'Bacı' başlıklı o yazısı
KERHANEYE DÜŞMEK GİBİ BİR ŞEY
Solculuk kisvesi altında faşizme hizmet ediyorlar, kerhaneye düşmek gibi bir şey, belki daha da kötü!
Evet, "daaeevrimci" bacılar...
Emre Aköz, kendisine yumurta atmaya çalışanlar arasında gözüne ilişen "cırtlak sesli birkaç kara kuru kızdan" söz etti. "Necdet Şen'in 1980'lerde tartışmalara yol açan 'Bacı' adlı çizgi romanından fırlamış" dedi.
Necdet, 1991 yılında Cumhuriyet gazetesinde Nadir Nadi'nin ölümü üzerine patlak veren "iç savaşta" Hasan Cemal ve Okay Gönensin'den yana olmuş, hele o günlerde bir karikatüründe İlhan Selçuk'a "kart tilki" deyince hesabı kesilmişti...
Telefonlaştık, bana Uğur Mumcu'yu nasıl kazıkladıklarını, nasıl üç otuz paraya çalıştırdıklarını anlattı, Kadıköy'de buluşup bira içmek ve dertleşmek üzere sözleştik, yirmi yıldır bir türlü beceremedik.
BACI ÇİZGİ ROMANI
"Bacı" çizgi romanı da gerçekten büyük gürültü koparmıştı... Sol çevrelerde! Halkın umurunda bile değildi.
Çünkü Necdet, yetmişli yıllarda epey yaygın olan bu "devrimci bacı" tipini yüceltmiyor, yerli yerine oturtuyordu. Aşağılamıyordu, hayır, eleştiriyordu. Bu ne büyük bir suçtu! Bacılar eleştirilemezlerdi!
Bu kafayla kafalarını her dönemde ve her seçimde duvara tosladılar bu zavallılar (üç buçuk ay sonra gene öyle olacak.)
DEVRİMCİ BACI
Devrimci bacı... Soyu tükenmiştir sanıyorduk, demek ki yumurtalı eylemlerde yaşıyormuş.
Ortak özellikleri çirkin olmalarıdır bu kızcağızların. Hem çirkin hem pasaklı.
Sorunları da budur. Bu yüzden hepsi birer "kompleks kumkuması" olup çıkmıştır.
Önce kendi kendileriyle, sonra erkeklerle sorun yaşarlar, hükümetle, oligarşiyle, sermaye sınıfıyla falan değil. Bu hınç, görünürde kendini "eylemcilikle", aslında nefretle, öfkeyle, vurup kırma arzusuyla dışa vurur.
Başta anaları babaları olmak üzere hiçkimseden sevgi görmemişler, yakınlık görmemişlerdir. Bu nedenle onlar da kimseye"empati" gösteremezler. "Farklı düşünenleri anlamaya çalışmak" da onların kısa boylarını çok çok aşar.
Bir zamanlar, ünlü şarkıcı gibi, "Akrep Nalan" adı takılmış ünlü bir eylemci kız vardı, 12 Eylül döneminde."Memleketinden" gelmiş, Topkapı Garajlar'da otobüsten inmiş, yanına ilk yaklaşan çocuğun siyasi görüşüne yazılmış. Çocuk solcu olduğu için solcu olmuş, çocuk sağcı olsaymış o da sağcı olacakmış.
CİNSELLİĞİNDEN ARINDIRILMIŞ KIZ TİPİ
Bu eylemci kesimlerde cinsellik de bir tabuydu o zamanlar...
Fransa'da 68 eylemleri cinsel özgürlük için başlamıştı, bizde görünürde sosyalist, aslında Kemalist dikta özlemiyle yürütüldü, ama eylemci çocuklar köylü ve kasabalı olduklarından, çok ciddi bir cinsellik sorunu da yaşadılar.
O zaman da ortaya, "cinselliğinden arındırılmış" bir kız tipi, yani "bacı" çıktı!
Bu kızlar ve oğlanlar, doğaya ve dürtülerine daha fazla karşı koyamadıkları noktaya gelip bunalıma girince de, ortaya"devrim nikâhı" adı verilen bir saçmalık çıkardılar. Sevişmek için ille bir "nikâh" kıyılacaktı! Nikâhsız olmuyordu, burada da örgüt lideri (ya da mahalle sorumlusu, ne haltsa işte) kıyacaktı.
