İsmet Özel'in Anadili

Her yil dikkat cekecek birseyler soyleyip, oyle ya da boyle haber olan (buyuk sair) Ismet Ozel,

Kürdleri ignelemek bâbinda oldugunu tahmin ettigim (muzipce) birseyler soylemis.

İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel, "Biz de anadilde eğitim istiyoruz" dedi.

İstiklal Marşı Derneği’nce düzenlenen tartışmalı konferansların üçüncüsü Ankara’da gerçekleştirildi.Toplantıda ilk konuşmayı İstiklal Marşı Derneği Genel Başkanı İsmet Özel yaptı.

Konuşmasında Kürtlerin anadilde eğitim taleplerine de değinen Özel şöyle konuştu:

“ Müslümanların anadili Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu dildir. Bir Müslüman için başka bir anadil söz konusu olamaz. Bu dil Hatice anamızın, Aişe anamızın, Fatıma anamızın konuştuğu lisandır. Bu manada biz de anadilde eğitim istiyoruz.”
Bunlari dedikten sonra, solcu zamanlarina ait guzel siirlerinin hukmu kalkmis olur mu, siirlere bu tur misyonlar yuklemek de dogru mudur tartisilir ama, ben de onun gibi muziplik yaparak onun en sevdigim siiri olan ve ne zamandir okumadigimi farkettigim,  

İçimden Şu Zalim Şüpheyi Kaldır Ya Kendin Gel Ya Beni Oraya Aldır ' ini,  google'a rica edip kendisinin ana diline cevirttim..

Anca su kadar becerebildi..Evet, Ismet Ozel'in anadilinden okuyoruz, buyrun:
إزالة شبهة القاسية على لي في هناك ، إما Kendin تعال يا لي emove
من خلال ايجاد الشجاعة لثني فمه
افتتح المطر يصل إلى إنشاء susayışlar yürekte العرق
وقد تعثر امام براعم الأطفال
وقد مات منذ بضعة يصرون على أن تتنافس
يشفق عليها مع مساعدة من عالمنا.

العالم. يقف على أكتاف عارية.
اعتاد الجميع إلى رحم bersalarla العالم ağulanmış
تقبل الضيقة
بالإهانة لأن havsalamın
لم يكن لديك القدرة على تحريك بعض الأشياء.
أولا ، عامل مضاعف Gümrah عنة قلبي
بعد التعرف على kaygulu قلبي الأنهار Gümrah
لا لا اعتقد heyulası المياه Styks
إذا كانت سحابة المتداولة في جسم هذه الخيمياء ،
عمر الغضب قليلا قليلا وحزين
أضعاف بحيث طلبت النيابة Hisab katındayım
بالجير المنازل ما يجري ولد
ما البرية الطموح لعقد اليدين
يتم إنتاجها في مصانع القاهرة ما لا تنقطع
أحب ارتفاع iştihasıyla العملاقة
بما يكفي لتلبية.
الناس
أصم الأذن إلى نسج العالم الذي قطع
فسيحة وهائج أن العديد alınlarda
هناك ملموسة درع kulluğun الآلهة
هيكل عظمي من أسلاك الصلب وbaruttan çatılınca
dayanınca أحد المعابد في بلدي
وedasıyla مارتن المحتضرة
عندما تحدثت مبهم uğultudan
المرأة حقا doğurduğuna
لا أعتقد أنه عندما يطبق على التربة
في الحالات وقد لطيفة حليم kavrayamam
بينما الحديد يذوب في حرارة مقطع لفظي رأيت
السماء هي silkinen bölünce الجوز
لقد سمعت المدخن عاء من الماء وقال لي مرحبا ،
سمعت المطر gövdemden ağdığını.

كنت kıvrımdan تكون صغيرة ، مقطع واحد
خيمة لخلق واحة من الحب ليس حبا
تكون الأغاني غيوم عائمة في ذهني
بدأت برسالة اخماد الحريق من قبل
لدي حجم الشعر ، وأنا مستعد للتكفير
حزين جدا
أن وقوع الحزن باسم بشرتهم.

(1975)


عصمت الخاصة

54 yorum:

  1. yok say ilgilenme! ilgi çektikçe böyle devam edecek etiyle kemiğiyle

    YanıtlaSil
  2. Ah Handan, o dedigini yapmak isteyip de yapamadigim oyle cok insan var ki!

    haklisin netekim..

    YanıtlaSil
  3. Bu da ilginc bir siir/sair hikayesi..

    YanıtlaSil
  4. Salak.Aklin sira sairle alay ettigini san.Adamin simsegi atlattigini bile kimse gormemis. Sen kim oluyorsun salatalik.Kesme seker.

    YanıtlaSil
  5. Hay Allah!

    Hiyar yerine, 'salatalik' diyecek kadar kibar birine ben ne cevap vereyim simdi burada?

    YanıtlaSil
  6. Meseleye yukseklerden bakan yuksek topuklu ablamiz yukseklerde yalniz hiyarin ucunu gordu anlasilan.

