Sarı Eylem

http://www.sarieylem.com/

Biz bu yola çıktığımızda devasa bir başörtülüler ordusuyduk ve ezilenlerin yanında durmayı erdem sayan başı açık hemcinslerimiz de yanımızdaydı. Bugün bizimle kolkola yürüyerek ve her seçimde sayıları biraz daha katlanarak meclise taşınan kadınların arasında olmadığımızı görünce, “Neden?” diye soruyoruz.

Neden biz yokuz?

Neden çocuklarımızın rızkından keserek topladığımız paralarla kurulan televizyonların karanlık montaj odalarına yollanır, sayfalarında hala alnımızın teri parlayan gazetelerde horlanır, taşlanır ve aşağılanırız?

Örtümüzü ve davamızın ateşini rant aracı yaparak kasasını dolduranların şirketlerindeki iş anlaşmaları neden ikinci kuma olma kaydıyla sürülür önümüze?

Neden hep biz sabrederiz? Asırlık tabular ‘açılım’ paketi yapılıp kördüğüme dönmüş kurdeleleri kesilirken, bizim başörtümüz neden tozlu raflardan indirilmez?

Sonra “sarışınlar başbakanla görüşecekler” haberi düşüyor önümüze...

Kullanma tarihi geçen konserveler gibi kenara köşeye kışkışlanırken, boşalan yerlerimize yerleştirilen yeni imaj aparatlarına sarışın kumaşlar giydirildiğini ve böylece endişeli ahalinin oylarına göz dikildiğini farkediyoruz.

Alınacak tepkiyi önceden kestirerek gösteri başlamadan perdeyi kapatan cin fikirli siyasileri, başörtüsü eylemlerinde ellerimize karanfil tutuşturan parmaklarından ve bir on yıl daha sabır telkin eden hastalıklı üsluplarından tanıyoruz.

Ve ardı arkası kesilmeyen sorular yeni soruları doğurarak, sarı yazmalar gibi dolanıyorlar aklımıza;

Sarı eşarp takarsak başımıza bizi de alır mısınız yanınıza?

Sarışın ve gürbüz üç çocuk doğurursak teslim eder misiniz işgal ettiğiniz emeklerimizi?

On yedi yıl önce avucunuza bırakılan bileziğin sahibini hatırlar gibi yapmayıp hatırlar mısınız sahi?

Ya da devam eder misiniz “evinin karısı, çocuklarının anası ol” siyasetine ve başı açık ama beyni kapalı sarışın afetlerle çevirip etrafınızı, gömülür müsünüz kırmızı koltuklu köşklerinize?

Hanımlarınıza biçtiğiniz vazifelerin, mücadeleyle bileylenmiş sarı solgun ama eğitimli beyinlerimize dar geldiğini ve haklarımızı gerekirse söke söke alacağımızı geçirir misiniz aklınızdan?

Siz bu deveyi gütmezsiniz ama biz de bu diyarlardan gitmeyiz!

Çünkü biz Anadolu kadınlarıyız!

Ninelerimizle aynı isimleri taşır ve altın başak ipliklerle danteller örmeyi biliriz. Erlerimizle omuz omuza tarlada başak dererek, halay çekerek büyüdük.

Hanedanlar deviren saray kadınlarına benzetemezsiniz bizi. Sırça köşklerde oturup size nasıl yeni şehzadeler doğuracağımızı düşünemeyecek ve fitne fesat üretemeyecek kadar gelişmiş bir karakterimiz var bizim.

Genlerimizden aldığımız güçle ve bir Nene Hatun öfkesiyle, “Sarışın 35 Kadın” kampanyası ekseninde ortaya dökülen şuuraltınızı kınıyor ve sizi derin bir muhasebeye davet ediyoruz!
Eyleme imza ile destek vermek icin, bir tik lutfen:


34 yorum:

  1. Tanimayanlar icin, yukaridaki yazinin sonunda bahsedilen Zeynep Karahan Uslu

    YanıtlaSil
  2. Başı açık beyni kapalı bi sarışın olarak 'haklısınız ablalar' diyorum. Ah şekerim çok tatlısın, kendini güle güle kullan..

