabina zerre kadar katkisi olmaz.

    Ikincisi, kalemsorlukle bir yere varamayiz; depremde acikta kalmis olanlara --cok olsa-- baska diyerlardaki evlerimizi acabiliriz. Bunu da lafta degil, fiilen yapmak lazim. 'Devlet'e birakmadan yapmak lazim; Van'a gidip aileleri alip gelmek lazim.

    Orasi oyle de, bunu kimsenin yapMAyacagini ismim gibi biliyorum --herkes bunun da 'devlet' tarafindan organize edilmesini, daha sonra dogabilcek sorunlarin da 'devlet' tarafindan cozulmesini bekliyor.

    Baska bir deyisle, kimse tek basina insiyatif almiyor; almayacak --ama, habire yazacak/konusacak.

    Ucuncusu, esasen hicbirsey yapmaksizin, sadece zirilti/gurultu yapmanin --yapani rahatlatmak disinda-- kimseye faydasi yok; aksine, zarari var; cunku, depremzedelerin beklentilerini asiri yukseltiyorlar.

    Beklentileri asiri yukseltip (simartip), daha sonra is bunlari karsilamaga gelince ortaliktan toz olmak, bence vicdansizligin en kotu orneklerinden biridir.

    Empatik lagalugacilar bunu bir dikkate alsalar cok iyi olacak; ama, almayacaklarini, bunlari soyledigim icin demagojik totolojik kalemsorlukle gecistireceklerini cok biliyorum.

    YanıtlaSil
  32. Simdi cadir isteyen vatandas, PKK'li yaftasi da yemek durumunda, iyi mi!

    Hayir.

    Bunu daha once de soyledim: Benim baktigim yerden, PKK kotu bir orgut degil --en azindan Korfez Savasina kadar degildi. Gayesi, Kurt proleteryasina bir cikis aramak idi; ve onemli mesafeler de aldilar. Son senelerde, zaman zaman, uluslararasi siyasetin bir enstrumani olmasi PKK'yi tamamen kotu ya da dusman yapmaz.

    Bunu kisaca yazdiktan sonra, "PKK'li yaftasi" meselesine gelelim:

    Ortada bir bilek guresinin oldugunu gormemiz lazim. Bu bilek guresinin taraflari da 2 filan degil; daha cok.

    Bu taraflardan birisi de bolgenin (Kurt) egemenleri.. ya da esraf.

    Bunlarin bilek guresi de hem PKK ile hem de 'devlet' ile.

    PKK'yi dusman gosterip 'devlet' tarafindan ekarte edilmesini saglamak, ama ote yandan da 'devlet'i kifayetsiz gosterip kendi egemenliklerini pekistirmek gibi iki-basli hedefleri var.

    Bu yuzden, depremzedelerin beklentilerini yukseltmek, onlari (bu psikolojik ortamda cok da kolay olan) isyana suruklemek; ardindan da isyancilari PKK'li gosterip bastirmak durumunda kalacak olan 'devlet'i de 'zalim' kilmak var..

    Ben boyle bir gelismeye taraftar degilim.

    YanıtlaSil
  33. Handan hanim,

    ea bey, ikna olmamak üzere koşullandırdığından kendisini ben 1 ekleme daha yapmak istemiyorum. en zoru budur zira koşullandırılmış bir kafa yapısı

    Mesleginiz nedir bilmiyorum (ve ilgilenmiyorum da) ama, boylesine otoriter teshis hukumlerine nereden vardiginizi merak ediyorum.

    Asagida, "tanimam etmem" demis olmaniza ragmen, pek de 'tanir' 'bilir' tonlarinda yaziyorsunuz.

    Bilmediginiz konularda boyle davranmaniz pek hos degil.

    'Kosullandirilmis' oldugumu nereden anladiniz?

