Zaytung haberi degil, gercek;)

Hâlâ yapiyorlar mi emin degilim ama, biz ortaokuldayken, Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde bir kac namaz sûresi ezberletmislerdi. Hocanin yöntemi, bildik uyuz yöntemlerdendi ve bir cümlesini o söylüyor, MEB papagani bizler de topluca tekrar ediyorduk. 

Dersten muaf olan Ermeni arkadaslarimizin ise, o ders saati boyunca kantinde, kütüphanede oturma izinleri vardi.

Bizim siniftaki arkadasimiz derste kaliyor, cikmiyodu. Durumdan o da rahatsiz degildi, biz de..

Bigün gicik hocamizin sözlü yapasi tuttu ve tek tek sirayla kunut dualarini okutmaya basladi.

Hem heyecandan, hem de hazirliksiz yakalanmaktan, cogumuz ufak da olsa sasiriyoduk ve adam "Otur, bir!, Otur, iki!" diye kesip atiyordu.

Bi ara, Ermeni arkadasimiz parmak kaldirdi ve hocam ben de okuyabilir miyim, dedi. Sinifca, hepimiz saskinlik icinde ona döndük ve hocanin ne diyecegini bekledik. 

Hoca, piskin piskin siritarak, "hadi oku bakalim" deyince, kiz bir solukta ikinci duayi okuyuverdi. 

Biz hocayla birlikte arkadasimizi uzunca bi süre alkisladik, hoca da geri kalan ders saati ve yillar boyunca bu olayi basimiza kakti durdu.

Basimiza kakarken hangi cümleleri  kullandigini tahmin edersiniz zaten. 

Yasimiz kücük oldugu icin (lümpen ülkücü) hocamizin Ermeni arkadasimizi övdügünü saniyorduk  ama simdi anliyorum ki aslinda ayristirip, dil altindan yeriyordu da. 

Sonucta biz Türk kizlari, bi Ermeni kizi kadar bile dinimize merakli degildik, kendimizden utanmaliydik, falan filan laflari iste.. 

Simdi, asagidaki haberi  okuyunca aklima geldi, oradaki Türk cocuklarin da evlerinde basina kakilacaktir muhtemelen; "bi ingiliz cocugu bile Atatürk'ü sizden daha cok seviyor, (hem zaten saclari da sari), utanmalisiniz kendinizden" diye.. 

Hisst, cocuklar!

Simdi, böyle salakca seyleri  ciddiye alip üzüleceksiniz belki, ama,  inanin, büyüyünce, anilariniza kazinan bu tuhaf olayin, aslinda bir zaytung haberi degerinde oldugunu anlayacak ve aci aci tebessüm edeceksiniz..

Heh, he..Bugün 23 Nisan, (sayende) nese doluyor insan, sagolasin Hürriyet gastem...!!

***


Ölüdeniz Belediyesinin dokuz ilköğretim okulundaki öğrenciler arasında düzenlenen “Atatürk yaşasaydı günümüzde nasıl bir Türkiye olmasını isterdi”  konulu kompozisyon yarışmasının sonuçları belli oldu.

Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz, düzenlenen ödül töreninde dereceye giren öğrencileri açıkladı. Yılmaz, birinciliği Özel Ata İlköğretim Okulu’ndan İngiliz uyruklu öğrenci Nicole Melisa Pranic'in “Ebedi Liderimiz” başlıklı kompozisyonuyla kazandığını duyurdu. Ödülünü Başkan Yılmaz'ın elinden alan Pranic, yaptığı konuşmada, “Türk vatandaşı olarak doğan her çocuk gibi ben de önce 'anne, baba' sonra 'Atatürk'  dedim. Onu tanımaya, ilkelerini, hayat görüşünü öğrenmeye önce ailede, sonra tüm okul hayatımızda devam ediyoruz” dedi.

Pranic, sözlerini şöyle sürdürdü:

Atatürk'ün, modern Türk gençleri olarak bizlere bıraktığı mirası korumak için sadece sözlerle ant içmemeli, bunu yürekten inanarak gerçekleştirmeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ü mutlu etmek, onun ilkelerini uygulamak ve geliştirmektir. Ne mutlu bize ki Atatürk gibi bir önderimiz her zaman bize yol gösteriyor.”

Bu arada, Pranic'in annesinin Türk, babasının ise İngiliz olduğu öğrenildi. Yarışmada ikinciliği Menteşeoğlu İlköğretim Okulundan Saime Bozkurt,  üçüncülüğü ise Karagedik İlköğretim Okulundan Fatmagül Özkan ile Merkez Atatürk İlköğretim Okulundan Yağmur Ardıçalan elde etti.

12 yorum:

  1. Hiçbirşeye yanmam da, içinde özgün tek bir düşünce, tek bir cümle bulunmayan bir komposizyonun bir çocuğun Atatürk sevigisyle ya da Atatürkçülük bilinciyle bağdaştırılmasına yanarım.Düzgün cümlelerle öğretmenlerin sabah akşam anlattıkları tekrarlanmış, çocuğun kendi dünyasına ait hiçbirşey göremedim ben. Benim oğlum da yazdı 23 Nisan şiiri, hiç müdahale etmedim, onun çocuk ruhunu yansıtmadıktan sonra, cümleler afilli olmuş ne işe yarar:)

    YanıtlaSil
  2. cek sperowNisan 23, 2011

    ben de bugün çocukları dolmabahçe'ye götürüp iki tur attırayım dedim ama büyüdüklerinde ters teper korkusuyla atamızın sevgisini ritüellerde değil yüreklerinin derinliklerinde yaşayabilsinler için kendi hallerine bıraktım; bakalım n'olacak bu gidişatın sonu?

