Yılın insanı

TIME Dergisinin anketinde, Basbakanimiz ikinci siraya dusmus, 'hadi kurtaralim' diyecem de, Julian'a ayip olacak..

Hem basbakanimiz gonullerde 'yuzyilin insani' oldugundan, (hem de yakin zamanda Libya'da kendisine 'Kaddafi Insan Haklari'(!)  odulu de verildiginden), bence cok da uzulmez ikinci olduguna..

O yuzden, hadi oylar Assange'a..

Suraya TIK..

17 yorum:

  1. [Konuyla laakasi yok gibi gorunebilir.]

    Bulent bey,

    Gecen gun kol saatimin kaucuk kayisi koptu --Casio'nun bu derdi var; benim kolumda senede bir kopar bunlar.

    Daha kaliteli bir saat bakayim dedim; bir tane buldum galiba. Amazon.com'da kullanici yorumlari da hayli sitayiskar duruyordu --okumanizi tavsiye ederim.

    Hemen bir tane siparis vermek uzereydim ki, aklima siz geldiniz: Belki siz almak istersiniz; kabalik etmis olmak istemem. Bir tane kalmis ellerinde cunku.

    Almayacaksaniz, haberim olsun.

    YanıtlaSil
  2. Pardon. Linkin vermegi unutumusum: http://www.amazon.com/Zenith-96-0529-4035-Tourbillon-Titanium-Chronograph/dp/B001K3IXW8

    YanıtlaSil
  3. EA Bey;

    [Konuyla laakasi yok gibi gorunebilir.]

    43 bin dolarlik saati hatirlattiniz bana gece gece:)

    Ayrica 43 bin dolar dedigin nedir ki; mesela Cem Uzan basbakanimiz olsaydi boyle paralarin lafi bile olmayacakti..

    YanıtlaSil
  4. PS:

    ben yorum yazarken, yukardaki link yoktu valla:)

    YanıtlaSil
  5. Bulent MurtezaogluAralık 07, 2010

    EA bey, Allah iyiliginizi versin. Ustelik de pek cirkinmis.

    O $43K'lik saati acaba kosa kosa ABD diplomatlarina yetistiren olmus mudur? Bakalim.

    YanıtlaSil
  6. Ekran fotosunu dun gece almistim, bir gecede Assange'in oylari 215.455'ten, 244.714'e cikmis..


    Tayyip beyinkiler ise; 211.597'den 217.081'ye..

    Fethullah hocayi yuzyilin entelektueli yapan sakirdler, neredesunuz?

    YanıtlaSil
  7. Bulent MurtezaogluAralık 07, 2010

    YO hanim, bence Assange uzerine odaklanilarak cok yanlis bir is yapiliyor. Burada asil isi goren o belgeleri sizdiran (ve basini belaya sokan) adam. Dagitim kanali bir site olmak zorunda degildi -- simdilik -- baska imkanlar da var. Zaten sigorta diye dagitilan sifreli dosya P2P ile dagitildi. Wikileaks'in sizdirma/yayma isi uzerindeki kontrolu ve yavas yavas ne sececeklerine karar vererek yayin yapmalari da hos degil. Yani burada kendisi 'sizdirma'ya muhatap olacak ikinci bir odak yaratilmis oluyor (sigorta dosyasinin sifresi mesela, veya yarin ne aciklayacaklari). Bizim kamuoyu zaten karanlikta bu konuda cunku kanaat onderi pozundakiler cehalet yayiyorlar[1] ve haberin arkasi dolsun diye verilen tercumeler biraz yetersiz kaliyor[2]. Yabancilar da daha iyi durumda degiller gibi gozukuyor ama yetisip bakamadim. Insanlar heyecanlaniyorlar fakat ne bileyim fesmekan Avrupa ulkesinin kralicesinin donu gozuktu resmi cekildi filan turunden bir heyecan ve Assange/Wikileaks odakli.

    [1] Problem su, eger itimad ettiginiz insanlar size birkonuyu anlattiklarinda anladiginizi dusunuyorsaniz, artik 'bunu anlamaliyim' diye bakinmayi birakiyorsunuz. Anlamadigimizi bildigimiz seyleri anlamaya calisiriz, anladigimizi dusunduklerimizi degil. Internet icin TV reklami agziyla 'artik her sey degisti' filan demeyi seviyor insanlar ama 'netin yapisi mutemadiyen bozulmaya calisilirken o yapinin ne oldugunu anlayip anlatamiyorlar. Bunun benzerini site kapatilmasin sadece o sayfaya sansur gelsin filan diye son derece kotu bir seyi daha iyiymis gibi isteyenlerde de gorduk. Baskici/kontrolcu taraf ne istedigini biliyor, orada bir problem yok. Asil obur taraf kafa karisikligindan kendi istediklerini zannetikleri seye zarar veriyor.