Bu, devrimcilik, solculuk falan değil, yalnızca ilkellik ve köylülüktü.
O KIZI TUTUP ŞAP DİYE ÖPSEYDİN EMRE..
Türkiye çok çok ilerledi, köylü köylülükten kurtulma yolunda çok mesafe kat etti, fakat onlar kurtulamadılar.
Çünkü "kendi kendilerinden" kurtulamıyorlar.
Keşke o kızı tutup şap diye öpseydin Emre... Belli ki kimse öpmemiş...
Belki de ossaat liberal kesilirdi!

biri öpecek onu ama du bakalım
YanıtlaSilhem nefret var hem tatminsizlik, adamın yalakalığı buradan fizana yol olur, e kimse adamdan saymayınca böyle saldırır, kimbilir kaç kadın reddetti, kimbilir kaç kadın yüzüne söyledi yalakasın seninle olmaz diye açık açık
YanıtlaSilBu adam bunu ilk defa yapmiyor, duzenli takip etmiyorum ama bir ara Fethi beyin eski yerinde linkleri cikardi bakardim orada da bu tonda ve icerikte kadinlara donuk yazilarini gormustum. Burada bence onemli olan bu tur adamlarin ragbet gorme ve tirajli gazetelerde yer bulma sebepleri, yoksa soylem de tavir da yeni veya gorulmemis degil. Az kurcalasaniz basinda da bloglarda da bulabilirsiniz orneklerini herhalde.
YanıtlaSilBu arada, Necdet Sen boyle islere tevessul edecek birine benzemiyor. O 'baci'li hikayesinin kendisini gormemistim ama simdi palyacoya donusen bir takim eski solcu adamlarin hikayeleriyle temelde paralel oldugunu farzetmistim isittigimde. Oyle midir? Bilen var mi?
Hah aklima geldi, yahu Gulay Gokturk de o 'solcu' kizlardandi. Ferai Tinc da. Ardic'in yasina yakin olmalari lazim onlarin. Belki ses ederler.
YanıtlaSilHandan,
YanıtlaSil'Engin Ardic, peki, seni kim optu?'basligi koyacaktim, vazgectim.
Daha yenice, 68'in Kadinlari diye incecik bir roportaj kitabi okudum. Hepsi de, Engin Ardic'i tefe koyup sallayacak(baska bir deyim geldi dilimin ucuna da demiyim yine) cinsten kadinlar.
Bulent bey;
YanıtlaSilBu yazidaki 'solcu kizlar' yerine 'turbanli kizlar' koyup, Ozdemir Ince imzasiyla Hurriyet'te yayinlansa, ortalik neye donerdi cidden merak ediyorum! (Belki Emre Akoz ve Ardic gibiler bile ses ederlerdi)
Ses etmek ve tepki vermek icin, Ferai Tinc ya da Gokturk gibi solculuga bulasmis olmak da gerekmiyor.
Adamin kaleminden cidden pislik akiyor! Onu 'liberal aydin' statusune koyanlar bir kez daha dusunsunler lutfen.
YO hanim, gayet tabii. Bu simdi kizilan 'Cumhuriyet kadini' tipi icin atilip tutulmasi da belki bir acidan paraleldir. Onlarin da uzerine gidiliyor ama belki bu derece cirkin sekilde degil.
YanıtlaSilAdamin kaleminden cidden pislik akiyor! Onu 'liberal aydin' statusune koyanlar bir kez daha dusunsunler lutfen.
Solcularin iyice karaktersiz olanlarina ne olduysa bu adamlara da o olacak ileride herhalde. O zaman da baska etiketle baska maymunlar piyasaya cikip o etiketin arkasindaki fikriyati iyice mundar ederler artik. Itibar etmemek lazim bu insanlara.
Blogspot da engellenmis!
