*Friendfeed sitesinde, Rapki Sokapri adli kullanici, soyle bir sey yazmis:
(ACİL) az önce kapıya iki sivil polis geldi, bizim evden kuran ve muhammed hakkında ekşi sözlüğe bir şeyler yazıldığını ifade etti, nick filan da verdi. gayrettepe asayişe mi ne çağırıyor, sorgu alınacakmış, nedir bu böyle şaka mı?
*Libersite.com meseleyi soyle izah etmis:
Aşağıda linkini vereceğim FriendFeed sayfasından detaylarına ulaşabileceğiniz gibi Ekşi Sözlük yazarı 35 kişiye savcılık tarafından ‘Kuran ve Muhammed hakkında ileri geri yazılar yazdıkları sebebiyle’ bir garip soruşturma başlatılmış durumda. İşin garip olan yanı bu konudan haberdar olmamıza sebep olan yazarın evine tebligatsız sivil polis gitmiş olması ve şube yerine evde ifade almak istemeleri.
Savcılık sözlük yönetimine ilgili yazıları silmeleri için uyarıda bulunduğu zaman yönetim ilgili entrylerin suç unsuru barındırmadığını belirterek savcılığın isteğine karşı çıktı deniyor. Bunun üzerine savcılık bu yazarların IP numaralarını istiyor ve olaylar gelişiyor. İşin garip tarafı, yazarların kapılarına sivil polis gidiyor ve davalılara herhangi bir tebligat sunulmuyor. Facebook’ta bu konu hakkında yapılan ufak bir tartışmaya katılan Ekşi Sözlük’ün ortağı ve avukatı konuyu yalanlamadığı gibi FriendFeed’de konuya dahil olan SSG’den de herhangi bir yalanlama gelmedi. Anlaşılan o ki savcılık ve emniyet cadı avına başlamış durumda.
Kuran ve Muhammed hakkında olumsuz düşüncelere mi sahipsiniz? Suç unsuru teşkil etmeyecek düşüncelerinizi internette dile mi getirdiniz? Artık her an elinde tebligat bile bulunmadan ifadenizi almaya gelebilecek resmi ya da sivil polislere hazırlıklı olun derim.
****
http://www.libersite.com/?p=2999 linkinde okuyabileceğiniz konu hakkında, özetle sözlük yönetiminin gerektiği takdirde yasal bir sorumluluk nedeniyle savcılığa sözlük yazarlarının IP’lerini vermesi hakkında facebook’ta ufak bir tartışma yaşandı. Vaktinde benim de IP bilgilerimi savcılığa vermeleri ancak nezaketen de olsa bu durumu bana bildirmemeleri, akabinde bu gün ortaya çıkan skandal olayda sözü edilen 35 yazarın bilgilerinin savcılığa iletilmesi konusunda yazarlarına bilgi verme ihtiyacı hissetmemiş olmalarına dair sözlüğün avukatı ve hissedarı Kanzuk facebook’ta ki tartışmaya katılarak şu tarz bir cümle kurdu.
”savcılık taleplerini yazarlara iletmedik hiçbir zaman, kişisine göre değişen bir davranışımız olmadı. Bu talebi bildirmemizin pratik bir faydası da bulunmamakta.”
Sizi de beni şaşırttığı gibi şaşırtır mı bilmem ama bu sözlük yönetiminin eleştirilere konu olan davranışı adına yaptığı savunma.
Görünen o ki şeffaflık politikasını benimsemek adına sözlük yönetimi bir çeşit ”fayda” arayışı içerisinde. Yazarların içine düşmekte oldukları konu hakkında bilgilendirilmelerinde bir fayda göremediklerini söylemek gibi bir özgüven içerisindeler. Kendilerini bu tip bir şeffaflığın yönetim ve yazarlar arasında kurulması beklenen saygı ilişkisi adına önemli olduğu konusunda ikna etmek tüm sözlük yazarlarının görevidir diye düşünüyorum. Aynı zamanda hayatta her şeyin fayda üzerine kurulmadığını, yazarların savcılık tarafından sorgulanmak üzere aranmaya başladığını bilmelerinin ve kapılarına polisin gelme ihtimalini bilmelerinin önemli olduğunu sözlük yönetimine kabul ettirmekte fayda var. Zira yazara ”bilgilerinizi x numaralı entryleriniz sebebiyle savcılığa vermek durumunda kaldık” şeklinde bir mesaj atmaları için bir çeşit fayda arayışı gözetmeden iletmelerinde herhangi bir zorluk olmasa gerek. Ancak her nasılsa ilk aşamadaki tepkileri hatalarını kabul etmekten ziyade savunma yapma yönünde oldu.