    Turkcenin Islam dili olusu sen ispat ettin bile.

    Hay Allah.

    Hay Allah (cc reiz cc) nin bir sifatidir.
    Bu bicilen, yasaklanan, pacavra haline getirilen turkcemizin kalintilaridan.
    He bu arada bu da tuzunuz.Buyrun.

    YanıtlaSil
  7. Adsiz bey/hnm;

    'Salak' oldugumu sikca ben de tekrar ederim kendime, yani o lafa itirazim ya da alinganligim sozkonusu degil de, burada salaklik eden bu kez ben degilim, sizsiniz gibi sanki!

    Ben Ismet Ozel'in zekasinin gayet iyi farkindayim ve ona salakca yazi dosenerek degil, muzipce gonderme yaptim, bundan niye rahatsiz oldunuz siz sahi?

    YanıtlaSil
  8. Korkmayin, ismin Nihal degil.

    Ofkem ciddiyetinize degildi zaten.Ofkem zihni bulandiran, hakikati gozleyen bir uslupla daha dogurusu uslupsuzlukla yarim agiz bir seyler gevelemeniz.

    Zekadan cok daha fazlasi var Onda. Mesela simdi nasil gozlerinin felfecir oldugunu sen daha bu mizaci edinmeden haber vermisti.

    Rahatsiz olmama gelince. koynumum bos kalmasindandir...

    YanıtlaSil
  9. Adsiz bey/hanim,

    Turkcenin Islam dili olusu sen ispat ettin bile.

    Turkcenin neyin dili oldugunu kim ispat etmis ben pek anlamadim; ama, galiba zat-i aliniz Ismet Ozel'e ozel bir yakinlik besliyorsunuz.

    Eger oyleyse, Ismet Ozel'in cumlesinde tam olarak ne kasdettigini anlamak acisindan yardimci olabilir misiniz?

    Bu dil Hatice anamizin, Aise anamizin, Fatima anamizin konustugu lisandir.

    'Hatice anamiz' ve 'Aise anamiz' laflarini anliyorum; bu hatunlar baska kimseyle evlenmediklerinden, ya biri ya da oteki 'anamiz' kabul edilebilir pekala.

    Bu da, butun muslumanlari ortulu 'seyyid' yapar --Peygamber de 'baba' sayilir.

    Buraya kadar sorun yok.

    Fakat, 'Fatima anamiz' deyince isler biraz karismiyor mu?

    'Fatima anamiz' dediginiz kisi Peygamberin kizidir da.. ondan karisiyor isler..

    Ortulu seyyidlik iddialari yetmiyormus gibi, tutup bir de butun hikayeye fucur imalari karistirmak sizce de dogru mudur?

    YanıtlaSil
  10. Adsiz bey/hnm

    koynumum bos kalmasindandir...

    Anladiysam arap olayim gibi simdilerde fasistce bulunan bir laf etmek zorundayim! (O ustte yazdiginiz simsek meselesini de anlamadim, e salaklik zor tabiî)

    Baktim, googleda 'Ismet Ozel' yazarak bu bloga dusmussunuz, yani, "yoksa O'musunuz?" diyecektim nerdeyse:)

    YanıtlaSil
  11. Hangi coplukte geziniyorsunuz anlamadim.Vucut isisinin yukselmesinden oluyor galiba. Neyse lutfedip meseleyi azicik izah edeyim.

    Guzel Turkcemiz henuz daha guzel iken, lisanimiz Islam itikadinin bir aksi idi. Evvel zaman icinde, daha yasaklanmamisken lisanimiz biz hep sasirinca "hay Allah" diyorduk. Sonra "oha falan" oldu nesil.

    Eger cirkeflesecekseniz ben de girecem konuya "ana"dan.ha ha.

    YanıtlaSil
  12. Beni hakli cikarmaktaki israrinizi anlayisla karsiliyorum. Bakiniz gozleriniz nasil da velfecir olmus.Google falan asmissiniz olayi.Tebrikler.

    Ama mesele o degil yegen. Mesele sen de degilsin.
    Mesele uslupsuzlugun da degil. Mesela o ucuz yarim yamalak mizac. Kotu bir karikatur gibi.

    O anlayamadigin seyleri de bi sor bakalim google amcaya ne diyecek sana.O ne derse dogrudur.Amen.

    YanıtlaSil
  13. Adsiz bey/hnm;

    Enel Alem beyin size yazdigini okudunuz mu?

    Burada usûl; sizli bizli beyli hanimli hitaplarla konusmaktir, belirteyim.

    Cirkeflesmek de tarzimiz degildir!

    YanıtlaSil
  14. Adsiz bey/hnm

    Google falan asmissiniz olayi.

    Elbette nereden geldiginizi merak ettim, aklima twitter geldi, yanildim.

    YanıtlaSil
  15. iri okceli hanimdan ozur dilerim. Araya sapkali, alem bir hayvan i natik karismis.Farkedemedim.

    "Hay" bir sifattir. Sifat ismin onune gelmistir. Isim "Allah"tir.