YanıtlaSilDNS ayarlariyla girilebiliyor ama soyle bir karar cikmis:
“Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.01.2011 tarih ve 2011/156 D İş sayılı kararına istinaden engellenmiştir"
YÖ hanım;
YanıtlaSildün zafer tarık tunaya'da "28 şubatta alevilerle sünniler yüzleşiyor" programını izledim.
konuşmacılardan biri: "çatışmaların ardında devlet var ama unutulmamalı ki, birine çökerken diğerini partner olarak kullanmakta zorlanmıyor. devlete partner olma..."dedi.
şimdi inşallah başkaları da yüzleşirler ama yüzleşirken umarım evvela kemalciliğin birinci ilkesi "zulmde eşitlik" le hesaplaşarak başlarlar.
şu mübarek günün anısına 'türbanlı kızlar' ın konmadığı neresi kaldıysa oraya da siz koyun da, bu monşer kültürünü temizlemiş olun hiç değilse böylece eşitlemek mukabilinde...
ben olsaydım bu çirkin örneği 'gibi'lemek için başka kadınları kullanmazdım; 'bağyan'dan daha az mı çirkin sayılır kategorize edilirse bilmediğimiz bir tasnif yöntemiyle?
konuşmacılardan biri: "çatışmaların ardında devlet var ama unutulmamalı ki, birine çökerken diğerini partner olarak kullanmakta zorlanmıyor. devlete partner olma..."dedi.
YanıtlaSilTalimat kulaga hos geliyor tabii ki.
Fakat, kimlerle partner olunacagini da soyleseydi keske.
şimdi inşallah başkaları da yüzleşirler ama yüzleşirken umarım evvela kemalciliğin birinci ilkesi "zulmde eşitlik" le hesaplaşarak başlarlar.
Biliyorum, dunyada ne kadar kotuluk varsa sebebi "kemalcilik"tir.
Mesela, Alevilerin Sunnilere 'duskun' demeleri, Sunnilerin de Alevileri dinsiz/zindik saymalari ve her iki grubun birbirlerinin kanini icse doymaz olmalari hep 1920'lerde baslar.
Hadi bilemedin, aralarinda MKA olmasa da, Ittihat Terakki'nin 1890'larda proto-kemalci olan Ishak Sukuti, Ibrahim Temo, Abdullah Cevdet, Mehmed Reşid ve Hikmet Emin isimli bes ogrenciye dayanir.
Bunlardir bu yapay catismalari cikaranlar.
Bundan once bu topraklar huzur ortamiydi.
Kitlelerin ve baslarindaki inanc onderlerinin hiiic dahli yoktur.
Degil mi?
ben olsaydım bu çirkin örneği 'gibi'lemek için başka kadınları kullanmazdım; 'bağyan'dan daha az mı çirkin sayılır kategorize edilirse bilmediğimiz bir tasnif yöntemiyle?
'Gibi'lemek konusunda marifet acisindan hic de eksiginiz yok bence.
Yanlis analizle, abes sonucara varmak acisindan da oyle.
budur!
YanıtlaSil'Seni kim opsun Engin Ardic'
CS Bey;
YanıtlaSilBenim ne demek istedigimi anladiginizi ama sirf kafanizda benimle ilgili cizdiginiz birtakim onyargilarinizdan dolayi dediklerimi carpittiginizi dusunuyorum.
Sadece sunu diyecegim, 'herkes kendine musluman', 'herkes kendine demokrat' ve 'herkes kendine liberal'..
YO hanim, yok, o degildir. Yumurtaya bogma tehtidini bir tarafa birakin, "Engin’e soruyoruz seni kimler öptü?" ile kastedilen sey de besbelli ki 'opmek' degil. Ece Temelkuran da baska seyler dese de aslinda 'sizin de dotunuz kocaman' mealli bir cevap vermis: Hem ayarları bozuk hem de şişmanlar herkesten!. Belki cevaplar boyle oldugu icin bu adamlar da oyle. Kendi seyircilerine de onlarin yaptigi hos gozukuyor. ('Ama o baslatti' mi denecek simdi? Siz nicin uyuyorsunuz?)