    (Gerçekten haklılar, sadece bi iletişim veya allah vergisi sevimsizlik problemleri var)

    YanıtlaSil
  3. Gasil;

    ben de her acidan hakli olduklarina inandigim icin destekliyorum..

    Imza metnini(bazilari arabesk bulmuslar) Emine Arslaner hanim yazmis ve acimasiz elestiriler almaya devam ediyor. 'Aptalca' diyor mesela biri ve o da haliyle sakin kalamayip, hiddetleniyor;)

    En cok da, Ali Bulac yandasi erkeklerden tepki aliyorlar bana kalirsa..

    YanıtlaSil
  4. hiç haklı bulmuyorum ökçe hiç! dilimizde tüy bitti türban erkek iktidarıdır kafanızda derken bize bıyık altından gülüyorlardı şimdi çeksinler ceremesini

    YanıtlaSil
  5. senelerde türbanı iktidarın sorunu gibi attılar egemenlerin kucağına, onlar da istedikleri zaman gıdıkladılar sorunu sonra işlerine baktılar. şimdi akıllanırlar umarım

    YanıtlaSil
  6. Handan;

    Ben yasanilan derin hayal kirikliginin neticesinde olusan hakli bir isyan cigligi gibi goruyorum simdilik..

    Emine hanimin su cumlesi ozetliyor durumu zaten:

    #sarieylem kadinlarin isyanidir. Agirlikli olarak basörtüsü dramini dillendirse de özünde muhafazakarlara cekilen bir resttir!

    YanıtlaSil
  7. Bence başörtüsü erkek iktidarından kaynaklanmıyor. Hiç bir kadın sonsuza kadar baskıyla başörtüsü takmaz, enginar yemez, sigara içmez. Kendi rızasıyla başlamasa dahi kendi rızasıyla'giymeye devam ediyordur'. Asıl baskıyla oluyor diyen kadının baskıdan kaçma yeteneğini küçümsemektedir.

    Bu açıdan başörtülü olup muhafazakarların elinde oyuncak olan kardeşlerime ben de destek oluyorum 'kalben'

    Fiiliyatta ise, basit bi bildiride bile beni aşağılamaya çalıştıkları için sevimsiz buluyorum. Aptalca diyemem, yazan kadının içinden gelen neyse odur, kadınların hepsi zekidir başörtülü örtüsüz. Sevimsizlik.

    Umarım yolları açık olur. Ancak şu iletişim diliyle muhafazakar akp'den ve öpüşenleri tartaklayan iett şoförlerinden farkları yok. Yine de onlara çay koyarım, soda açarım, çünkü hepimiz kadınız. Başka ortak noktamız olabilirdi; beynim kapalı bi aptal sarışın olmasaydım (breh)

    YanıtlaSil
  8. Gasil;

    Belki iskalamissindir diye soyluyorum, 35 Sarisin Kadin Hareketi(link) diye bisey baslayacakti ya hani, ona gonderme var bu sarisin lafinda.

    Onlar nasil ki mini etegin hesabini sorabiliyorlarsa, bunlar da basortulu vekil niye yok diye soruyorlar..(ben oyle anliyorum)

    Ayrica, sen sarisin degil, kumralsin bi kerem:P

    YanıtlaSil
  9. http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/17740806.asp?yazarid=174&gid=61&hid=17740885

    Sizin göremediğiniz bir şey oluyor orada.

    Kılıçdaroğlu ile yaptığım gezinin detaylarını pazartesi günü aktaracağım demiştim.

    Edindiğim izlenim şu:

    Güneydoğu'da seçim güvenliği konusunda CHP yönetimi endişeli.

    Son günlerde yaşanan olaylar, toplu gösterilerin yaygınlaşması ve BDP'den Aysel Tuğluk'un yaptığı uyarı endişeleri artırmış durumda...

    Nasıl mı?

    Doğan Haber Ajansı, Güneydoğu'dan her gün dakikalarca görüntü akıtıyor. Ben dehşetle izliyorum. Siz göremiyorsunuz.

    Çünkü hiçbir TV kanalı o görüntüleri yeterince aktarmıyor.