    [2] Bugun Radikal'de cikan su haber mesela. Turk okuyucu 'Pentagon Belgeleri' denen seyi bilemez, neden bahsedildigi dahi acik degil. Halbuki o karsilastirma cok onemli. Suraya bakin: Pentagon Papers.

    YanıtlaSil
  8. Bulent bey;

    Pentagon Belgeleri meselesini bilmiyordum, tesekkur ederim.

    BBC Turkce sitesinden, Radikal'de bahsedilen roportajin tamamini da okudum.

    Chomsky, sonunda wikileaks'i cok da ciddiye alMamak gerektigini imâ ediyor sanki.

    [..]SELİN GİRİT: Siz bundan 40 yıl önce Pentagon Belgeleri'nin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştınız. Şimdi geriye dönüp baktığınızda iki olay arasında bir benzerlik görüyor musunuz?

    NOAM CHOMSKY: Çok değil... Pentagon Belgeleri'nin basına dağıtılmasında rol aldım, evet. Daniel Ellsberg ve Tony Russo'nun arkadaşıydım. Bana belgelerin kopyalarını vermişlerdi. Onlar gizlenirken, ben belgeleri basına dağıtıyordum. Pentagon Belgeleri çok farklı bir olguydu. Öncelikle, bir tarihi yansıtıyorlardı. 1940'dan 1968'e kadar planlama konularına, dışişleri bakanlığının, hükümetin düşünüş şekline derinlemesine bir ışık tutuyorlardı. Bunlar, hükümetin ne düşündüğü, ne yaptığı, halktan neleri gizlediği gibi konularda çok değerli bilgiler sunuyordu. Yani çok önemli, tarihi bir kaynak sunuyorlardı. Wikileaks'in bu belgeleri sızdırmış olmasından belli bir memnuniyet duyuyorum tabii. Ama nihayetinde diplomatların birbirlerine söyledikleri şeyler kadar değeri var bu belgelerin. Büyük bölümü de aslına bakarsanız, dedikoduya dayanan şeyler...[..]

    YanıtlaSil
  9. Bulent MurtezaogluAralık 07, 2010

    YO hanim, anlatabildim mi nicin tercume islerinin bazen zararli dahi olabiligini? Radikal haberindeki tek ipucu 'Pentagon Belgeleri' yazilirken 'B'nin buyuk harf olmasi, baska bir bilgi yok. Halbuki o zaman olanla simdi olan arasinda bir tur parallellik var. Chomsky benzerligin onemli olmadigini vurguluyor ama sizma/dagitim acisindan bakilirsa baska yerelere varmak da mumkun. (Mesela 'net olmadan basin araciligi ile yapildi o is. Bugunku teknoloji bize ne getiriyor? Ne kadarini kullandik? Temelde bir degisiklik sagladi mi?)

    Ellsberg ortalikta ve arada sirada konusuyor bu arada. [Galiba] Seyrettigim bir sohbetine link vereyim.

    YanıtlaSil
  10. Bulent MurtezaogluAralık 07, 2010

    YO hanim, Karagul'un bahsettigi haberin linki var mi? Baska bir baglamda sizin de farkettiginiz gibi o gazete haber yaparken sapitabiliyor. (Ne bileyim XXX konusunda korkunc seyler oluyordur ama dedikleri ve resimlendirdikleri sey olmamistir mesela. Bunu Turkiye baglaminda da goruyoruz. 12 Eylul'de korkunc seyler oldu ama Eral Eren'i idam etmek icin yasini buyuttukleri dogru degil mesela bildigim kadariyla. Guneydogu'da da bilmemkac turlu fenalik oluyordur ama mesela o kizcagiz havan atesi ile olmamistir belki. Bunlari dediginiz/sorguladiginiz zaman size gaddar hain kotu bilmemne muamelesi yapilir, halbuki siz dogrusunu ariyorsunuzdur.)

