Kesin degildir. Tartismaya aciktir ve ülke disindan gelen yabanci gelin/damat sayilari da dogal olarak ihmal edilecektir..
Mâlum; isik hiziyla degisen ulke gundemimize bir haftaligina da olsa oturan ve yillardir sakiz ettigimiz cok eslilik meselesinin hararetle tartisilmasina neden olan Sibel Üresin'in dedikleriydi.
(Tartismaya katilanlar arasinda, en akli basinda iki yazi da Gulay Gokturk'ten geldi bu arada)
Biraz google taramasi yaptim da, orda burda verdigi seminerlerde, bir yigin sey soylemis Üresin hanim. Yakin cevresinde gözlemledigi sorunlara da kendince cözüm yollari bulmus ki, cok eslilige devlet izni verilmesi de bunlardan biri..
Meseleye, kisisel ozgurlukler mesabesinde yaklasirsak, evet, 'isteyen istedigi kadar kadinla ya da erkekle birlikte ne yapmak istiyorsa yapsin, nasil yasamak istiyorsa yasasin, bize ne bundan', demek icap ediyor ve bunu da diyorum kendi adima.
Fakat, bu hanimin, 'cok eslilik icin devlet izni' talebi disinda, ses etmek istedigim, evlere senlik oyle laflari ve kadinlara yonelik oyle tuhaf tavsiyeleri de var ki; yenilir yutulur cinsten degil...
Mesela, hemen asagiya alintiladigim ve renklendirdigim paragrafin her bir ayri renkli cumlesini birazcik inceleyelim birlikte:
“Erkek neslinin azaldığı, kadın nüfusunun çok arttığı bir dönemdeyiz. Bu nedenle eşlerimize dört elle sarılmalıyız. Bizim beğenmediğimiz eşlerimizi bizden daha genç ve güzel kadınlar anında kapar. Çünkü hepimizin daha genç ve daha akıllı alternatifleri var, hiçbirimiz yerinde durmuyor, yaşlanıyoruz. Dayak yiyenler daha çok üniversite mezunu. Her bildiğimizi her yerde konuşmak çok da doğru değil. Erkeğin bir adım gerisinde olmak bir kadını asla ezmez. Adam da sana kul köle olsun. Erkekler, erkeklik duygularını tatmin etmek isterler. Kadını üzen boşanmak değil, kadını üzen boşanma sonrası ‘Acaba şunu da yapsa mıydım, evliliğim kurtulur muydu?’ fikridir.”Ilk cümle:
Iste bu cümlesi vesile oldu, gittim yine TUIK'in kapisina dayandim ve kadin/erkek nüfus oranimizi inceledim.Ërkek neslinin azaldigi, kadin nüfusunun cok arttigi bir donemdeyiz"
31 Aralik 2010 tarihi itibariyle ülke nüfusumuz toplam: 73.722.988 kisiymis. Bunun
%50,2 si erkek ve 37.043.182 kisi..
%49,8'i de kadin ve 36.679.182 kisi..Efenim, görüldügü üzre Sibel 'Üresin'in dedigi gibi erkek nüfusunun köküne kiran girdigi, kadin nüfusunun da COK arttigi filan yok!
Aksine, erkek nüfusu bizden yaklasik yarim milyon daha fazla..!
(Ayrica asagidaki tablo incelenirse, 1940 yilindan itibaren, erkek nufusunun kadin nufusundan hep daha fazla oldugunu goruyoruz)
Kadin erkek oranini esit kabul edersek; ülkemizde bir kisim erkegin poligam yasamasi demek, diger erkeklerin bekâr kalmaya mahkum olmasi demek oluyor ki, cok esli erkeklere düsman olmasi gerekenler de aslinda biz degil, iste bizzat bu kadinsiz(!) kalan erkekler olmali:)
Üresin, baska konusmalarinda gordugum kadariyla, zengin erkeklerin cok esli olmasini savunuyor ve bunu derken rakamlardan bihaber oldugu icin de, fakir/ya da orta halli erkeklerin ne halt edecegine dair hic bi fikri yok..!
Ikinci cümlesini geciyorum, isteyen kac elle sarilacaksa sarilsin kocasina..
'Ücüncü ve dördüncü cümleleri:
Bizim beğenmediğimiz eşlerimizi bizden daha genç ve güzel kadınlar anında kapar. Çünkü hepimizin daha genç ve daha akıllı alternatifleri var, hiçbirimiz yerinde durmuyor, yaşlanıyoruz.Burada, özgüvensiz, onursuz, ayrica, tetikte bekleyen birilerine karsi da, her an tehdit altinda yasamaya mahkum bir kadin profili ciziyor kendince..
Düsünebiliyor musunuz; bir kadin, sürekli kendinden genc ve güzel kadinlari, 'kocasini kapma, yuvasini yikma potansiyeli olan dis mihraklar' olarak görecek ve bu yüzden de her daim cilveli, botokslu, bakimli, güleryüzlü filan olacak!
Bu arada, erkek de, karisi kiristi ve hastalandi diye, Allah'in kendisine verdigi hakki, artik bu yil kullansam mi diye sürekli etraftaki genc ve güzel hatunlari yoklayacak..
Üresin, bu lafiyla, bizim, hastalanma, yaslanma ve kirisma hakkimizi elimizden aliyor farkinda misiniz?
Aci cekmek yasak, kanser olmak yasak, sac beyazi, kaz ayagi vs vs vs hep yasak! Biz, 7/24 vajinal hizmete hazir olmasi gereken, duygusuz robotlariz cünkü!