YanıtlaSilBen kendimi ayri tutmuyorum, herkes ne haldeyse ben de o haldeyimdir (belki maca gitmenin sabah ezani o atmosfere girmek demek oldugu zamanlarda mutemadiyen maca gittigim icin daha da beterimdir). O oyle de, bu islere kizacaksak tam neye kizdigimizi anlayip o kizilan isin gecer akce oldugu zeminden baska bir zeminde tepki verirsek belki bunlar duzelme yoluna girerler. Bu iste oyle olmadi.
Bulent bey;
YanıtlaSilInanin o iki adam uzerinde konusmaya bile degmez belki de. Simdiye kadar Ardic'in agzindan kimin hayrina dokunacak bi laf cikmis ki, simdi ciksin!
***
Gecer akce olacak zemin neresidir bilmiyorum ama, biz, gecen haftadan beri, yeldegirmenlerine tepki olarak, soyle bir hareketi destekliyoruz;
Defne Devrimi
Haberturk de, Engin Ardic'in baci yarasi belli oldu haberi yapmis.
YanıtlaSilHaberturk, katil kizi opseydi Ardic ossaat insan kesilirdi mi demis? Ne? Bence yazar sıçmalamış.
YanıtlaSilNihat Bey;
YanıtlaSilKadinlar ses etmeye devam ediyorlar. Nagehan Alci'nin yazisindan:
[..]Yıl 2004. O dönem bizim gazetede çalışan Şebnem İyinam'a bir röportaj veriyor Ardıç. Röportajda konu feminizme gelince şöyle diyor: 'Feminizm artık pasaklı, çirkin, kirli, ter kokan, bakımsız, pis ve lezbiyen kadınlarla özdeş olmaya başladı...'
Yine kadınlarla ilgili bir örnek daha. Bu kez feminizm ya da lezbiyenler değil, bugün zamanın ruhu gereği haklarını pek bir şiddetle savunduğu başörtülü kadınlardan biriyle ilgili. Örtüsü sebebiyle önce parlamentodan sonra da ülkeden kovulan Merve Kavakçı'nın o utanç verici günleri yaşadığı zamanlarda Kavakçı'nın parmak arası terliklerine kafayı takmış ve onunla ilgili şu satırları yazabilmişti: 'Merve'nin çıplak ayaklarını görünce, dedim ki içimden, kim bilir kaç aksakallı muhterem gece rüyasında, onun çıplak ayaklarının hayalini kurup asılmıştır...' ??
Sırf başörtülü olduğu için 'vatan haini' muamelesi gören, koskoca meclisin yüzlerce üyesi tarafından linç edilen kadınla ilgili Ardıç'ın aklına gelen bu yani: Ayaklarını görünce tahrik olan dedeler! Ne diyeyim, pes doğrusu! Daha doğrusu ne oldu da bu kadar kısa zamanda başörtülülere, dindarlara karşı pek bir saygılı oldunuz Engin Bey? [..]
Sirri Sureyya Onder yazisi:
YanıtlaSilDeli sevilir, densiz sevilmez!
Bakin cirkinlik nasil paslasma seklinde devam ediyor:
YanıtlaSilFikir diye dillerine doladıkları da artık ünlenen göbeğim. (Ruh hastası yahu bunlar! Sana ne benim göbeğimden? Nefessiz kalmaktan mı korkuyorsun? Evli barklı adamım. Gözüm dışarıda tiplerden olmadım hiç. Sen en iyisi vazgeç o hayalden.) (vurgu benden)
Duramiyor insanlar, o parantezi acmadan durmamis bu da. Bir girdabin icinde birbirlerini asagi cekiyorlar boyle iste. Burada oyuncu sadece ilk tepkiyi tetikleyenler de degil.
"...Yanlis analizle, abes sonucara varmak acisindan da oyle..."