    YanıtlaSil
  11. Bulent MurtezaogluAralık 08, 2010

    Sevimli dedik ama iste SSO da boyle seyler yapiyor:

    Bu da bir ananın, babanın evladı” demeden vurduğun gençlerin içinde senin kardeşlerin var. Herkese eşit eğitim hakkı istiyorlar. “Bunun bana ne zararı var?” diye bir an olsun düşünmez mi insan?!
    Senin meslekteki büyüklerin, vaktinde aynı talepte bulunanlara aynı zulmü uyguladığı için, sen doktor değil de polis oldun. Bunu da aklının -kaldıysa eğer iğdiş edilmeyen bir yeri- aha işte oraya yaz!


    Bunlar kulaga hos geliyorlar ama ne polisin vazifesi kendisine 'dagit' yahut 'yakala' denen insanlarin sloganlari isime gelir mi diye bakmak, ne de 70-80lerde solcu insanlar ezilmeselerdi bugun polis olanlarin doktor olduklari bir dunyaya varacaktik.

    Insan dovmeyin demek cok mu zordur? Nicin dovulenin bir sekilde 'iyi' olmasi, yahut dovenin bir sekilde dovulenin sinifi/geliri ile alakali olmasi gerekiyor?

    Bunu hapiste hasta olan insanlar icin de konustuk. Devletin sorumlulugundaki hasta insana insan gibi davranilir ve bakilir demek icin o hastanin kahraman veya sucsuz olmasi gerekmiyor ki? Bunlari insanlarin aklina sokmak de bir nevi kotuluk cunku ayni dusunce kalibi 'kotu' mahkumlara eziyet edilebilir, istedigi sey fena olani polis dovebilir filan seklinde de okunabiliyor.

    YanıtlaSil
  12. Bulent bey;

    haklisiniz, sacmalamis bence! Polis memuru ne yapsin, emir kulu dedigimiz taife onlar da iste..

    YanıtlaSil
  13. Bulent MurtezaogluAralık 10, 2010

    Su yazi daha makul. Ne SSO gibi dayak yiyenlerin iyi seyler isteyen taraf oldugunu iddia ediyor, ne AKP'ye toz kondurmamak isteyenlerin cocuklari aptal/esek/hain/terorist vs. gosterme cabasina yardim ediyor. Surasi olmamis bence yalniz:

    Ha! Bakıyoruz, öbür taraf da hazır. Rolünü öğrenmiş. Öğrenmesi gerektiği gibi değil, gerekmediği gibi öğrenmiş. “Benim polisim haklıdır” diyor, provanın şimdiye kadar bize seyrettirilen kısmında. Oysa iki gün önce o görüntüleri de seyretmiştik. Örneğin, tekme atan polisleri! Polis tekme atmaz. Polis derdest edip etkisizleştirebildiği birine yere yatırmışken yaradana sığınıp cop savurmaz. Polis bu anlamda, tutkuları, inançları, buna benzer bir şeyleri olan, bir taraf değildir. Polis, “şunlar bir şey yapsa da ‘Ya Allah’ deyip girişsem” diye durduğu yerde eşinmez. Polis anonim, duygusuz ve düşüncesiz bir makinedir o kadar.

    "Yapmamalidir" yerine "yapmaz" demek, "olmamalidir" yerine "olmaz" demek biraz "asker acikmaz" filan demek gibi. Bu makine polis modeli de pek ideal bir sey degil. Ben Belge'nin bir suru kitabina baktigim icin bunu kastetmeyecek biri oldugu kestirebiliyorum biraz belki ama yazmasi da hos degil. Poltikacinin eline insani kusurlari olan araclar vermek tikir tikir isleyen makine vermekten daha iyi olabilir. Bu iste rahatsizlik veren sey kusurun aldigi sekil ile ilgili.

    YanıtlaSil
  14. Bulent bey;

    Emre Uslu, 32.gun'de suna benzer seyler soyledi: (aklimda kaldigi kadariyla)

    'polisin bilincaltinda, 70'li yillara dayanan travmalar yuzunden, solcu korkusu var'

    Az cok hepimiz biliyoruz, o yillarda, polis ikiye ayrilmis ve pol-der, pol-bir filan olmuslar.

    Ben acikcasi simdiki yeni nesil polisler arasinda solcu zihniyette bir grubun bulunduguna hic ihtimal vermiyorum.


    Belge'nin diger yazisindaki su satirlar da buna isaret ediyor aslinda..

    [..]Bir süreden beri gazetelere ya da televizyondaki görüntülere baktığımda, şimdilerde kılığı da, adı da (“Robokop” mu deniyor, ne?) değişmiş, ama aynı işi yapan bu adamlarda, o aynı “ideoloji”yle davranma kalıplarını görüyorum. “Vay, sen benim aslan gibi başbakanıma hakaret etmeye mi geldin? Bak nasıl gösteririm ben sana!”[..]