Ekşi Sözlük hem kullanıcı sayısı bakımından hem de yazarların çabası neticesinde sözlük üzerrinden elde edilen gelir bakımından küçümsenemeyecek bir mecrayken sözlük yönetimi yazarlarına karşı herhangi bir sorumluluk hissetmediğini nasıl bu denli özgüven dolu bir şekilde ifade edebiliyor, neye güvenerek bu denli cesurca hareketlerde bulunuyorlar bunu benim anlayabilmem ve kabullenmem zor.
Eğer siz de benzer şekilde düşünüyorsanız aşağıda linkini vereceğim konu altında tpekilerinizi dile getirebilirsiniz. Aksi halde bir gün sizin bilgileriniz de size bir haber bile verilmeden savcılıga iletilebilir. Meselenin ucu size dokunmadan harekete geçmekte fayda var. Polisin kapısına dayandığı 35 kişiye ise geçmiş olsun dilerim.
***
Soylenilecek cok sey var ama insan boyle bir haberden sonra, ister istemez efeligi bi kenara koyup, otokontrol denilen mekanizmayi iki kez calistirmak ihtiyaci hissediyor!
Iflah olmaz bir 'Eksi sever' olarak, (gercekte de, yesil erik basta olmak uzere eksi olan herseyi cok severim) sozkonusu 35 yazara gecmis olsun diyorum.
Dilerim, hicbiri, fikirlerinden oturu, koca Ortadogu'nun hayran oldugu, ileri(!) demokrasimizin carklari arasinda ögütülüp cignenmez..


benim haberim yok
YanıtlaSilhandan
Handan;
YanıtlaSilSozluk'te, su baslikta konusuluyordu, ama, bana hata veriyor deminden beri.
Bi aciliyor bi acilmiyor:
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=24142283
Yazın yüzünden göbeğim yandı umarım boşa yanmamıştır:) ki kendi yazımda link verdim yine izinsiz. Ben alıştım böle izinsiz takılmaya he.
YanıtlaSildegisen nickname'li yazar, yukarida alintiladigim yazilanlardan farkli seyler soyluyor sanki..
YanıtlaSilIP bilgilerini, sozluk yonetimi vermemis polise, kendileri bulmuslar..
[..]bugün itibariyle gayrettepe'de bilişim suçları biriminden iki memur arkadaşa ifademi verdim.
yalnız başlıktaki dezenformasyonu düzeltmek lazım. memurlara sorduğum ve net cevap aldığım üzere ekşisözlük'den herhangi bir bilgi talepleri olmamıştır. adsl kaydı üzerinden gelmektedirler. eldeki diğer bilgiler; toplam yaklaşık 50 yazar için ifade almaktadırlar. 14'er bundle'lar halinde yazarları ekiplere arasında paylaştırmışlar. şikayetçi anladığım kadarı ile adnan oktar. suçlama halkın manevi değerlerini rencide etmek gibi bir madde.
yalan, sıkma falan diyenlere ifade fotokopimin scan'ini zevkle yollayabilirim.
buradan polis arkadaşlara çok teşekkür ederim - kibar, anlayışlı davranışları için. biri ile sigara bile içtik. güzel muhabbet ettik. senin benim gibi adamlar neticede.[..]
Tatli Gasil'cim benim, cok gecmis olsun:(
YanıtlaSilYazi bana ait degil, cogu alinti. {Bundan sonra bana ait pek yazi da olmaz bu gidisle zaten;)} Ayrica, istedigin gibi alintila, kullan, tükkan senin..
Ya yurtdisina yerlesicez, ordan yazicaz, ya da moda blogu filan acicaz, konbinlerimizi paylasicaz, baska caresi yok gibi;)
ben dün yoldaydım sonra okudum olanları
YanıtlaSilPolisin tekme tokat dövmemesini sevinerek entry girenler var, delircem ya. Polis neden geliyo ki adrese, önce onu belirt. Ortada suç yok? Soruşturma yok? Suç varsa nezarete atın, soruşturun, gazetelere haber olalım, hayır çıkıp bir sigara içerek gizli gizli konuşuyorlar uyarıyorlar..
YanıtlaSilEntry girmeme eylemi baslatmislar, fakat birileri sallamamis!