YanıtlaSilgenellikle hoşunuza gitmeyen herşeyden kaçmanızı ve gövdenizin önemli bir bölümü açıkta bırakıp sadece kafanızı gömmeyi mümkün kılan akarsu kumu işlevi gören bu önermeniz; burda yorumlaştığımız zamanlardan beri sektirmeden tekrarladığınız ve dahi bundan ötürü sekterliğinize hükmettiğim bu durumla ilgili fazla yardımım olamayacak size. lakin, şu kadarını söylemeliyim ki, bu 'şahane üslup ve usulünüzle' engin ardıç'tan farklı olduğunuzu gösterecek bir kafa ve kalem hareketinizle de karşılaşmamış olmamızdır. bu da benden size dost işi bir yardım, bir iyilik sayın.
kemalciliğe gelince. burada alınganlık gösterebilecek bir müntesibi olmadığını düşündüğümden arkaik bir inanç gurusu örneği olarak zikrediyorum; ama üzüntü duyan varsa kaddafi olarak değiştirin siz adı geçen yerlerdekileri. nutuk geçen yerlere de yeşil kitap... değilmi ki hepsi benzer projelerin birer sonucu...acı birer sonuç. ne olup bittiğini, neye alet edildiğini hiçbir vakit anlayamayacak birer zavallı belkide, ihtiraslarının kurbanı...halkını bombalayan kaç kişi var şunun şurasında?
Basi acik kadinlar, perdesiz ev gibidir, ya satiliktir, ya kiralik! yazan, adam istifa etmis..
YanıtlaSilHep diyorum yine diyeyim, bu adam durustluk etmis, aciga vurmus. Dini dokuman okunan, konusulan sohbetlerde, bildigimiz kadin toplantilarinda da bu cumleler yillardir konusuluyor zaten.
Basi acik kadin, manavda sergilenen, uzerine sinekler konan dilimlenmis karpuza, kavanozu acik birakilan bala bile beznetiliyor:)
Daha kibar cemaatlerde, kadinlar mucevherdir, degerli mucevherler kadife kutularda saklanir, ortalikta sergilenmez, ya da, inciler de istridye kabugundadir, kadin incidir filan derler..
Bu adamcagiz da, kadinlari
gayrimenkule benzetmis, cok mu:)
Perdeli de olsak, tapulu ve nihai olarak, satilik, kiralik, ipotekli filaniz neticede!!
YO hanim,
YanıtlaSilHep diyorum yine diyeyim, bu adam durustluk etmis, aciga vurmus.
Oyle demedigini, kendisine komplo kuruldugubu filan soylemis ama?
Bulent bey;
YanıtlaSilKomplo kurulacak kadar onemli bi konumu yok ki adamin! Yine de o kadarini bilemem oturdugum yerden..
Ayrica, meseleye dusunce ozgurlugu kapsaminda bakmak da mumkun. Nihayetinde, adam olagandisi ve yeni birsey soyluyor degil. Daha once kapali kapilar ardindan soylenen seylerden birini, facebook sayfasina yazivermis:)
(Erkek kardesim de, 'kiz dedigin Istanbul gibi olmali, fethi zor, fatihi tek' der durur yillardir)
Ama adam, bir siyasi parti yetkilisi. Boyle mevki sahibi adamlarin dusunce ozgurlugu yoktur. Pardon duzeltiyorum: Dunyanin hicbir ulkesinde, boyle mevki sahibi adamlarin dusunce ozgurlugu yoktur. Baska deyisle, olaya dusunce ozgurlugu olarak bakilamaz. :)
YanıtlaSilOlagandisi dogrulari soyleyenlerden misiniz, olagan yanlislari tekrarlayanlardan misiniz?
YanıtlaSilNihat bey;
YanıtlaSilOlagandisi dogrulari soyleyenlerden misiniz, olagan yanlislari tekrarlayanlardan misiniz?
Insan oldugum icin, her ikisini de kâfi miktarda yapiyorumdur;)
Tuh simdi. Gevezelik etmisim, YO Hanim. O, ozel olarak size yonelik, yanit gerektiren bir soru degildi. Digeri tartisilabilir tabii.
YanıtlaSilNihat bey;
YanıtlaSilAma adam, bir siyasi parti yetkilisi. Boyle mevki sahibi adamlarin dusunce ozgurlugu yoktur. Pardon duzeltiyorum: Dunyanin hicbir ulkesinde, boyle mevki sahibi adamlarin dusunce ozgurlugu yoktur. Baska deyisle, olaya dusunce ozgurlugu olarak bakilamaz. :)
Ayni minvalde olamasa da, Rize belediye baskaninin, Kurd kuma onerisi de tepki aldi ve adamin dedikleri dusunce ozgurlugu(bence fantazi ozgurlugu tabii) kapsaminda gorulup, beraat etti.