    Itikadi olarak Allah'in diri oldugunu ikrar ettiniz. Farketmediniz.Cunku bunu size farkettirmemeye gayret etti koleler.

    Boynundaki zincirler elbiselerinin askiliklari gibi seffaf. Farkedemediler o yuzden. Attila Ilhan bile olmeden anladi o hatayi. Dil dedi.Degistirilmemeliydi dedi.

    YanıtlaSil
  16. Adsiz bey/hanim,

    Araya sapkali, alem bir hayvan i natik karismis. Farkedemedim.

    Farkedemediginiz tek o olsa keske..

    Necip Fazil'in alamet-i farika lakirdilarini lingua-teolojik yavelemelerinize cerez edip ipe sapa gelmez seyler soyleyeceginiz yerde, asil meraminizin ne oldugunu anlatsaniz belki size bir faydamiz olurdu.

    Nedir sizi rahatsiz eden?

    Arapca ve Farsca terkiplerden gecilmez olmus, 'Ulu Hakan' Abdulhamit 'Han'inizin da Enver Pasa'nizin da sikayet ettigi bir dili birileri almis yontmus biraz.

    Bu mudur meseleniz?

    Eger oysa, kolay: Sevmediginiz kelimeleri kullanmazsiniz; hay huy ile karmabulasik malumatfurusluk triplerinizi yazarsiniz.

    Okuyan bulursaniz, ne ala.

    Bulamazsaniz, gecmis ola.

    YanıtlaSil
  17. did my words break your bones darling?
    I didn't intend to do so.

    Do you want the ground to open up and swallow you?

    YanıtlaSil
  18. Mazlumlari kolla ayol sen de biraz fingirde.

    Dilde sadelesme ile Turkce'nin koku kazinmis durumdadir.1929 yilinda itibaren kamusumuz tecavuz ettiler. Hudutlarimiza girildi ve sinirlarimiz oldu. Maceraci bir nesil ortadan kalki ve yillarca guliverin seruvenlerini dinledi genclik.

    Turkiye olarak yapmamiz gereken bir sey var ise bu da dilimizi geri kazanmaktir.

    Did u get it mate?

    YanıtlaSil
  19. Adsiz bey/hanim,

    Turkiye olarak yapmamiz gereken bir sey var ise bu da dilimizi geri kazanmaktir.

    Did u get it mate?


    S/he can also utter words in English...

    Wow!

    Let's see what've got here?

    Am I impressed or am I impressed!

    After all, it isn't often one encounters a pseudo-intellectual (nut)case trying to pass as someone with a clue.

    Fail.

    YanıtlaSil
  20. A sotte question point de réponse

    YanıtlaSil
  21. EA bey;

    Hz peygamberin soyu, kizindan yurudugu icin, genelde ona anamiz deniliyor.

    Kizilbaslar konusunda okurken, deyislerde bolca rastlamistim Fadime anamiz lafina mesela.

    YanıtlaSil
  22. Ha ha ha.

    Here I come ulan, dedim; ben varım iste, here I come .Come come come.
    Henry, why are you here?

    tuz bulmus salatalik gibi sevindirik oldunuz hemen.
    bakin sizin de gozleriniz velfecir olmus hemen.

    " Aklı dinçlik çağına demir atan insanın
    Gözleri vel fecr okur
    Gözleri kahverengidir karadır elâ çakır
    Bağdaş kurarken bile bu gözler hazıroldadır
    Ağzı nerededir tabiî ki kulaklarında"

    Nukteyi anlayamayinca nukte olmussunuz.ha ha ha.

    YanıtlaSil
  23. CS beyin gozunu seviym:))[kulaklari cinlasin]

    Bi daha kesinlikle ne demeye calistiginizi anlamiyorum demeyecegim!

    YanıtlaSil
  24. Zorlama istersen guzelim,biz farkli dunyalarin insanlariyiz.Anlasamayiz.

    "here I come ulan here I come". Iste boyle anlatiyordu Oguzcum var olma cabasini. (being center of attention mevzulari)

    Farkedilmek, fark atmak telasi icinde geciyor gundelik yasam. Elbette kendimi bundan birazcik ayri tutuyorum. Belimin kanburlugu mutevaziligimdan mutevellit anliyacaginiz.

    Garip bir uyaniklik sinmis uzerimize. Uyanik olmayi ogrenir olmus bebeler. Kazik atmak marifet.Ustte kalmak magrifet. Hakli haksiz onemli degil.Bastirabiliyorsan karsindaki "aferin"i hak ettin demek. Sonra bir alkis,kiyamet.

    Herkesin yuzunde o yapmacik, o sahte bankaci gulumsemesi. Herkes sanki oyun teorisinin bir parcasi. Bilimsel dusunce, bilimsel analiz,maksimum fayda,optimum hayat.Oh ne rahat!

    Igrenc gasteci ukalaligiyla yazi yazanlari sevmiyorum. Bu sizin icin gecerli degil.Siz de pek ala "ulusal" bir gastede yazabilirdiniz. Pelin Batu'dan pek bir farkiniz olmazdi.