    Fiziken mumkun olmayan seylere amin demedigim icin mi?

    zor ama olanaksızn değil tabii, duble yol yaptık biz açıklamasından sonra duymak istiyorum ea beyi -yahu ben tanımıyorum ha ea bey falan diyorum da ökçe sen bey diyorsun diye- yoksa tanımam etmem

    'Duble yollar' meselesinde fikrimi konu oraya gelince soylerim; ama, deMEdigim sozleri -demisim gibi; ve ne dedigim de bilinmeksizin-- ortaya surup bundan kel alaka argumanlar uretip, ardindan da ciddiye alinacak bir seyler soylediginiz sanmaniz cok ilginc..

    Bu mudur sizin fikir serdetmek sandiginiz sey?

    YanıtlaSil
  34. Hasan bey,

    Verdiginiz linkte "Youtube'da Van depremiyle ilgili yayınlanan bir video tık rekorları kırıyor..." yaziyor ama Youtube'de aradigim zaman bulabildigim tek link bu: http://www.youtube.com/watch?v=vPbA7mMbvrA

    Ve, orada da toplam 70-80 tik almis.

    Altinda da, 'kirpitv' rumuzuyla yazan birisi "Haritadaki yer Van? değil Kütahya :) Komplo teorisi bu." yazmis. Hangisi dogrudur, bilemiyorum.

    Linkteki video asiri derecede flu.

    Kasitli midir degil midir; kestiremiyorum.

    Ama, bu devirde o kadar flu video cekecek bir telefon bulmak da kolay olmasa gerek.

    Neyse.

    "Iddialar gercek olabilir mi?" sorusuna cevap vermek de mumkun degil.

    Boyle bir teknoloji var mi?

    Varsa kim(ler)de var?

    Bilmiyorum.

    Benzer dedikodular Katrina'dan sonra da cikmisti --hatta, Putin, Katrina'dan bir kac ay once "kimsede olmayan bir silahimiz' mealinde bir seyler de demisti; ama, neye yorulmasi gerektigini bilmiyoruz.

    Ruslarda boyle bir teknoloji varsa, ABD'de ya da baska birilerinde de vardir diyebilir miyiz?

    Su anda elde olan bilgilerle bir hukme varmak mumkun degil; malesef.

    Bir de "boyle bir teknoloji mumkun mudur?" sorusu var tabii ki.

    Hersey mumkundur; ama, boyle bir seyi aksamdan sabaha gelistirmeleri mumkun degil. Bu konuda calismalar varsa, daha onceleri bu konularda bazi ipuclari filan duyardik diyebiliyorum sadece..

    YanıtlaSil
  35. EA bey;

    Peki, koyun olalim ve deprem vergisini nereye harcadin ey devlet baba? demeyelim madem!

    'Herseyi devletten beklemeyin' diyen devlet, herseyi milletten bekler oldu masallah. Allah'tan ki, hayirsever ve merhametli bir milletiz ve STK'larla, EvimEvindirVan kampanyalari ile devletin kicini topluyoruz.

    Bundan sonrasi icin ne yapilabilir?

    1) Deprem riski olan sehirler, ilceler ve oranin belediyeleri vs. kendi cadir stoklarini kendileri yapsinlar. Bizden cadir parasi istiyorlarsa, her hane bir cadir parasi versin.

    2) Bu cadir stopklari, depremden etkilenmeyecek, celik konstruksiyon depolarda saklansinlar ve Ankara'dan ordan burdan nakliye sorunu ve masrafi olmasin

    3)UMKE'den herkes nasil hayir dua ile bahsediyorsa, bunun gibi, Kizilay'imiz da guclendirilebilir, gelistirilebilir.

    4)Bunlar mumkun degilse, Kizilay'a guvenmeyin kardesim, Erzincan'da, -10 derecede depreme yakalanabilirsiniz ve 1 hafta boyunca, coluk cocuk gece disarida kalmak ihtimaliniz var. Deprem cantasi yetmez. Simdiden, cadirinizi, battaniyenizi, isiticinizi hazirlayin. Kurmayi da ogrenip, evinizin bir yerlerinde bekletin desinler.