    Belki de bir "infial olmasın", "moraller bozulmasın" diye göstermiyorlar. Haklı da olabilirler.

    Ama sonuçta orada bir şeyler oluyor. Ve bu durum CHP yönetiminde ciddi bir endişeye dönüşmüş. Gürsel Tekin bunu açıkça söylüyor. Peki CHP yönetiminde endişe yaratıyor da, AK Parti'de yaratmıyor mu?

    Bana göre hem AK Parti'de hem de devletin en üst kademelerinde bu gelişmeler ciddi bir kaygıyla izleniyor.

    Peki nedir bu endişe verici gelişmeler.

    Size yalnızca önceki gün Mardin Kızıltepe'den gelen bir görüntüyü örnek veriyorum.

    Hurriyet.com.tr'de bu dehşet görüntülerini, isyanın ne noktaya geldiğini bulabilirsiniz.

    Yer bir ilkokul...

    Çocuklar bahçeden okula giderken aniden bir saldırı oluyor. Yüzlerce kişi okula yükleniyor. Taşlar, sopalar, demir çubuklar, molotofkokteylleri. Okulun demir kapısı kırılıyor.

    Öğretmenler çocukları kurtarmak için çabalıyor ama tam bir kaos.

    Çocuklar nereye kaçacaklarını bilemiyor. Bu arada bir kadın öğretmen bayılıyor.

    O sırada dışarıda lastikler yakılmış, cam çerçeve iniyor. Ve polis yok. Devlet yok.

    Ben bu görüntülerini izlerken dondum kaldım. Ne hale gelmişiz bile diyemedim.

    Benzeri görüntüler bölgenin her yerinden her gün geliyor.

    Siz göremiyorsunuz.

    {devam..}

    YanıtlaSil
  10. {..devam}

    Dikkat!

    Ama mesele yalnızca bu görüntülerden ibaret değil ki.

    BDP'li Aysel Tuğluk'un şu sözleri bu görüntülerle birleşince ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Tuğluk diyor ki:

    "Kürtler hükmünü vermiştir. Devletle olmuyorsa, halkımız kendi demokrasisini kuracak ve kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez. Mısır gibi mi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır."

    Ve Demokratik Toplum Kongresi'nden Tülay Özdemir:

    "Suriye'de yaşanan gelişmeler Kürdistan'ın bu parçası açısından önü alınamaz bir sürecin habercisidir. Kongremiz Suriye rejimine halkımızın demokratik haklarını tanıma ve öz yönetimini kabul etme çağrısı yaparken, Kürt halkına da demokratik direnişini yükseltme, sonuna kadar mücadelesine sahip çıkma çağrısı yapmaktadır. Bu bağlamda tüm Kürt parti ve örgütlerini içinden geçtiğimiz stratejik süreçte rol alma ve ulusal birlik esprisiyle hareket etme, Kürtlerin statüsünü inşa etme sürecine katılma çağrısı yapar."

    Libya'da Kaddafi'ye, Mısır'da Mübarek'e "bırak" diyen Türkiye, şimdi Suriye'de ne yapacak?

    Tuğluk ve Özdemir'in Suriye ve Mısır hatırlatması, Suriye'deki Kürtlere yönelik sözleri ne anlama geliyor?

    İnatla, baskıyla, yok saymayla, inkarla, zulümle, işkenceyle, olağanüstü hallerle ve terörü besleyen şiddetle nereye gelindiğinin farkında mısınız?

    Bu sorunun bir cevabı var mı sende Ankara?

    YanıtlaSil
  11. Handan +1

    Benim de dilimde tüy bitti söylemekten. Zaten en çok da karşı çıkanlar erkekler oldu. Arkasından hanım ablalarım otobüste dolmuşta kardeşime başı açık diye cins cins laflar sokmaya başladılar kardeşimin bu davalar zerre umurunda olmamasına rağmen.

    Bu iletişim örneği de başlangıçtır. Ben farkına varamazlar diye tahmin ediyordum. İyi ki yanılmışım. Tam tersi olsaydı cidden salak statüsünde olacaklardı benim için. Şu hareketleri ile bence bir alkışı hakediyorlar. Alacakları çok yolları var ama bu başlangıçlar iyidir.