    I am not trying to be sarcastic indeed.

    koynumun bos kalmasi mevzuna gelince.
    "Savas Bitti" siirini okuyunuz.Bazilarina bol gelebilir lakin okuyunuz.
    اقرأ

    YanıtlaSil
  25. Adsiz bey/hanim,

    "Savas Bitti" siirini okuyunuz.Bazilarina bol gelebilir lakin okuyunuz.

    Bazilarini ve bol gelmegi bilemem; ama, bana daral gelecegini biliyorum.

    Cunku, Necip Fazil'la hemfikirim, serbest siirin kelimeleri kusa niyet cektirtmek teknigiyle arka arkaya dizmekle esanlamli oldugunda.

    Ve, "dil" "dil" "dili korumak lazim" teraneleriyle kafamizi utuleyen split personality disorder vakalarinin kelimeleri anlasilirliga tercih etmeleri talihsizligini ne zaman idrak edip asacaklarini artik merak bile etmiyorum...

    اقرأ

    O dediginiz metinden okumak degil, "canin nasil cekerse --icinden geldigi sekilde-- soyle" anlamina gelir. Nitekim, yukarida yazdiklarim o kapsamdadir.

    Neyse.

    Sizinle tanismis olmaktan memnun oldugumu bile soyleyebilirdim; ayik bir zamaniniza denk gelseydik --belki.

    YanıtlaSil
  26. Ismet Ozel'in kendi sesinden Savas Bitti surada..

    YanıtlaSil
  27. Sanirim, O'ydu:)

    Kendini acik etseydi, kadinlarla ilgili sorular sorardim belki de, simdi gozlerim 'fel fecir' halde ekrana bakiyorum saskin, saskin;)

    Allah selâmet versin!

    YanıtlaSil
  28. merhaba dökme demir tencere ve tavaları dökme demir tava linkinden satın alabilirsiniz.

    YanıtlaSil
  29. Bulent MurtezaogluAralık 02, 2010

    Burada sadece su dokme demir tava yorumcusunu anladim (hayirli isler adsiz bey/hanim).

    EA bey de edebiyattan anlamam filan diyor, ama masallahi var. En azindan anlayanlar bana nasil gozukuyorlarsa kendisi de oyle gozukuyor.

    YanıtlaSil
  30. Bulent bey,

    edebiyattan anlamam filan diyor, ama masallahi var. En azindan anlayanlar bana nasil gozukuyorlarsa kendisi de oyle gozukuyor.

    Yok. Anladigimdan degil.

    Surada Obli Vious mahlasli birisinin izah ettigi sekildedir:

    Hangi ulke ile oldugunu hatirlamiyorum (galiba Ingiltere ile), bir anlasma yapilir.

    Anlasma metni henuz Meclis’e sunulmamistir. Hariciyeden baska kimsede metnin bir kopyasi da yoktur.

    Ama, mebuslardan birisi kursuye cikip, bu anlasmanin ‘filanca maddenin fesmekanca fikrasinda gecen su ifade sonucunda boyun egdigimiz sartlar hiyanet-i vataniyye addedilecek kadar agirdir".. "filanca maddenin filanca bendindeki bu cumle, bu anlasmayi yapan kadronun konuya ne derece vukufsuz oldugunu gosterir" turunden uzunca ve detayli bir konusma yapar. Hukumeti yerdenyere vurur…

    Buna karsilik, hemen arkasindan, hukumet adina cevap vermek uzere, Hasan Saka kursuye cikar.

    "Muheterem mebus arkadasimizin isaret ettigi hususlar ilk bakista yerindeymis gibi gorunse de, bahsettigi o maddeyi acikliga kavusturan filanca maddeyi okumadigi anlasiliyor. O maddeyi de okumus olsaydi, durumun zannettiginin tam aksi oldugunu gorecekti"; "oteki maddenin bilemkacinci bendindeki ifade de, bilmemkacinci maddenin bilmemkacinci fikrasinda soyle acikliga kavusturulmakta ve goruldugu uzere, ulkemiz icin son derece olumludur" gibi irticalen soyledigi fakat cok ince detaylara hakim oldugunu gosterir bir konusma ile muhalefetin bu salvosunu bosa cikartir ve tekrar diger bakanlarin oldugu yere doner…

    Bu enfes performansa sahit olan bir diger bakan arkadasi, "Ustadim, harikaydiniz. Bu anlasmanin metnini bu kadar detayli olarak bilebileceginiz aklimdan bile gecmezdi" deyince, Hasan Saka’nin verdigi cevap sudur" Yok canim, atiyordu pezevenk; ben de attim!"..