YanıtlaSilEger, yonetim konusunda denilenler dogruysa, bence 25 Haziran'daki Eksi Fest'e de katilmasinlar, hatta, Eregli Demir Celik'te oldugu gibi, sozlugu, yazarlari satin alsin ve kollektif bir yer olsun.
Twitter'da rastladin mi bilmiyorum, ben cok rastladim, eksi sozluge, 'yilan yuvasi' diyor cogu insan ve seveni oldugu kadar sevmeyeni de cok. Hele konu Allah, kitap, peygamberse, akan sular durur malum ve polisi alkislayan bile vardir muhtemelen.
Sozluk yazarlarinin her gorusten insandan olustugunu varsayarsak, sasirmamak lazim. Ben de gordum, kanuna, polise hak verenler var malesef.
Eksi Sozluk'te, Nefret Soylemi Denetim Projesi diye birsey devreye girecekmis..
YanıtlaSilssg'nin yazisi;
YanıtlaSilhttp://www.eksisozluk.com/show.asp?t=%2324172162
[..]eksi sozluk son 5 yilda 3 kere kapatildi. bakin kapanma ihtimalini geciyorum, gercek anlamda kapatildi. bir tanesi iki ay surdu. o zaman kesem tehlikeye girmedi cunku agzimdan tek kelime cikmadi da "ihtimaller"den mi kesem tehlikeye girdi? yilda uc dort kere savciliga ifade verirken, ataturk'e hakaretten ifadem alinirken kesem tehlikeye girmedi de bir tane "ihtimal"den mi kesem tehlikeye girdi? faks cekip "hakkimdaki her seyi silin" diyen akp milletvekiline "silemeyiz" diye yanit fakslarken kesem icin en iyi olani mi yaptim? hadi bunlari bilmiyor olabilirsiniz tib'in kapatma emri entry'mi (bkz: #23338161) okumadiniz mi? derdimin eksi sozluk'un kapatilmasi degil kurumun sapitmasi oldugu gercekten hic mi anlasilmiyor? yazidan anlasilmiyorsa videosu var: http://video.cnnturk.com/...n-ssgsi-cnn-turke-konustu[..]
[..]paramin pesinde kosuyor olsam hukumete, devletin kurumuna canli yayinda saydirir miyim? siz ayni benim yaptigimi yapan parasinin derinde baska kimi gordunuz de beni paramin pesinde kosmakla itham ediyorsunuz? hangi akli basinda sermaye sahibi devlete saydirmak gibi manyaklik yapmis da beni bu manyakliktan "prim edecegim"i zannederecek yargiliyorsunuz? prim etmek istesem sansur gibi onemli bir konu icin ayrilan ulusal tv zamanini eksi sozluk polemikleriyle harcasam daha iyi reyting yapmaz miydim? siz bilirsiniz bu reyting islerini. paraysa tek derdim neyi tercih etmeliydim?
siyasi ve sahislara dair girisleri tumden yasaklamis kafasina gore adam ucuran olusumlarin yaninda durup eksi sozluk'e "baskici ve yasakci" hangi yuzle diyebiliyorsunuz? "adnan oktar hakkinda entry girilebilen tek sozluk" diye sloganla niye tv'ye cikmadik biz? oradan iyi prim yapardik bak. [..]
[..]sunu anlamaniz lazim: eksi sozluk yazarlarina hukuki destek taahhut edemez. bu cok acik ve net. bu pratikte de teoride de bir yigin sebeple imkansiz. gorunen o ki eksi sozluk maasli yazarlari olan bir yayin organi olsaymis daha iyi olacakmis zira genelde sikayetler "tum iyi yazarlar gitti" ve "yazarinin arkasinda durmuyor" ustunde. e ben bunu yapabilmem icin formatimi degistirmem lazim, gazete olmam lazim, dandik yazdigini dusundugumu, benim gorusume uymayani atmam lazim? acikcasi benim onda buldugum deger eksi sozluk'un su anda yarattigi degerden daha fazla degil.
[..]
[..]"bu ifadesi alinan yazarlarin akibeti ne olacak?"
bu sorusturma surecinin bir parcasi. henuz ortada bir dava yok, mahkeme yok. benim bizzat yasadigim, avukatsiz donemlerimden benzer bir ornek icin (bkz: ssg'nin yozgatlı polis macerası). gunumuzde ise yilda 3-4 defa savciliga gidip benzer ifadelerden veriyorum.
yargiya sevkedilmis konular uzerine yorum yapamiyoruz ama benim burada gordugum en buyuk risk yazarlarin kimliklerinin dava dosyasina gecmesinden dolayi "anonimliklerini kaybetme" riski. bunu telafi icin eksi sozluk olarak bu sekilde magdur olan tum yazarlara yeni bir hesapla devam etme imkani verecegiz. [..]