    YanıtlaSil
  12. cek sperowMayıs 09, 2011

    "sarı" meselesini tersten kullanmak pek şık olmamış gerçekten. elbetteki insanların niyetinden kuşkum yok ama niyetimizin iyi olması, değerli yazar gasilhane'nin tam yerinde ifadeleriyle "iletişimsizlik ve sevimsizlik" intibaı uyandıracak bir özensizliği gerektirmez...

    bölünme paranoyasında sona yaklaştığımız için sevinçliyim. birinin paranoyaklara bölünmenin sanıldığı kadar ürkütücü olmadığını, hatta kendi varlığımızı ve bunun devamını mayoz ve mitoz bölünmelere borçlu olduğumuzu öğretmeli. hatta bu bölünmeler şirket büyümelerinde de zorunlu olarak karşımıza çıkmaktayken, insanların kendilerini iyi hissettiklerinde evi terketme ve hatta evdeki yabancıları(devlet ve devlet adına hareket eden tüm unsurlar, etnikler asla) kovmak gibi imkanları kullanmaları fevkalade yerindedir. aksi halde dün ermenilere, rumlara, dersimli kürt alevilere, bugün kürtlere ve müslümanlara yapılan baskıların önünü alamayacağız.

    tahrir meydanı ortadoğu için hayırlı olmuştur. baskıdan daha büyük bir ahlaki yozlaşma olamaz. tüm toplum birden devletin kürdistanda yaptığı zulme ses edememenin ağır vicdani baskısı altındadır.

    altan tan ve şerafettin elçi'nin BDP adayları olarak gösterilmesi, seküler kürtlerin müslüman kürtlere yönelik önemli bir jestiydi. devletin de yüksekovada BDP adına mustazaf der'e(eski hizbulkontra)saldırısı önemli bir misillemeydi.

    kürdistan'da besin zinciri, bilindiği üzere kalıtsal veraset sisteminin ortaya çıkardığı imtiyazlı yapıları:ağalık düzenini topluma deli gömleği olarak giydirmiş ve feodal düzen varlığını bir paradoksa(dincilik) dayayıp bugünlerine gelebilmiştir ama görünen o ki, üç parçalı(dindar,seküler ve korucu kürtler) güç çatışması içinde devlete sırtını dayayanların egemen olduğu yapı çözülmektedir. toplumsal tabanını kaybetmeye başlayan feodaller AKP üzerinde ittifakla belki bir kısa dönem daha varlıklarını sürdürebileceklerse de, tahrir ruhu kürdistanda bu işbirlikçi düzeni parçalayıp daha sofistike(batı tarzı ağalık)ilişkilere zorlayacaktır. ve bu unsurların birlikte siyaset yapma imkanı bulacakları, türklerle ve kendi aralarındaki savaşa da bir son verebilecekleri önemli bir eşiğe gelinmiştir.

    dolayısıyla "evin kızı evden kaçtı-kaçıyor" havalarına girmenin, lüzumsuz endişeler taşımanın ruhsağlığına vereceği zararın yanı sıra asıl endişe edilmesi gereken katledilen kadın-çocuk-genç-yaşlı insanların vücut bütünlüklerine mesafe almak gibi insanı kendine yabancılaştıran bir "hayvan"laşmaya sebebiyet verecek olmasıdır.

    keşke vakti zamanında doğuanadolu'da ermenilerin soyunu kırmak yerine federatif ya da bağımsız bir ermeniya fikrini kabullenecekinsani olgunlukta olabilseydik.

    öyle olmuş olsaydı; bu bölge yüzyıllardır savaşların alanı olmaktan belki bir nebze olsun çıkabilirdi. hatta belki o zaman (temennimiz değil elbet) iskandinavlarla savaşacak avrupalılar şu veciz sözü söyleyeceklerdi: "burası anadolu değil. bölgemizin jeostratejik önemi demokrasi ve hürriyet için erken"

    bölgemizin jeostratejik önemi coğrafi konumundan değil çatışma unsurlarının çeşitliliğinden kaynaklanıyor. bu fırsatı bir daha onlara verme yarabbi! demek oluyorki kürtlerle türklerin siyasi olarak bir arada kalmaimkanları tükenmişse şayet, tarihten ders çıkarıp,kürtlerin de soyunu kırmak yerine işgal ettiğimiz evlerinden tarlalarından dağlarından çekilmeliyiz.