    YanıtlaSil
  31. Ben bir keresinde en az 20 yıllık denilebilecek dökme demir bir tavada ve çok enteresan bir ocakta yemek yapmak zorunda kalmıştım. Çok enterasan bir deneyimdi. Ocak ise çok değişik bir mekanizmaya sahipti. Şöyle üzerinde 4 parça kalın taşların bulunduğu bir düzenekte, her bir taş bloğun elektrikle ısındığı bir sistem mavcuttu. Ocağı açtıktan uzunca bir süre sonra taş bloklar ısınıyordu. Üzerinede demir tavayı koyduğunuzda tavanında ısınması epey zaman alıyordu. Ancak her ikisi de (ocak ve tava) ısındılar mı aniden ısıyı azaltacak bir mekanizmaları olmadığı için yemeğin kısık ateşte pişmesini sağlamak çok zor oluyordu. Bu şartlarda bir keresinde menemen yapmaya çalışmıştım. Yumurtalar o kadar çok pişmişlerdi ki menemen demeye bin şahit gerekmişti:-)

    YanıtlaSil
  32. Pinar hanim;

    dokme demir urunler bugunlerde yeniden makbul hale geldiler ve piyasadakiler muthis pahali:)

    YanıtlaSil
  33. United States and American History: 1846 & Henry David Thoreau
    About the history of the United States in 1846 and Henry David Thoreau in prison after refusing to pay a poll tax, leading to Resistance to Civil Government a treatise on civil disobedience

    1846

    July 23 Protesting slavery as well as his country's involvement in the Mexican War, Henry David Thoreau refused to pay his $1 poll tax and was casually arrested by his friend, the Concord, Mass., constable, and put in jail. Three years later, in "Resistance to Civil Government," a lecture reprinted in a periodical called Aesthetic Papers, Thoreau recalled his incarceration:

    "I have paid no poll-tax for 6 years. I was put into a jail once on this account, for one night; and, as I stood considering the walls of solid stone, 2' or 3' thick, the door of wood and iron, a foot thick, and the iron grating which strained the light, I could not help being struck with the foolishness of that institution which treated me as if I were mere flesh and blood and bones, to be locked up. . . . I saw that, if there was a wall of stone between me and my townsmen, there was a still more difficult one to climb or break through, before they could get to be as free as I was. . . .

    "I could not but smile to see how industriously they locked the door on my meditations, which followed them out again without let or hindrance, and they were really all that was dangerous. As they could not reach me, they had resolved to punish my body; just as boys, if they cannot come at some person against whom they have a spite, will abuse his dog. I saw that the State was half-witted, that it was timid as a lone woman with her silver spoons, and that it did not know its friends from its foes, and I lost all my remaining respect for it, and pitied it."

    It was said that Ralph Waldo Emerson visited Thoreau in jail. Emerson asked, "Henry, why are you here?" Thoreau replied, "Waldo, why are you not here?" Beautiful, but the exchange took place later and involved different words.

    That night a relative, possibly an aunt, came by the jail and paid Thoreau's poll tax for him. When he woke in the morning, Thoreau was told he could leave. When he objected to this, the constable threatened to use force to remove him. So, "as mad as the devil," Thoreau left the jail, had a shoe mended in town, attended a huckleberry party, and returned to Walden Pond. His account of this experience was later read by Leo Tolstoi, and then by the young Mohandas K. Gandhi and it persuaded them to advocate civil disobedience.


    © 1975 - 1981 by David Wallechinsky & Irving Wallace
    Reproduced with permission from "The People's Almanac" series of books.
    All rights reserved.

    YanıtlaSil
  34. Ismet Ozel der ki:

    [..]Bugün AKP’li olarak bu insanlar sadece gösteriş için namaz kılıyorlar ve karılarının başları da örtülü değil, örtülü gibi görünse bile. Çünkü hiçbiri tesettüre riayet etmiyor. Kadınların örtünmesi demek, kadınların hür ve namuslu olduklarının ortaya çıkması demektir. Bahriye Üçok başını örten kızlara sık sık şunu söylerdi: “Boşuna gayret, boşuna gayret! Bu sizin kıyafetiniz ev içi kıyafetidir.” Bahriye Üçok İlâhiyat Fakültesi’nde görevli bir insan, kocası daha da büyük bir belâdır. Bunlar İslâm uygulaması aleyhine en azından, savaş veren insanlar. Kadın doğrudan doğruya İslâmî bilgilerden haberdar olduğu için diyordu ki, “Bu sizin kıyafetiniz ev içi kıyafetidir.” Yani evde namahrem bir erkek varsa ancak böyle giyinebilirsiniz. Yoksa sokağa böyle çıkamazsınız, Müslüman bir kadınsanız. Çünkü Müslüman bir kadının örtünüyor olması onun kim olduğunun belli olmaması demektir. Filancanın karısı, filancanın kızı denebiliyorsa sokakta, o örtünmemiş sayılır. Çünkü -dediğim gibi- örtünmek Kur’ân’ın emri olarak hür ve namuslu kadınlara mahsustur, cariyeler örtünmez. Cariyeler örtünmez çünkü cariyeler birinin mülkü olarak vardır ve o yüzden de sahibini değiştirebilir. Bugün bunun cariyesidir, yarın başkasının cariyesi olur. Dolayısıyla cariyeler kıyıda köşede kolaylıkla cinsel tacize uğruyorlardı, çünkü cariyeydi netice itibariyle. Ama hür bir kadının cinsel tacize değil uğraması, tevessül edilmesi o işi yapan adamın canından olması demekti. Ama bu cariyeyse o kadar büyük bir tehlike değildi. Bunlar bugün konuşulacak şeyler mi? Değil. Bugün artık bekâret bile konuşulmuyor. Onun için bu bahisleri dışarıda bırakalım.[..]