    5) Istanbul depremi diyorsunuz da, Allah muhafaza o deprem olursa, zaten cadira degil, bol bol ceset torbasina ihtiyac olacak. Vatandaslar, bizim icin koli yollarlarsa, cocuk bezi, kadin pedi yerine, ceset torbasi koyarlar artik, ne deyim daha!

    YanıtlaSil
  36. Hasan bey;

    HAARP PROJESI diye birseyden hep bahsedilir, bu depremin ardindan da bahsedenler oldu. O videoda bahsedilen seylere inanma potansiyelim var benim ve komplo teorilerine de bayilirim ama nedense buna aklim yatmadi hic;)

    YanıtlaSil
  37. YO hanim,

    Peki, koyun olalim ve deprem vergisini nereye harcadin ey devlet baba? demeyelim madem!

    Butun mesele 'koyun olMAmak' --yani, hamamin namusunu korumak-- endisesinden mi kaynaklaniyor?

    Koyun olMAmak icin, eger "deprem vergisini nereye harcadin ey devlet baba?" demek yeterli ise, bunu simdi sormakta gec kaldiginizi da biliyorsunuz degil mi?

    Bu bir.

    Ikincisi, deprem vergisi dediginiz vergilerle toplananlarin 24 Milyar TL oldugu tahmin ediliyor. Adapazari ve Duzce depremleri ile ortaya cikan zarari da, 'uzmanlar', 15-20 milyar dolar tahmin ediyorlar.

    Bu iki rakami yanyana getirirsek, 24 Milyar TL zaten yetmez.

    Bir de, Turkiye'de Adapazari ve Duzce depremlerinden sonra da depremler seller vs oldu. Bunlari da unutmamak lazim.

    Yani, soruyu sorarken, cevabin da bir kismi hakkinda fikir sahibi olmamiz lazim --aksi halde, kendi dilimizle koyun oluruz.

    Kisacasi: Toplanan deprem vergileri harcandi bitti.

    Bunun hesabini (vaktinde degil de) bugun sormanin hic kimseye faydasi yok --siyasi vehamasi bir kac puan koparmak pesinde kosmaktan oteye.

    'Herseyi devletten beklemeyin' diyen devlet, herseyi milletten bekler oldu masallah. Allah'tan ki, hayirsever ve merhametli bir milletiz ve STK'larla, EvimEvindirVan kampanyalari ile devletin kicini topluyoruz.

    Size bir surprizim olacak: 'Devlet' ismiyle bir politikacimiz olsa da, 'devlet' dedigimiz mekanizma bir sahis degil.

    Devlet, milletten (ya da vergi veren vatandaslardan) elde eder butun gelirini.

    Dolayisi ile, devlet --dogal olarak-- herseyi milletten bekler.

    Durum/gercek bu olunca; geriye kalanini da soyle yazabiliriz:

    Yurtttaslik bilgisi 1: "Devlet onu yapsin bunu yapsin" diye yaygara koparanlar, bu taleplerinin yukunu ya kendilerine, ya da vergi veren diger vatandaslara yuklemege calisanlardir.

    Bunlar, ya uyaniklardir, ya da ne dedigini bilmeyenler.

    Bundan sonrasi icin ne yapilabilir?

    1) Deprem riski olan sehirler, ilceler ve oranin belediyeleri vs. kendi cadir stoklarini kendileri yapsinlar. Bizden cadir parasi istiyorlarsa, her hane bir cadir parasi versin.


    Bugune kadar bu konuda kimse kimseyi engellemis degil. Isteyen herkes, istedigi kadar cadiri v.s.yi istedigi yerde stoklayabilrdi. Ama, yapmadilar. Kimse (belediyeler de ahali de) yapmadi.