    YanıtlaSil
  13. Değerli yazar yüksek ökçe, o kadın hareketi kendi eylemlerini belirlemeseydi keşke, bu ülkede melih gökçek bile var, çıtayı düşürmemeliyiz:)

    Hepimiz küçükken sarışındık:)

    YanıtlaSil
  14. Iste bu hesapta yoktu..! Anadolu'nun sarisin kadinlari, sadece rofleli CHP'liler degilmis meger:)

    Ve bu '35 Sarisin Kadin' olayini bilmeyen her sarisin ates puskuruyor su an, hareketi uyarmaliyim bi sekilde ama gec de oldu, napilir ki bu saatten sonra;)

    Ustelik henuz Rize'li sarisinlarimiz duymadilar bile;)

    Metnin acilen izaha ihtiyaci var, tekrar soyliym bari..

    YanıtlaSil
  15. EA bey;

    "Kürtler hükmünü vermiştir. Devletle olmuyorsa, halkımız kendi demokrasisini kuracak ve kurduğu bu sistem içinde yaşamasını bilecek kadar örgütlüdür. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez. Mısır gibi mi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır."

    Alinti icin tesekkurler..

    Ben de Bianet'te okudugum bi yaziya baglanti vereyim..

    Surada(link)

    YanıtlaSil
  16. Türkiye sosyo-ekonomik yapılarına göre 20-25 özerk bölgesel yönetime ayrılacak. Bu idari modelde, birbiriyle yoğun bir şekilde sosyo-kültürel ve ekonomik ilişki içinde bulunan komşu illeri kapsayan, yapı olarak seçimle iş başına gelen il genel meclislerine benzeyen âdem-i merkeziyetçi bölgesel meclis olacaktır. Bu meclisler Türkiye'nin bölgesel özgünlüğüne göre siyasi ve idari olarak hukuki, siyasi güvenceye ve kimliğe kavuşturulmalıdır.

    "Bu bölgesel meclisler, eğitim, sağlık, kültür, sosyal hizmetler, tarım, denizcilik, sanayi, imar, çevre, turizm, telekomünikasyon, kadın, gençlik, spor ve diğer hizmet alanlarından sorumlu olacaktır. Dışişleri, maliye ve savunma hizmetleri de merkezi hükümet tarafından yürütülecektir. Emniyet ve adalet hizmetleri merkezi hükümet ve bölge meclisleri tarafından ortak yürütülecektir. Tüm ülkede geçerli olan resmi dil Türkçe'nin yanında, bölgeler kendi özgün ihtiyaçlarına göre başka dilleri de ikinci, üçüncü dil olarak kullanabilecektir." (EÖ)

    YanıtlaSil
  17. EA bey;

    Tugluk'un sozlerini, F. Cekirge'den daha sogukkanli degerlendiren Kursat Bumin'in yazisi

    YanıtlaSil
  18. CS bey;

    yorumunuz spam olmus, henuz farkedip kurtardim, kusura bakmayin lutfen..

    YanıtlaSil
  19. YO hanim,

    Bianet'teki yaziyi okudum.

    Walla, devlet zaten ayirmis bir nebze: Adina da 'GAP Illeri' demis.

    -- Adıyaman: 8 ilce
    -- Batman: 6 ilce
    -- Diyarbakır: 14 ilce
    -- Gaziantep: 10 ilce
    -- Kilis: 4 ilce
    -- Mardin: 10 ilce
    -- Siirt: 7 ilce
    -- Şanlıurfa: 11 ilce
    -- Şırnak: 7 ilce

    Soyle kisaca bir goz attim. Toplam 77 ilce var.

    Madem ki bagimsizlik arzusu olanlar var; kimseyi mahrum etmemek lazim.