    Polis dedigimiz insanlarin cogu; issiz universite mezunu insanlardan olusuyor. Yani bir matematik mezunu, fizik mezunu, issiz kaldigi icin gidip polislik sinavlarina girebiliyor..(kolej mezunlari ayri)

    Bu yuzden, yazinin devaminda bahsettigi ve eski tip polisle yenilerini medenilik acisindan kiyaslamasi ve yenileri daha medeni bulmasi da biraz da bu yuzden..

    sonra;


    [..]Demek ki her yerde olduğu gibi burada da “eski” ile “yeni” arasında uyuşmazlık, gerilim, hattâ “çatışma” var. Bir yığın kolu dalı olması gereken bu kurumda bir yörede yer alanların eğitimi vb. öteki yöredekilerle hiç örtüşmeyebiliyor.[..]

    diyor ve kendi karsilastigi medeni polislere ragmen bunlarin nasil boyle vahsi olduklarina boyle bir izah getiriyor.

    Halbuki, sunu acik acik soyleyemiyor.

    Polis artik, nurculardan, ulkuculerden ve apolitik insanlardan muphem bir olusum.

    Nurcu bir komiserle, ulkucu bir komiserin, sozkonusu eylemcilere karsi tavrinda uygulamada fark var midir, varsa nasildir, keske Binnaz Toprak gibilerin imkani olsa da bi istatistik sunabilse..

    Ben Gorukle kampusunde, jandarmanin sagci ogrenci dovdugunu hic gormedigim halde, bilakis, solculari sagcilarla birlikte hirpalarlardi.

    Cok uzattim, sunu demek istiyorum, bence eylemciler sagci olsalardi, polis bu kadar sert davranmazdi!

    YanıtlaSil
  15. Bulent bey;

    Karagul'un bahsettigi haberin linki var mi? Baska bir baglamda sizin de farkettiginiz gibi o gazete haber yaparken sapitabiliyor.

    demistiniz ve ben link bulamamistim.

    Yalniz su birkac gundur o gazetede bu baglamda birseyler oluyor gibi. Tam olarak anlamasam da, Fehmi Koru gazetesine tavir koymus ve beni aklamalisiniz diyormus ve bu yuzden de yazmiyormus soylentileri geziniyor..

    [..]GAZETECİLER.COM - Fehmi Koru ile Yeni Şafak arasında ciddi bir kriz yaşanıyor. Koru 2 gündür yazı yazmayarak krizi daha da büyüteceğinin sinyalini verdi. Krizin perde arkasında Edelman meselesi var.

    Gazeteciler.com dün Fehmi Koru'nun yazı yazmadığını duyurmuş, bugünde köşesini boş bırakabileceğini haber vermişti.
    Dediğimiz gibi oldu.
    Fehmi Koru bugün yine yazı yazmadı.

    Peki neden?
    Koru ile gazetesi arasındaki krizin perde arkasında ne var?

    Gazeteciler.com'un öğrendiğine göre krizin temel nedeni Edelman meselesi. Hatırlayacağınız gibi gazeteciler.com yazarı Cenk Açık, Fehmi Koru ile ABD'nin eski Ankara büyükelçisi Edelman arasındaki "yazar kellesi pazarlığını" gün yüzüne çıkarmıştı. Fehmi Koru bu olayla ilgili tek "sessizliğe" bürünürken, olayın muhatabı olan Yeni Şafak yazarı Edelman döneminde yaşananları doğrulamıştı.

    BENİ AKLAYIN İSTEĞİ

    Yeni Şafak'ta Fehmi Koru'nun çıkarttığı krizin nedeni işte bu Edelman meselesi. Gazeteciler.com'a gelen bilgileri göre Koru, gazete yönetiminden "kendisine sahip çıkılmasını ve bu konuda onu aklayacak bir tavır konulmasını" istemiş.

    Yeni Şafak'ta 2 köşesi birden olan ve dilediğini yazma hakkına sahip bulunan Fehmi Koru'nun bu isteğine gazete yönetimi yanıt vermemiş. Koru'da bunun üzerine yönetime tavır koyarak yazı yazmayı bırakmış.[..]

    Ne pis isler!

    YanıtlaSil

If you’re reading my blog, you’re probably not incredibly famous, though.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...