    Bundan sonra yapacaklarini ummak, "olmayacak duaya amin demek" kadar gercekcidir bence.

    Bu isi de 'devlet' dedigimiz mekanizmaya yuklemek durumda kalacagiz; 'devlet' de bu ek masraflari karsilamak icin vergileri tekrar artiracak.

    Van'daki vatandasimin ineginin acikta kalmasini onlemek icin ilave vergiyi de biz odeyecegiz yani.

    Ala..

    {devam..}

    YanıtlaSil
  38. {..devam}

    2) Bu cadir stopklari, depremden etkilenmeyecek, celik konstruksiyon depolarda saklansinlar ve Ankara'dan ordan burdan nakliye sorunu ve masrafi olmasin

    Olur. Olur da, bunu kim yapTIRTacak?

    Devlet mi?

    3)UMKE'den herkes nasil hayir dua ile bahsediyorsa, bunun gibi, Kizilay'imiz da guclendirilebilir, gelistirilebilir.

    Kizilayin gorevleri arasinda zaten kurtarma ekipleri kurmak filan hic olmadi benim bildigim kadariyla. Kizilay'a, aslinda bir malzeme deposu/ambari gozuyle bakmak bence cok daha dogru olur. Kizilay'dan kamyon/TIR filosu sahibi olmasini da bekleyemeyiz. Onlarin isi degil bu.

    4)Bunlar mumkun degilse, Kizilay'a guvenmeyin kardesim, Erzincan'da, -10 derecede depreme yakalanabilirsiniz ve 1 hafta boyunca, coluk cocuk gece disarida kalmak ihtimaliniz var. Deprem cantasi yetmez. Simdiden, cadirinizi, battaniyenizi, isiticinizi hazirlayin. Kurmayi da ogrenip, evinizin bir yerlerinde bekletin desinler.

    Kimin demesi gerektigini dusunuyorsunuz?

    Bu dedikleriniz konusunda, kim ne zaman "hic dert etmeyin; biz sizi hic deprem filan olmamis gibi rahata erdiririz" dedi de simdi bunu yerine getiremediklerini dusunuyorsunuz?

    Kimse boyle bir garanti vermedi; vermedigine gore, kimsenin cikip da --uzeerine vazife imiscesine-- olmayan ergi yoluyla bunlari demesini beklemek ne kadar makuldur?

    Bence hic degildir.

    5) Istanbul depremi diyorsunuz da, Allah muhafaza o deprem olursa, zaten cadira degil, bol bol ceset torbasina ihtiyac olacak. Vatandaslar, bizim icin koli yollarlarsa, cocuk bezi, kadin pedi yerine, ceset torbasi koyarlar artik, ne deyim daha!

    Yani, sizce, Vanlilarin cani Istanbullularin canindan daha mi kiymetli?

    Istanbullular hem vergi yoluyla (butun Dogu ve Guneydogunun vergileri toplamin icinde %3 civarinda, bunu akilda tutmak lazim), hem de calisarak ulkenin gerisine bakacak; ama, deprem oldugunda Istanbullulara layik/mustehak gorecegimiz tek luks 'ceset torbasi' olacak..

    Oyle mi?

    Oyle ise, bu iste ciddi bir empatik terslik var bence.

    YanıtlaSil
  39. Ek not:

    UMKE UMKE dediginiz, Van'a gidenleri sayarsak, iki bin kisi var yok. Yani, bir tabur asker kadar.

    Butun yaptiklari da, milleti pansuman etmek.

    Yaptiklarinin kiymetini bilMEmek acisindan soylemiyorum bunu; ama, uzun soluklu bir is degil onlarin yaptigi.

    Iki bin kisiyi Van'a ulastirmak da bir istir; ama, bu ne cadirkent kurmak ne de asevi isletmek kadar lojistik destek isteyen bir istir.

    Hammalligi Kizilay (ve digeri) ceksin, primi UMKE alsin..

    Olmaz; hak degil bu.