    Evet, bu bahisleri disarida birakalim diyerek baglamis sozu ama musluman kadin hakkinda tartismali hukumler vermekten de geri durmamis.

    Tesettur tanimini, 'disarida taninMamak' kosuluna baglamis ve uzeri kapali olarak da namuslu ve hur olmanin vesikasidir demeye getirmis uzun lafin kisasi, bildigimiz burkaya/ peceli carsafa isaret etmis.

    Bu konulari o kadar cok konustuk ki ne desem kendimi tekrar etmek olacagindan kendisine sadece

    pes diyorum, pes!

    Diger yandan, gunumuzde karsiligi bulunmayan cariyelik kavramini da oyle bir ustalikla gundeme tasimis ki, siirlerinde yaptigimiz gibi, derin cozumlemeler pesine dussek, tum basi acik kadinlarin cariye hukmunde oldugunu cikartacagiz!

    devaminda;

    YanıtlaSil
  35. Devaminda;

    [..]Bu bahis itibari ile biraz önce örtünme ile ilgili olan şeyi söyleyeyim. Müslümanların kadınların tesettürüne kıymet vermeleri, kadınlara kıymet vermeleri ile izah edilebilinir. Bugün gâvurluk isteyen insanlar, “Kadınları eve kapayacaksın değil mi?” diyorlar, değil mi? Osmanlı idaresi altında nüfus sayımı yapılamamıştır, Avrupaların dayatmalarına rağmen. Çünkü hiçbir erkek karısının adını devlet yetkililerine söylemeyi kabul etmemiştir. Kaç kızı olduğunu beyan etmeyi reddetmiştir. Yani bir ev reisi kaç karısı olduğunu, kaç kızı olduğunu Müslüman olmayan hele, Müslümanlığından şüphe ettiği bir otoriteye beyan etmemiştir. Bu doğrudan doğruya kadınlara dünya ölçülerine göre paha biçilmez bir yer tahsis etmemiz dolayısıyladır. “Ya İsmet Özel, sen ‘Kadının aklı da dini de yarımdır’ demiyor muydun?” diyeceksiniz. O bahis onun içinde. Kadınlara biz cins-i lâtif demişiz. Allah’ın emaneti olan unsurlar onlar. İnsan evlâd u ıyâline dinî bir yükümlülükle yaklaşır. Bu yüzden kadınlar ya birisinin kızıdır, ya birisinin kız kardeşidir, ya birisinin eşidir. Bu birisi bunların dokunulmazlığını tekeffül eder, dolayısıyla onlara yönelecek her tehlikenin önünde o erkek vardır. O yüzden böyle bir varlık olduğunu belli etmek üzere kadınların tesettürü esastır. Onların hür ve namuslu olduklarını göstermeye dönük bir işarettir örtünme. Hür! Bunu unutmayalım, hür! Kendi hakkındaki kararları kendi verebilen, İslâmî otoriteye boşanma hakkını beyan edebilen. Yani bir kadın kocası tarafından boşanabilir ama bir kadın da kocasından boşanmak üzere İslâmî bir otoriteye müracaat edebilir. Bu, gâvurların semtine bile uğramayan bir seviyedir. Onlar bugün sadece hayvanlaşmayı bir ilerleme olarak, gelişme olarak, ne bileyim iyileşme olarak görüyorlar. Hâlbuki İslâm dairesinde her zaman bir üst seviyeyi esas almak, bulunduğu yerdeki şartlarla tatmin olmamak gibi bir şey vardır. Onun için bir günün diğerine eşit olması istenmez. Bu eşitsizlik, “Dün iyiydim, bugün kötü; bak gördün mü, eşit değilim.” manasına yorumlanamaz, mümkün değildir. Anlatabiliyor muyum? Müslüman olmak demek, bir günü diğerine eşit olmamak demektir. “İkindi namazının hikmetini kavrayamamıştım, elhamdülillah bugün Allah bunu kavramayı nasip etti” Bu, bir günün diğer güne eşit olmamasını temin eder. İkbal de bu arada kayboldu. Buyrun.[..]


    Sirf bati karsiti olmak adina, kadini, ustelik de is, dusunce ve toplum hayatinda gayet duzgun ilerleyen, namusuyla calisip didinerek soz sahibi olmus, onca basortululeri de gormekteyken;
    Allahumme ecirna min serrin nisâ, min belâin nisa, min fitnetin nisâ degil mi Ismet bey?

    Sirf bu laflari yuzunden bile kendisini entelektuel olarak ciddiye almaktan vazgececegim aslinda ama ah su guzelim siirlerinin hatri olmasa!