Devlet onunde beraat etti, ama, millet vicdaninda ne kadar beraat etti tartisilir sanirim.
Bu adamin ki de oyle bir durum gibi. Mahkemeye verseler, dusunce ozgurlugu kapsaminda beraat eder/etmeli de degil mi?
(Partisi, cikarlarina zarar verecegi icin ve bosbogaz oldugu gerekcesiyle, kendisiyle ilisigi keser ayri mesele)
(Bir de, Konya'daki Ilahiyat prof. nun dediklerini, bir partili deseydi, o zaman dusunce ozgurlugu diyemez miydik?)
Nihat bey;
YanıtlaSilTuh simdi. Gevezelik etmisim, YO Hanim. O, ozel olarak size yonelik, yanit gerektiren bir soru degildi. Digeri tartisilabilir tabii.
Estagfurullah ne geveziligi, burada benden âlâ geveze mi var:)
ps:
YanıtlaSilHukuktan anlamam, beraat kelimesi yerine takipsizlik demek daha dogrudur sanirim. (Suradan)
http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=13.03.2011&i=308051
YanıtlaSilcemaatin yapılanmasına ve işleyişine ilişkin içeriden bir bilgi...memleketteki pekçok saçmalığın sebepleri de gün yüzüne çıkıyor böyle böyle; bunamanın toplumsal felaketlere yol açamasının laboratuvarı sanki ülke...
YO Hanim, o kimselerin hic birinin yargilanmasini veya savcilik takibine alinmasini tasvip etmiyorum. Boyle seylere elveren yasalar duzeltilmeli/kaldirilmali herhalde. Hepsini gectim, bunca gel-git bocalamadan sonra, en azindan keyfi uygulanmaya musait (veya oyle ugulandigi sabit) yasalara el atilsa(ydi) bari. Demesi kolay herhalde.
YanıtlaSilBenim guzel memleketimin zerzevati arasinda az bulunur sebzenin yaninda pek de guzel giden sazanlarimiz da olmasa tabii ki taamin tadi olmazdi..
YanıtlaSil'Her devrin adami' ama ne idugu beluruz tipleri bastaci etmelerini gormek de apayri bir lezzet katiyor:
"Çıktığımız bu yolda ilk olarak Memory Centers of America’nın Türkiye şubesini 25 Mayıs 1999’da İstanbul Bağdat Caddesinde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katılımıyla gerçekleştirdik."
Burada bashis gecen 'Memory Centers of America' isimli merkezin subesinin acilisini --devrin C. Bsk.-- Suleyman Demirel'e yaptirtmak tabii ki marifettir.
Ama, daha buyuk marifet 'Memory Centers of America' isimli (ABD'de zerre kadar varligi olmayan) dandik bir seyin Turkiye subesini (!) acmis.
O zaman sormak gerekiyor: TSK'da en dandik mesleklerden birisi olan psikiyatrislikte prof albay olmak kolay degil farkli marifetler gerektiriyor; yogun bir yalakalik lazim. Albay maasi ile mi cevirdi bu firildagi; yoksa baska seyler mi var?
Mesela, 'musluman doktor ve dahi mustazaf' ayagina yatarak, yeni yetme zengin 'musluman'larin aniden para gormesi sonucu kuma ustune kuma almalari yuzunden depresyonlara giren eski/onceki eslerini sogusleme piyasasinda yer kapmak ve gundemde kalip carki cevirmek icin mi ortaliga cikip duruyor ikide bir?
Her ne ise..
Asil onemli olan, sazanlari ayiklamak konusunda yardimci olmasidir --ki, bunu iyi yaptigini teslim etmem lazim.
o kimselerin hic birinin yargilanmasini veya savcilik takibine alinmasini tasvip etmiyorum. Boyle seylere elveren yasalar duzeltilmeli/kaldirilmali herhalde. Hepsini gectim, bunca gel-git bocalamadan sonra, en azindan keyfi uygulanmaya musait (veya oyle ugulandigi sabit) yasalara el atilsa(ydi) bari. Demesi kolay herhalde.