    YanıtlaSil
  40. Surada Kizilay'in cadir üretim merkezinin sayfasi var. Bayagi bir cesit de var. Firefox'tan acilmadi ama fiyatlari da vardir belki.

    YanıtlaSil
  41. Meraklisina notlar:

    Kizilay'in baris zamanindaki gorevleri asagidaki gibidir:


    B) BARIŞTA:

    1) Hemşireler, gönüllü hemşireler ve hasta bakıcılar yetiştirir. Dispanserler, sağlık merkezleri, hastahaneler, amaçlarına uygun öğretici merkezler ve rehabilitasyon merkezleri açar ve yönetir.

    2) Kan yardımı ile kan türevleri sağlayacak teşkilatı kurar, yönetir ve teşkilatın yurt düzeyinde gelişmesi için gereken önlemleri alır.

    3) Salgın hastalıklara, halk sağlığını ilgilendiren benzer afetlere ve çocuk ölümlerine karşı mücadeleye katılır ve yardım eder.

    4) Barışta ve savaşta görevlerini yerine getirebilmek için gereken araç ve gereçleri hazırlar.

    5) Yoksullara yardımlarda bulunur.

    6) Muhtaç hastalara tedavi yardımı yapar; güçsüz ve fiziksel özürlülere noksan veya arızalı organlarının fonksiyonlarını tamamlayıcı, destekleyici veya rehabilite edici nitelikte araç temin etmeye çalışır.

    7) Yangın, yer sarsıntısı, su baskını, kuraklık, kıtlık, topluca veya savaş dolayısıyla göçler ve benzeri olaylarda gerekli yardımlarda bulunur.

    8) Kurtarıcı ve ilk yardımcılar yetiştirir.

    9) Kızılay gönüllü örgütünü kurar.

    10) Sivil savunma planlamasına ve eğitimine yardım eder.

    11) Kızılay'ın tekel ve imtiyazında bulunan maddeleri, kamu yararına uygun bir anlayışla hazırlanacak yönetmelikler uyarınca, ticari bir kuruluş gibi işletir.

    12) Türk Medeni Kanununa göre gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kızılay eliyle kurulmak istenilen vakıf ve tesisleri kabul eder ve işletir.

    13) Kızılay'ın amacına uygun Hükümet karar ve isteklerini yerine getirir.


    Bunlara ek olarak, sunlari da yukaridaki linkten okumak gerekir:

    Hukuki Statü

    Madde 2 - Kızılay, tüzel kişiliğe sahip ve özel hukuk hükümlerine tabi bir kurumdur. Uluslararası Kızılay-Kızılhaç temel ilkeleri olan; İnsaniyetçilik, ayırım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik ilkelerine bağlı olarak faaliyet gösterir.


    Goruldugu uzere, Kizilay, ozel ayricaliklari (imtiyazlari) olan BAGIMSIZ bir yardim dernegidir.

    Ayrica, amaclarina da bakmak lazim:

    Amaç
    Madde 4) Kızılay'ın amaçları şunlardır:

    a) Savaşta felakete uğrayanları koruyan 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin taraf bulunduğu uluslararası anlaşmaların kendisine yüklediği hizmetleri görmek, bunların yerine getirilmesine yardımcı olmak,

    b) Barışta yurt içinde ve yurt dışında vukua gelen her türlü afet ve felaketlere karşı Tüzük dahilinde üzerine düşen hizmetleri yerine getirmek,

    c) İnsaniyetçi hukuk ilkelerine bağlı kalmak,sağlık ve sosyal dayanışmayı desteklemek, sosyal refahın geliştirilmesine yardımcı olmak,

    d) Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu ve bu federasyona dahil ulusal kuruluşlarla amaç ve iş birliği yapmak.


    Buradan da goruldugu uzere, Kizilay, devletin ya da belediyelerin (veya ozel ya da tuzel kisilerin) her turlu eksigini aninda giderecek diye bir sey yok.

