Aslinda trajikomik cinsinden bir konu ve ister kinayin, isterseniz de yargilayin ama son bes dakikadir baya bi güldürdü beni..
Kendisi rahmetli olmus.
Ismini iskalamisim. Siyasi hikayesini, sahsina münhasir özelliklerini de cidden yeni ögrendim..
Kimden mi bahsediyorum, Ali Riza Septioglu adinda bir siyasetcimizden..
Malum gündem gergin. Meclisimizde bir 'And icme' krizidir devam ediyor ve bir tür siyasi satranc da izliyoruz.
Konuyla ilintili, Bulent bey'in link verdigi su videoda ise, yirmi yil öncesinin meclisinde, o zamanin CHP'si diyebilecegimiz SHP catisi altinda secilmis ve gazetelerin mansetlerine 'Mecliste HEP'li Krizi' diye yerlesmis olan yemin krizinin Kürt aktörleri, Hatip Dicle ve Leyla Zana'ya; kürsüden pek de alisik olmadigimiz tarzda müdahale eden, samimi, ilginc, siradisi bir adam var..[Hele, kasinti ve yapmacik M.A.S'le filan kiyaslayinca;)]
Öyle ki, 2:51 dk'dan itibaren izlerseniz, Leyla Zana'nin yemini baslayinca, 'bi dk, bi dk, bakar misin gizim' ' Dursana giz!' diye basliyor, kendine has Elazig sivesiyle devam ediyor 'sözümü geri aliyorum de, geregini yap! 'sözümü geri aliyorum de!' 'buyur, buyur!' diye icinden geldigi gibi konusuyor;)
Kimmis diye bakip, önce adina ulastim.
Wikipedia'dan da özgecmisini okudum.
Derken, ordan burdan, en cok da Eksi'den, kendisiyle ilgili, (ama gercek, ama abarti bilemiyorum), cok komik anekdotlara ulastim;)
Birkacini burada da paylasiym istiyorum.
2011 yilinda rahmetli olan Ali Riza Septioglu, 1913 Elazig Palu dogumlu bir asiret reisiymis.
Asiret oylari sagolsun, dört dönem milletvekilligi yapmis.(Oglu da gelenegi devam ettiriyor)
12 Eylül'e giden sürecte yapilan, 5 Haziran 1977 genel secimleri sonrasinda, simdi 'Günes Motel Vakasi' diye anilan ve 'Ecevit icin kara lekedir' denilen politik bir manevra sonrasi; Adalet Partisi'ni satip, bakanlik vaadi karsiliginda, sola gecen 11 vekil arasinda olmakta bir beis görmemis.
O dönem, Ecevit % 41,38 oy almasina ragmen, parlamentoda yeterli cogunlugu saglayamadigi icin, kurdugu azinlik hükümeti güvenoyu alamayinca, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi bir araya gelerek, 2. Milliyetci Cephe hükümetini kurmuslar.
Bunun üzerine Ecevit, sag hükümeti düsürmek icin, Florya Günes Motel'de, Adalet Partisi milletvekillerinin bazilarini partilerinden istifa ettirerek bagimsizlardan olusan bu grupla yeni bir hükümet denemesi daha yapmis.
Herneyse; iste seker adamimiz rahmetli Septioglu da, bu pazarligin sonunda Meteroloji Bakanligi ünvanini almis:)
Rivayet odur ki; meteroloji kelimesini dahi telaffuz edemiyormus ve kendisine ne bakani oldunuz diye soranlara da, biraz cani sikkin bi halde, 'Ne olacak, hava civa bakani' diyormus:)
Yine, meteorolojiden sorumlu oldugu günlerde bir hemsehrisi ziyaretine gelmis ve aralarinda söyle bi diyalog gerceklesmis:
-efendim göreviniz nedir?- yağmur yağar bağa sorarlar, güneş açar bana sorarlar, kar yağar bana sorarlarhemşerisi biraz düşünür ve ardından...
- desenize efendim allah'ın yardımcısı olmuşsunuz siz...
Ayni dönemde, Palu'ya gitmesi gerekmis ve telefonla arayip, müdüre havayi sormus. Müdür, havanin günesli olacagini söylemis fakat, Palu'ya gittiginde karla karisik yagmur yagmis.
'Daha Palu'nun havasinin nasil olacagini bilmiyosun, seni görevden aliyorum' demis ve almis:)
Ortaokul mezunu Meteroloji Bakanimiz, yillaaar sonra, Merve Kavakci'nin mecliste yuhalandigi 'o gün', en yasli vekil ünvaniyla yine kürsüdeymis.
Günahiyla sevabiyla, demokrasi tarihimize böyle bir vekil manzarasi cizmis ve her fâni gibi o da sonunda öbür tarafa göc etmis..
Ne diyelim, Allah rahmet eylesin..