[..]simdi daha az onemli meselelere gecelim:
YanıtlaSil"eksi sozluk bilgileri hukuki mercilerle paylastigini daha onceden soyleyebilirdi ona gore tavir alirdik"
2006'da belirtmisiz (bkz: kisisel bilgiler/#10347863). ama bunu belirtmemis de olabilirdik zira tum sirketlerin ve internet sitelerinin uyguladigi bu prosedurler kanunda zaten yazili. bizimki kamuoyunun lehine bir tekrar olmus.
"sen hukuken sakincasiz buldugun icin beni yanilttin"
durumun oyle olmadigini soylemistik (bkz: gotumuze girebilir/#17633604). ama fatih altayli sakincasiz buldugumuz 400 entry'yi mahkeme karariyla sildirebilmis, hatta kendi lafini "hakaret iceriyor" diye sildirtmis, simdi kazan ölmüş garip mi?
"eksi sozluk yazarlara karsi sorumlulugu geregi en azindan cikabilecek sorunlara dair daha net bir farkindalik yaratabilir, bir hareket baslatabilirdi"
ben acikcasi konuyu götümüze girebilir'den daha net ve acik izah eden bir ifade bicimi bilmiyorum. ama bu konu uzerinde yazarlarin magduriyetini azaltacak onlemler ve secenekler uzerinde zaten calisiyorduk, calismaya da devam edecegiz.
"sahi bir leopar vardi noldu ona?"
hircinlasti hircinlasti, daha hircinlasmaz dedik, daha da hircinlasti. önünü alamadik.[..]
Bu da sözlük avukati Kanzuk'un aciklamasi:
YanıtlaSilhttp://www.eksisozluk.com/show.asp?t=%2324153363
Hakli olarak, bir grup yazar entrylerini silip, sözlükten ayrilmislar..
YanıtlaSilBu kitap da suc delili sayiliyormus!
YanıtlaSilBen daha yenilerde okudum ve az once de Pinar hanima tavsiye ettim, suc mu isledim simdi..
Kedi Kumu söyle seyler söylüyor:
YanıtlaSil[..]Bakın elimde somut bir delil yok, hoş, olması da gerekmez, ancak yıllardan beri inandığım tezimi en başta söyleyerek devam edeceğim: Türkiye gibi bir ülkede medya, internetin geleceğini ve gücünü fark edemeyecek kadar aptal değildir, olamaz. Ekşi sözlüğü şu anda atıyorum bir Sabah gazetesiyle eş değer görmemiz matematiksel olarak mümkünse eğer; Hürriyet’in sürekli olarak yeni piyasaya çıkmış Sabah gazetesinden söz etmesini, onu haber yapmasını nasıl düşünebiliriz? Bana göre; ekşi sözlük ortaya çıktıktan 2-3 yıl sonra ana akım medya ya da başka para odakları tarafından satın alınmış olmalıdır. Mark Zukerberg’in Facebook’un sahibi olduğuna bir gün olsun inanmadığım gibi, SSG’nin de ekşi sözlüğün (tek) sahibi olduğuna hiçbir zaman inanmadım.
Yanılmıyorsam 2005 yılında çok kısa bir dönem ekşi sözlük yazarı olduğum vakitler; önce Uğur Dündar, Ertuğrul Özkök, Mehmet Ali Birand ve aklıma gelmeyen bazı medya isimleri hakkında, kurallara tamamen uygun ve kesinlikle hakaret içermeyen yazılarımın gerekçe gösterilmeksizin birer birer silindiğini, ardından da yazarlığıma son verildiğini buna eklediğimde hiç şüphem yoktur; bu, benim için böyledir. (son haftalarda ekşinin kapatılması gündeme geldiğinde medyanın konuya manşetten yer ayırmasını da ekleyelim)
Paranoyak diyebilirsiniz, işkembeden sallıyor diyebilirsiniz ama bana iftira ediyor diyemezsiniz. Yukarıda yazdıklarım benim kendi inancımdır, benim düşüncelerimdir. Ben size yalnızca yıllarca bu gözlükle baktığımı ve inancımın aynen doğrulandığını, yani henüz saatin hiç şaşmadığını söyleyebilirim. Sözünü ettiğim, geçerliğini aynen olduğu gibi korumaktadır.
Bu kadarını söylemekle yetiniyorum...
[..]