    Dahasi, "niye Kizilay'in elinde yeteri kadar o yok bu yok?" sorusunun da muhatabi Kizilay degil --Kizilay, sonucta (Darulaceze misali), topladigi yardimlar ve kendi elde ettigi gelirlerle bir seyler yapmaga calisan bir dernektir.

    Hukumet ve belediyeler, ve twitter/ek$iSozluk ahalisi, kolayini bulmus: Kendi yapamadiklarini Kizilay'da bekliyor; olmayinca da agizlarina geleni soyluyorlar...

    Kizilay'in, elinde var olan imkanlarla verdigi hizmete mutesekkir olmak yerine, eksikleri yuzunden Kizilay'a yuklenmek akil isi de degil vicdana da sigmaz bence.

    Kizilay'a kac kisi cadir bagisladi; ya da cadir yapimi icin para bagisladi da, simdi cikip hesap soruyorlar?

    Hangi yuzle?

    YanıtlaSil
  42. ea, yazı tanımak için en iyi yoldur. koşullandırılmış kafa yapısını yazıdan anlamak da yüzüne bakıp anlamaktan bittabi daha kolaydr, çok uzun uzun yazmışsınız handan hanım diye başlayanı buldum okudum diğerlerini atladım, politikacılar gibisiniz uzun uzun... yazılar. ama arada espri de yapıyorsunuz ha farkediyorum; mesela, çadırların hepsi van'a verilirse istanbul depremi olursa diye 1 kelam gördüm yorumlarınızda mealen, gözümün önüne bir kamyon çadırı oradan oraya taşıyan koşturan terlemiş bir kızılay başkanı ve başbakan geldi ki açıkçası komikti, yani neymiş memleketin çadırı azmış iki ayrı yerde deprem olursa oradakilere eee yeter çadırda oturduğunuz biraz da şurası otursun di,yecekmişiz. hakikaten komik görüntü.

    sabah sabah diyeceklerim bu kadar.

    handan

    YanıtlaSil
  43. yazı tanımak için en iyi yoldur.

    Taniyacak kalibre varsa, evet, oyledir.

    Oyledir de, oyle bir kalibreyi sizde gormedigimi ima ettigimi gorememissiniz anlasilan.

    Simdi acikca yazmis olayim.

    koşullandırılmış kafa yapısını yazıdan anlamak da yüzüne bakıp anlamaktan bittabi daha kolaydr,

    Boyle seyleri soylemek kolaydir da, kisinin ne dedigini bildigini ispatlamasi zordur. O yuzden, isterseniz, kendi kendinizle gelin guvey olup benim karakter tahlilim ve teshisimle zaman harcayacaginiza, konuyla ilgili bir seyler yazmagi deneyin bir dahaki sefere.

    çok uzun uzun yazmışsınız handan hanım diye başlayanı buldum okudum diğerlerini atladım,

    Sadece digerlerini degil; belli ki, size yonelik yazdiklarimi da iskalamissiniz.

    politikacılar gibisiniz uzun uzun...

    Ve, zat-i ali(ye)niz de, mesgul insan goruntusuyle mesgul...

    Konuya degil etrafina dair kelam etmegi yazmis olmak sayiyor anlasilan.

    Ilgi surenizde de sorun mu var?.. 160 karakterden fazlasini okuyup anlaYAMAyanlardan misiniz yoksa?

    ama arada espri de yapıyorsunuz ha farkediyorum; mesela, çadırların hepsi van'a verilirse istanbul depremi olursa diye 1 kelam gördüm yorumlarınızda mealen,

    Hizli okumak fakat ayni hizda anlayaMAmak gibi bir illetle malulsunuz anlasilan.

    gözümün önüne bir kamyon çadırı oradan oraya taşıyan koşturan terlemiş bir kızılay başkanı ve başbakan geldi ki açıkçası komikti, yani neymiş memleketin çadırı azmış iki ayrı yerde deprem olursa oradakilere eee yeter çadırda oturduğunuz biraz da şurası otursun di,yecekmişiz. hakikaten komik görüntü.