    YanıtlaSil
  36. Adsiz(Ismet bey?) beyin yukariya astigi ingilizce metnin, kendisinin su kitabina ilham kaynagi oldugunu da, bilmeyenler icin hatirlatalim;)

    YanıtlaSil
  37. Bu arada Istiklâl Marsimiz uzerinden trajikomik bir tartisma da basladi..

    Istiklâl Marsi Dernegi de bu isin pesine dusmeli..

    Sahi bu dernek kadin uye kabul ediyor mu acaba? Yuzu acik, yani taninan bi kadin mesela?

    YanıtlaSil
  38. Anlasilan Ismet Ozel'i konusmak zorunda kalacagiz..

    OK.

    Madem oyle, hemen sunu soyleyerek baslayayim:

    Muellifinin 'zeki biri' oldugunu ispatlamakta kullanmak istiyorsaniz, icinden 'ozlu soz' cikarilmaga son derece elverisli oldugunu kabul etmek zorunda kalacaginiz sayfalarca manzum-morphed nesir metinlerini gozardi edemezsiniz.

    Disjoint sizi carpar; mana kopukluklari sizi --tovbeden maada-- "way canina, adam cok zeki" filan demege getirir.

    (Sesli ya da sessiz) okumaga gayret edersiniz; ve her deneyisinizde cuvallarsiniz; ve bu --en azindan bir zaman icin-- asagilik duygularinizi deprestirir. Sonra, akil eder de muellifin kendi sesinden dinlerseniz, sorunun siz degil de metnin kendisi oldugunu idrak eder, derin bir oh cekersiniz.

    Baska bir deyisle, eger boyle bir sansi yakalayacak olursaniz, Ismet Ozel'in manzum-morphed nesir metinlerinde vocal/musical ahengin olmadigini kendi sesinden dinlerken kesfetmek en hos duygulardan biridir.

    Ve, bu bakimdan --kendi sesinden dinlemek sansi buldugumuz-- Ahmed Arif ya da Necip Fazil gibi ustalardan ayrilir; okunamazlik acisindan Nazim Hikmet kampina duser.. ve bunu "Mevlam ses vermemis, naapalim" diyerek de aciklayamazsiniz; sorun ses degil ahenktir cunku..

    Manzum 'output'u bu takdirlerle boylece gectikten sonra, 'fikir yazisi' dedikleri seylere gelebiliriz...

    Bunlara yukaridaki sozlerini ornek almakta bir beis olmasa gerek.

    Boyle yaparsak, yine benzer bir sey goruruz: Muellifinin 'zeki biri' oldugu asikardir.

    {devam..}

    YanıtlaSil
  39. {..devam}

    Oyledir de, bir takintinin pesinden 'downward spiral' cizip meselenin en anlamsiz dibine varan bir 'zeki biri' ile karsilasmis olmaktan dolayi hayranlik mi acima mi duymaniz gerektigi ikilemi arasinda kalirsiniz..

    Mesela su lakirdiyi ele alalim:

    "Müslümanlarin anadili Kur’an-i Kerim’in nazil oldugu dildir. Bir Müslüman için baska bir anadil söz konusu olamaz. Bu dil Hatice anamizin, Aise anamizin, Fatima anamizin konustugu lisandir. Bu manada biz de anadilde egitim istiyoruz."

    Ben, bu paragrafi --en azindan bir acidan-- zamanlama cinsinden isabetli bulurum.

    Anadilde egitim laflarinin havada ucustugu bir donemde, ortaligi daha da bulandiracak, boylece de anadilde egitim isteyenlerin seslerini nispeten daha az duyulur kilacak boyle bir onerinin zekice oldugunu kabul etmek zorundayim.

    Durduk yerde, devlet memuru olmak isteyen Hindistan ahalisine somurgeci Ingilizlerin logaritma cetvellerini ezberlemeleri gerektigini soylemelerine benzer bu yaklasimla, Kurtlerin Arapca ogrenmesi gerektigini bu sekilde zarif ve ustu kapali soylemek, evet, --islami ortu altinda milliyetcilik yapmak acisindan-- zeka ister.

    Ama, bu, malesef Kurtleri de benzer durumdaki baskalarini da aptal yerine koymak anlamina gelir ki; 'zeka'mizin en buyuk handikapi da bu olsa gerek.

    Ote yandan, yukarida alintilanan (kadinlar ve ortunme konusundaki) paragraflarda da --ister kabul edin isterseniz de etmeyin-- zeka serpintileri bulursunuz.

    Bulursunuz da, orada da --yine-- ayni seyle karsilasirsiniz: Alakasiz lakirdilar ederek her muhatabini her defasinda zihnen dumura ugratabilecegini dusunen --yani, her muhatabini aptal bir somsalak yerine koymakla mesgul-- 'zeki biri'..

    Sonuc?

    Butun bunlari soyledigim zaman benim Ismet Ozel hakkinda negatif kanaatlerim oldugunu sanabilirsiniz; ama, oyle degil. Ben, Ismet Ozel'in entellektuel faunamizda mevcut olmasindan dolayi --rahatsiz olmak ne kelime-- cok da memnunum. Soyledigi seyleri kaale alanlara Ismet Ozel'in de icten icten kahkahalarla guldugunu tahmin ediyor ve entellektuel hinliginin tatminini paylasiyorum.