    YanıtlaSil
  3. Bulent MurtezaogluNisan 23, 2011

    Hâlâ yapiyorlar mi emin degilim ama, biz ortaokuldayken, Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde bir kac namaz sûresi ezberletmislerdi.

    Din dersi secmeliyken de sure ezberletirlerdi ama belki o zaman daha manaliydi ezberlenmesi (buyuklere kagit doldurtup almak istiyorum derdik, onlari ogrenmek icin). Butun alinabilinecek senelerde almistim ben. Sonra dur su isleri iyice bir anlayayim diye bir meal aldim, (sure zanettigim ve hem arapcasi hem manasi ezberimdeki) 'amentu' cikmadi icinden diye kazik yedim sandim. Cok basarili olmus o kadar sene haftada bir saatten yani. Buyuklerimiz de bu faydalari gordukleri icin o dersi mecburi yaptilar tabii. (Ama severdim din hocalarini, bir zararlarini gormedim, yanlis seyler soyledikleri zaman da kendi uydurmadiklarini, o okuduklari mecmualarda oyle yazdigini biliyorum. O zaman yeni olan ilk 'tup bebek' icin 'olmus o, zaten Ingilizler yalan soylemis' haberini ve 'cin resimleri'ni mesleki yayin niyetine okudugu seylerde gorup biz inanmayinca getirip bize kaynak diye gostereni de vardi. Adam iyi niyetle ve gayretle elinden geleni yapiyor besbelli, nasil kizayim?)

    YanıtlaSil
  4. cek sperowNisan 23, 2011

    bir de haftanın tümüne yayılmış propaganda derslerinin çocuklara ettiğini varın hesabedin; bir 'hesapçı m.' vardı buralarda yapar belki?

    "islamofaşist" diye birtabir duyuyorum bu aralar. şöyle olabilir mi?:

    hafatada 40 saat nasyonal propagandaya kısık ateşte yavaş yavaş yedirilmiş 1 saat din dersi karışımından elde edilen maamuül?

    YanıtlaSil
  5. Oh en güzeli muaf olmaktır. Ve uzak durmaktır. Kantinde ayçöreği yerken insanlara 'hasta olmuş herhal' duygusu uyandırmaktır.

    YanıtlaSil
  6. Vavien bey/hnm; hosgeldiniz:)

    Yorumunuz icin tesekkur ederim..

    Hiçbirşeye yanmam da, içinde özgün tek bir düşünce, tek bir cümle bulunmayan bir komposizyonun bir çocuğun Atatürk sevigisyle ya da Atatürkçülük bilinciyle bağdaştırılmasına yanarım

    demissiniz ya, iste ben de tam bunu demek isterdim.

    Cocugun bi papagandan farki yok!

    Hele hele, su kismi, bizim ortaokulda, anlamindan bi haber ezberledigimiz, vikvikvik okumaya calistigimiz kunut dualarindan farksiz benim nazarimda.

    Pranic, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Atatürk'ün, modern Türk gençleri olarak bizlere bıraktığı mirası korumak için sadece sözlerle ant içmemeli, bunu yürekten inanarak gerçekleştirmeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk'ü mutlu etmek, onun ilkelerini uygulamak ve geliştirmektir. Ne mutlu bize ki Atatürk gibi bir önderimiz her zaman bize yol gösteriyor.”

    YanıtlaSil
  7. Bulent bey;

    Biz orta 1. siniftan itibaren mecburi aldik bu dersi. Zaten ismi, Aylin, Sera ya da Selin oldugu halde, bazi arkadaslarimizin farkli dinden, hatta Ermeni diye baska milliyetten olduklarini da boylece farkettik. Soyadlari -YAN diye biten de hatirlamiyorum, mesela Gunduz ya da Colakoglu vardi ama -YAN ile biten yoktu..

    Bir de, bize cok yakin Surp Hac Ermeni Lisesi vardi. Vaktiyle, orada gorev yapmis yatililardan sorumlu mudur muavinimiz de, durup durup, ordaki erkek cocuklarin ne kadar piril piril bi yatakhanelerinin oldugunu anlatir, biz Turk ve kiz oldugumuz halde, pisligimizden, kendimizden utanmamiz gerektigi, her firca yiyisimizde araya sokustururdu:)

    YanıtlaSil
  8. Ben bu blogspotun yenilerde baslattigi spam uygulamasina alisamadim gitti.

    Lutfen kusura bakmayin, spam kutusunda 4 adet yorum kalmis, henuz farkettim..

    YanıtlaSil
  9. Tek suçumuz Türk doğmakmış demek ki:) ne üstün ırkmışız, kürtler pis, ermeniler hain, yunanı gözün görmesin:)) bir türkler var gerisi yalan. ortaokulda Atatürk bölümünden sorumluydum bilgi yarışmasında, iki soruyu kaçırınca müdür yardımcısı nasıl Atatürkçüsün sen yazıklar olsun demişti:)) ya, o kadar işte herşeyi ölçer, biçer, kılık kıyafete göre adamın notunu veririz. aydınız, ileriyiz, hın hın:) ancak laf üretiriz. :P

    YanıtlaSil
  10. Benim sınıfta da ortaokulda Tanya adında şen şakrak bir Ermeni kız arkadaş vardı, Konya'da, din dersinin birinde ağladığını hatırlıyorum, sebebini bilmiyorum hala, ufacık çocuktuk. İşin ilginci Tanya şimdi benim o yaşlardaki kızıma çok benziyordu.

    Sure, dua işiyle ilgili yazım:
    http://stresabi.wordpress.com/2010/10/11/veylullikulli/

    YanıtlaSil

If you’re reading my blog, you’re probably not incredibly famous, though.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...