    Derhal bu 77 ilceyi birer bagimsiz devlet olarak tanimak en iyisi olacak.

    YanıtlaSil
  20. Bir oryantalistin gunlugunden sunlari okuduk:

    keşke vakti zamanında doğuanadolu'da ermenilerin soyunu kırmak yerine federatif ya da bağımsız bir ermeniya fikrini kabullenecekinsani olgunlukta olabilseydik.

    öyle olmuş olsaydı; bu bölge yüzyıllardır savaşların alanı olmaktan belki bir nebze olsun çıkabilirdi. hatta belki o zaman (temennimiz değil elbet) iskandinavlarla savaşacak avrupalılar şu veciz sözü söyleyeceklerdi: "burası anadolu değil. bölgemizin jeostratejik önemi demokrasi ve hürriyet için erken"

    bölgemizin jeostratejik önemi coğrafi konumundan değil çatışma unsurlarının çeşitliliğinden kaynaklanıyor. bu fırsatı bir daha onlara verme yarabbi! demek oluyorki kürtlerle türklerin siyasi olarak bir arada kalmaimkanları tükenmişse şayet, tarihten ders çıkarıp, kürtlerin de soyunu kırmak yerine işgal ettiğimiz evlerinden tarlalarından dağlarından çekilmeliyiz.


    Salih Tuna'ya, felsefe hocasi Buud Hayri bey, "evladım, bu lafları sana kim soktu?" dermis..

    Buud Hayri bunlari okusaydi muhakkak, ilaveten, bir de "ne mutlu sana ki aklin yok" diyecekti..

    YanıtlaSil
  21. cek sperowMayıs 09, 2011

    Allah razı olsun. şiirsel bir ilhamla yazmıştım o yorumu. spam olup kaybolsaydı, ilham bir daha gelirmiydi bilemem...gerçi sağlık olsun, asıl kürtler ilhamlarını kaybetmesinler önemli olan o dur...

    Surp Mahçupyan'ın bazı daha önce başka yerlerde ve kimesnelerde rastgelmediğim harikulade yorumları var bu "ahlaksız cumhuriyet" le ve bunu mümkün kılan zihniyet arka planıyla ilgili. ve ilginçtir, onun zihniyet düzeyinde değindiği noktaları siyaset ve ekonomi kategorisinde de İdris Küçükömer irdelemiş...

    MEB'e teşekkür ediyorum. Koca bir ülkeyi "somsalak" kılmak noktasında epey yol katettmiş...

    YanıtlaSil
  22. cek sperowMayıs 09, 2011

    valla internette yazılısı varmı diye baktım ama bulamadım; lazımsa üşenmez yazarım buraya, işinize gelirse siz de sokuşturursunuz; çok da zararı yok. MEB'in ağzınıza soktuğundan yeğdir kanımca...

    YanıtlaSil
  23. Afedersiniz ama, o "35 sarisin kadin" procesi de, Izmir'le ne edeceklerini bilemeyen AKP kadrolarinin b*k yemesi degil mi? "Bu cok onemli bir proje"ye katilsinlar diye akil fakiri bir disi kisi tanidigi kadinlara mesaj atip cagrida bulunmus, sonuc: "3 haftada bana sadece 5 kadin geri dondu." Cok bile! Kapalisi da acigi da size malzeme olacakti, gucunuze guc katacakti sanki.

    YanıtlaSil
  24. 70'lerden beri Guneydogu Anadolu kaynakli problemlerle 40 bin civarinda insanimizi kaybettigimiz soylenir.

    Merak ettigim bir konudur: Bunca zaman icinde (40 sene) bunca insan hayatini silahli catisma ve benzeri ortamlarda kaybediyor ve Bati bu konuda (40 yildir) tek kelime laf etmiyor..

    Neden?

    Anlasilan, bu soru kafasina takilan tek ben degilim. Ali Bayramoglu, 2006'da yapilan bir konferansta bir de teblig sunan Ismail Besikci'ye bu soruyu sormus.

    Besikci de, konunun kokenlerini Hacli Seferlerine ve Selahaddin Eyyubi'ye filan baglayarak soruyu "gecistirmis"; ama --daha sonra-- verdigi cevaptan kendisi de tatmin olmamis.