    Durduk yerde halusinasyonlar gordugunuz asikar: Her ne cekiyorsaniz onu yazin da biz de kafayi bulalim.

    sabah sabah diyeceklerim bu kadar.

    Eminim bir seyler dediginizi saniyorunuz..

    YanıtlaSil
  44. Bir tane daha link var, ingilizce. Her nedense JW' nun oraya yapistiramadim bunu :

    http://www.theforbiddenknowledge.com/hardtruth/haarp_mind_weather_control.htm

    Saygilar,
    Hasan

    YanıtlaSil
  45. ea, bu kadar kibar ve bilgi verir yazının altında mutlaka saklanacak 1 şey vardır diye işte bir örneği de siz; kalibreden girmiş anlamamaktan çıkmışsınız bütün o klavye zorlamalarınızın emayı dökülmüş bir yorumunuzla.

    hadi bakalım daha daha daha açık olun neler çıkacak klavyenizden ben tahmin edebiliyorum da edemeyenler okusun. ima sevmem ben dahası kullananı da zorlarım ne demek istediğini açık açık yazsın öyle kaçak güreşmesin diye, hah işte sizde de aynı yöntem gayet başarılı yanıt verdi, ima, bu tarzınızı saklamanın bir yoluydu, düştü o cepheniz,

    160 karakterle okuyup yazabilseniz keşke siz de bu kadar laf laf laf laf= ne var olmaz durum.

    handan

    YanıtlaSil
  46. ahahahah bir başka komikliği de ea nın handan diye yazmadan cümle cümle karşılık vermesi,

    handan ben bittabi

    YanıtlaSil
  47. Internet sepetinden benim kismetime bir tane daha kerameti kendinden menkul niyet okumaci uzman cikti.. ne mutluluk ne mutluluk.

    Fikri degil, olayi da degil de kisiyi tartismakla; ve isaret ettigi yere degil de parmaga bakmakla zaman ziyan edecegiz anlasilan.

    Yok. Ben etmeyecegim.

    "Onu begenmem, bunu sevmem"lerle bezenmis arsiz velet triplerinizi tepe tepe kullanin; ben almayayim.

    [Not: bu yazida toplam 81 kelime ve 605 karakter var.

    Size 160 karakterden fazlasi zor geldiginin farkindayim.

    Olsun, okuyabildiginiz kadarini okuyun; anladiginiz kadariyla da cevaben alakasiz bir seyler daha dokturursunuz..]

    YanıtlaSil
  48. :))))))))))) taksit tksit geliyor kıt aklıma yanıtlar, neylersiniz

    ne içtiğimizden dem vurulmuş hayal gücü demek ki 1 şey içmeye bağlı insanlar da varmış hasbinallah yine de yazalım; çay içiyoruz kahve iç,yoruz vakti kerahat geldiği zaman da rakıya şaraba meylediyoruz da bunun kafamızda oluşan çadırları şehir şehir dolaştıran yetkililer karikatüründe bir dahli yok, hayal gücü olmayanlara duyurulur.

    handan

    YanıtlaSil
  49. 1930'larda Tesla'nın kazara keşfettiği ABD ordusunun silah olarak kullanılan HAARP projesi,bazı amatör araştırmacılar Van'da ki depremin doğal bir deprem olmadığı görüşünde internette çeşitli videoları da mevcut..

    YanıtlaSil
  50. Enes;

    Siz ciddiye aldiniz mi o videoyu? Yukarida Hasan bey link vermisti, izledim ben ama ikna olmadim acikcasi..

    YanıtlaSil
  51. ben videoyu izlemedim ki;DD

    YanıtlaSil

If you’re reading my blog, you’re probably not incredibly famous, though.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...