Öte yandan, erkege de dolayli yoldan hakaret ediyor da hic alinan yok nedense! Sanki, izin ciksa da harem kursam, benim hanim da iskartaya cikti diye bekleyen yiginla erkek varmis gibi..
Besinci cumlesi:
Dayak yiyenler daha çok üniversite mezunu.Valla, bunu nereden ögrendi de salladi, hangi verilere dayanarak iddia ediyor, firsatim olsa kendisine bizzat sormak isterdim. Dayak yiyenler arasinda tabii ki universite mezunu ve meslek sahibi pek cok kadin vardir. Fakat, 'daha cok' (daha ziyade der gibi) universite mezunlari dayak yiyorlar, diyebilmesi icin, elinde saglam istatistiksel verilerinin bulunmasi lazim.
Aslinda bi sonraki cümlesi bunu demesinin nedenini bagiriyor bi yandan da. Sanki, 'okumus ve bilmis kadinlar daha cok dayak yiyor' demeye getiriyor gibi geldi bana..
Altinci cumlesi:
Her bildiğimizi her yerde konuşmak çok da doğru değil. Erkeğin bir adım gerisinde olmak bir kadını asla ezmez.Hmmm, bu dedigi bana dayimi animsatti, zira, iki ogluna da universite mezunu gelin istemedi. (Para kazanan kadinlar, bilmis oluyormus ve evde huzur olmuyormus gerekcesiyle.. ) 'Bir adim geride olmak' anahtar deyim burada, anladiniz siz onu:)
Sekizinci cümlesi:
Erkekler, erkeklik duygularını tatmin etmek isterler.Tatmin edilmesi mecbur olunan ve 'Erkeklik duygusu' diye tanimladigi cok onemli bi mesele var ortada.
Peki, ya kadinlik duygulari?
Eger bu denilenler ayip degilse, niye Üresin benzeri bir erkek danisman da gorevlendirilip, erkekleri seminer filan ayagina toplayip konusmuyor?
Kadinlarin PMS doneminde yasadiklari hormonal dengesizliklerden bile bihaber erkek taifeyi bilgilendirip, 'olm kadinlarin gönlünü hos tutun, yoksa, göbeklenip, kellestiginizde, prostatiniz büyüyüp cisinizi tutamaz oldugunuzda, bizden daha yakisikli ve genc adamlar onlari kaparlar diyemiyor?'
Cinsel yönden tatmin olamayanlar sadece erkekler midir, ya da kadinlar robot mudur?
Ve, boyle ses cikartinca, bizim adimiz nicin 'iflah olmaz feministler' e cikartilip, Üresin ve Bulac gibiler alkislanir?
Bu hanim, kadinlara yatakta cilveli olmayi tavsiye ederken, biri de ciksin desin ki madem, 'ey erkekler, tras olun, dislerinizi fircalayin, dus alip yataga girin..'
Yok denilmez!
Ne de olsa, erkek nüfusu azaliyor, biz cogaliyoruz.. Aman elimizdekilerin kiymetini bilelim, itaat edelim, kaptirmayalim..
Sallaaa iskembe-i kübradan Sibelcim, nasil olsa bedava..
Hem bak, Endonezya'li kizlar ne diyor:



Açıkçası şöyle demenizi beklerdim:
YanıtlaSilLow IQ detected, press anykey to ignore:)
Yazarak çizerek sadece bu kadının ismine reklam yapıyoruz ki bence amacı da reklam yapmak. Böylelerine prim vermemek lazım her ne kadar (kadın olsun erkek olsun) damarımıza basan tahrik edici cümleler kursa bile...
Ben de çok eşliyim ama insan olup tek eşli yaşıyorum gayet de mutluyum. Çok eşli olmak isteyen de çok eşli olsun. Ota boka devleti sokuyorlar, verelim şunlara makam aracı da bi rahatlasınlar ya. Özel hayatla devlet izninin ne alakası var, şimdi resmi izin yok diye çok eşli yok mu? Var maalesef, kumayı döverek öldüren adam var, rahatladın mı sibel?
YanıtlaSilBülent Arınç'ın ikinci karısı olmanı istiyorum sibel. Boşan, iddet denen süreyi bekle-ki başkasının çocuğunu Bülent'e kakalama- sonra evlen Bülent'le, bi gece birine bi gece sana gelsin. Oh. Bu kadar.
Sir;
YanıtlaSilHandan da boyle diyor bana:)
Aslinda görmezden gelmek gerek belki de, ama, su yogun ve gergin günlerde biraz da eglenceli oluyor böyle 'uzman' tiplere cevap yetistirmek inanin;)
Bir de TUIK sitesinde gezmek hosuma gidiyor. Ulkemizde en populer 100 erkek ismi, 100 kadin ismi bile yillara gore siralanmis halde mevcut orada.(2010 yilinda, en cok tercih edilen erkek ismi Yusuf'mus bu arada)
Yukariya bir tablo daha ekledim sonradan, 1927'den 2010'a kadar olan sayimlardaki kadin/erkek nufus oranimizi gosteriyor.
Daha boyle pek cok veri tablosu var yani, ilgilenenlere duyurmus olayim:)
Sibel Uresin, Star TV'de, Rasim Ozan Kutahyali'nin programindaydi.
YanıtlaSilOlay yine, telefonla baglanan bir sosyal antropologumuz ve Berna Lacin'in agresifligi sayesinde, 'cumhuriyet kadini'- 'musluman kadin' ayrimina geldi dayandi.
Ramazan ayinda, sirf reyting almak icin, boyle kamplastirici kavgaya girmeleri, ROK'un da gevrek, gevrek, bir yandan, ben isin bu mecraya gelmesine izin vermem deyip diger yandan seyirciye oynamasi, ibretlikti dogrusu!