    Daha iyi bir analiz olarak bu yaziyi yazmis: "Avrupa'da Kürd Karşıtlığı Nasıl Gelişti?"

    Okumanizi oneriyorum.

    Bilmem sizde de ayni intibayi uyandiracak mi; eskiden de biraz o kanaatteydim, ama, o yazidan sonra ben Kurtlerin ayrilmak istemelerinin asil zarari kendilerine verecegi yolundaki dusuncem iyice pekisti.

    Hamidiye Alaylari kadar diger hareketlerle Ermenilere yaptiklarinin yanisira --daha da onemlisi-- Suryanilere ve Keldanilere uyguladiklari "eksiksiz soykirim"in (Besikci'nin yazisinda boyle geciyor) hesabini sormak icin mi acaba Avrupa Kurtlerin ayrilmasini istiyor?

    Buna bir cevabim yok, malesef.

    Besikci ile karsilasirsam soracagim ilk soru bu olacak.

    YanıtlaSil
  25. Nihat bey;

    Evet, bu tepki taa o zaman baslamisti zaten ve twitterdaki vekillere, bakanlara filan da yazmislardi.

    Dedigim gibi metni sakat bulan ya da gonlu AKP'den yana olan pekcok basortulu de partiye zarar veriliyor diye destek vermiyor.

    YanıtlaSil
  26. bloğu açamıyormuşsunuz, wpa2 nedir pek bilmiyorum... :S sorun devam ediyor mu?

    YanıtlaSil
  27. Evet Hocam, ben hala acamiyorum??

    YanıtlaSil
  28. AKP’nin rafa kaldırdığı 'Sarışın 35 Projesi'nin mimarı İl yöneticisi Nilgün Yerli Gürel Kazete aracılığıyla Başbakan'a sormak istediği soruları yöneltti..

    35 Sarisin'in Basbakana sorulari

    Ülkemizi seviyorsanız, bu şehri almadan neden yatırım yapmıyorsunuz?

    - Kadınların yaşam tarzına endişesi var. Bu şehirde insanlar giyimiyle kuşamıyla, eğlencesiyle yaşamak istiyor. Bu endişeyi nasıl yok edeceksiniz? Çoğu insan partinin ülkeye verdiği gücünü ve iyiliğini de maddi manevi görüyor ama, İzmir’de bizlerin korkuları bunlar.

    - Saat 23.59'da bütün müzikler kapatılsın diye ses kanunu geliyor. İnsanların dinlenmeye ihtiyacı var, ama eğlenmeye de ihtiyacı var. Neden bunu Cuma, cumartesi günleri 03'e kadar yapmıyorsunuz? Diğer günler eğlence yerlerinde müzik 12'de kapaıtlsın. Bu bütün Türkiye için geçerli olmalı


    **********

    Bu aptal saptal, incir cekirdegini doldurmayacak sorulari mi sormak icin mi huzura cikmak istemis bu sarisinlar(!) yani:)

    YanıtlaSil
  29. Gece yarisindan sonra eglenmek isteyenlere devlet birer ipod ve kulaklik kiralayabilir mesela.

    YanıtlaSil
  30. EA bey;

    Valla bizim JW hocayi cikartsak basbakanliga, eminim bu kadinlardan daha isabetli sorular ve sorunlar dile getirir.

    Bu kadar mi ulkeye yabanci olunur!

    Hem Izmir adina, hem kadinlar adina, hem de aptal sarisin lafindan kurtulamayan sarisin kadinlar adina asagilayici bi durum..

    Nasil kadinlarsa bunlar, tek dertleri giyim tarzlarina mudahale edilme ihtimali(8 yildir napti iktidar bunlara onu da merak ediyorum ayri mesele tabii) ve gece yarisi eglencelerinin kisitlanmasi! Pes diyorum, pes!

    YanıtlaSil
  31. Sari Eylem, Mutlu Tonbekici sayesinde, Yunan basininda:)

    YanıtlaSil

If you’re reading my blog, you’re probably not incredibly famous, though.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...