YanıtlaSilEvet, bence de, demesi kolay..
Her ulkenin/cografyanin hassasiyetleri farkli.
Burada soylenen bazi seyler ABD'de hic kimsenin kaale dahi almayacagi sozler olabilirken, burada hic kimsenin onemsemeyecegi lakirdilar oralarda suc olabiliyor.
Burayi buranin olcusuyle degerlendirmek daha dogru bence.
EA bey,
YanıtlaSilSuymus o adam. Ben bir sey diyemiyorum -- cumhurbaskanlari meclis baskanlari filanla dolasabilenler icin denebilecek seyler degil aklima gelenler.
Burada soylenen bazi seyler ABD'de hic kimsenin kaale dahi almayacagi sozler olabilirken, burada hic kimsenin onemsemeyecegi lakirdilar oralarda suc olabiliyor.
Orada 'suc' olan lakirdilar hangileridir? Yani su lakirdileri edenlerin pesine savcilar duserler seklinde bir sey var midir?
Suymus o adam. Ben bir sey diyemiyorum -- cumhurbaskanlari meclis baskanlari filanla dolasabilenler icin denebilecek seyler degil aklima gelenler.
YanıtlaSilArtik keser de sap da dondu. Bu 'devir'de sirin gorunmek gereken kitle farkli artik: "'Musluman'larin hassasiyetleri"ne borazan olmak, olur gibi konusmak prim yapiyor. Primi de tabii ki 'Musluman'lardan topluyor.
Orada 'suc' olan lakirdilar hangileridir? Yani su lakirdileri edenlerin pesine savcilar duserler seklinde bir sey var midir?
"Hate crime" generally refers to criminal acts that are seen to have been motivated by bias against one or more of the types above, or of their derivatives. Incidents may involve physical assault, damage to property, bullying, harassment, verbal abuse or insults, or offensive graffiti or letters (hate mail).
Batida 'Nefret Sucu' diye bir sey peydahlandi; her ulkede ve cografyada ayri/farkli degerlendiriliyor. Kimisinde, kimi zaman, fikir beyan ozgurlugu, basin ozgurlugu filanla gecistiriliyor (bkz., mesela, 'Muhammed Karikaturleri'); kimisinde de oyle degil, savcilar pesine dusuyor veya --farkli enstrumanlarla-- soyleyen alasagi ediliyor.
'Kanun' olarak boyle muglak olmasi bir yana, sizinle 'suc' kavrami uzerinde de anlasabilcegimizi sanmiyorum. Bugune kadar anlasamadik cunku.
Siz, kitabi bakarak, "suc, eger kanunda tariflenmisse 'suc'tur" diyeceksiniz sanirim; halbuki, ben, yazili olmayan kanunlarla ve bir sekilde cezalandirilmis olan kisinin de zimnen 'suc islemis' addedildigini dusunurum.
'Ceza'sinin da, illa, uniformali kisiler tarafindan verilmis olmasi gerekmiyor; cezalandirilmis ise 'suc' islemis sayildigini anlarim; cezanin haksiz oldugu gerekcesiyle otomatik olarak devreye girMEmis olan uniformalilarin da bu ceza vermek islemine zimnen katildigini farzederim.
Ayfer Iklim Bayraktar, Deniz Baykal, Kemal Kilicdaroglu, AKP'deki buyuk balik; yatak odalari muhabbetleri gibi onemli konulari bir yana birakip luzumsuz konulara kafa yordugu icin ozur dileyen birisini okudum. Gulmedim, ama tebessum de etmedim diyemem.
YanıtlaSilHa, tabii ki Ibrahim Tatlise'in vurulmasi da onemlidir ve ulkece matem havasinda butun televizyonlarin o konuya odaklanmasi gerekir.
orduevi cemaatinin içeriden ifşasından sonra, cemaatin yayın organlarından odatv'nin kirli pazarlıklarına bir örnek logar kapaklarının açılmasından sonra iki oldu...
YanıtlaSilhttp://www.gazeteciler.com/gundem/seven-nisanyandan-oda-tv-bombalari-31817h.html
http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1187090030&news_code=1300104641&year=2011&month=03&day=14
YanıtlaSil