    YanıtlaSil
  40. Tartismak degil mesele. Hakki bulmak,Hakka tapmak,hakli olmak degil. Bir vatanin olmasi bile luzumsuz.Mesele rahat bir kose kapmak.Mesela uste cikmak. Hakikat diye kemirdigimiz kirintilarin tas oldugunu ne vakit anlayacagiz. Kendine emin bir yer edinmek mesele. Bilmenin ve anlamanin onemi yok. Mis gibi yapabiliyorsan eger marifet sende. Bir zaman, aydin denilenlere denilirdi sakson koleleri diye.Hepsinin boynunda efendilerinin ismi yazili idi. Simdi ise halka indi kolelik.Halka arz edildi.Borsadaki kagit parcalari gibi kapisildi kolelik. Cunku yillarca dusunce suc sayildi. Cunku yillarca dusunceye hasret, tek fikir,tek idare,tek adam politikasi iktidardi. Sonra yikilmadi belki duvarlar ama tasti dusunce denen sey. Simdi anlamiyormus benim soylediklerimi. Cunku bilmez ikinci yeniyi.

    YanıtlaSil
  41. AAA! Hosgeldiniz tekrar:)

    Hocam, 'ikinci yeniyi' tabii ki biliyorum ama sizi anlamak benim gibi fâniler icin biraz mesakkatli inanin!

    Tamam, metaforlar, ironiler, insanin hosuna giden leziz seyler ama ulke meseleleri konusurken dozunda kullanilmalari ruh sagligimiz acisindan daha dogru bence..

    YanıtlaSil
  42. Adsiz bey/hanim,

    Ayni kanaatte degilim: Tartismak (taraflarin onerileri[ni] tartmalari) onemlidir ve hak da adalet de ancak ve ancak boylece bulunabilir bence --eger bulmak ihtimalimiz hic varsa.

    Yok, gayemiz 'hak'ki degil de 'Hakk'i bulmak ise, o zaman tabii ki ne tartismak ne de konusmak anlamlidir --sonucta herkes kendi yolunu ya da rehberini bulur veya bulamaz; ki, aramak ile dogrudan bir bagi da yoktur pek.

    Neyse.

    Sizin 'bir zamanlar' diyerek hatirlattiginiz sonemleri bilmez degilim; evet, oyle bir donem yasadik --kismen hala daha da yasiyoruz.

    Ama, kefaretini odeyenler sayesinde, o donemleri nispeten gectik sayilir.

    Bu yuzden, baski gunlerine daussila nagmeleri mirildanircasina, hala daha 'gozlerime bak anlarsin' turunden sezgicilige zorlanmak bana hiiic anlamli gelmiyor.

    Ve, maalesef, kimsenin de artik puzzle'lara burundurulmus hikmetlere bulanmis lakirdilari cozmekle ugrasak zamani yok. Daha dogrusu, zamanindan maada, mudanasi/temennahi yok.

    Fikrin bini bir para... 'ikinci yeni' de neymis; her saat bir yeni 'yeni' peydahlaniyor, her gun de bir baska tufan..

    O yuzden, artik soyleyecegini acikca ve olabilecegi kadar anlasilir soylemek zamanidir artik.

    Anlasilmamak marifet degil yani.

    Simdi de gelelim 'vatan' konusuna..

    Evet, 'vatan' tabii ki onemli. Onemli, cunku aidiyetin temellerinden birini tarifliyor.

    Ama, o 'onem'in de bir limiti var: Bagajinin cok agir olmamasi gerekiyor.

    Yani, "sen de burada 'vatandas' olabilirsin; ama, su su sartlari kabul edersen" dedigimizde, o ek sartlarin anlamli bir maliyet/muessiriyet dengesi olmak zorunda.

    Ayni seyi 'din' baglaminda da soyleyebiliriz.

    YanıtlaSil
  43. ironi,metafor,kustahlik vs. iste tamda ulkemizin durumu bu. Bir kargasa,yahut karmasa. Topraga indiler ve dilimizi bolduler.Dilimizi bolduler ve biz bolunduk. Artik sehirlerimizi birbirinden ayiran karayollari sinirlarinin yaninda cok daha baska sinirlarimiz da var. Dedikleri gibi bir kutuplasma olsaydi belki, oda iyi bir seydi. Ama maalesef kutupta yok.Aslolan bence tam tersi,kutupsuzluk,aymazlik,kaypaklik.

    Insanlari mahveden,insanliktan cikaran en muhim seylerden biri kibirdir. Ve halka ogretilen sey; kibirli olmasi gerektigi. Kanaatkarlar yillarca asagilandi. Sermayenin bir oyunuydu bu.
    HArca harca harca reklamlarini hatirlayin.

    Gozden kacan bir seyler var.Butun cabam buna dikkat cekmek. Ozgun oldugunu, hur dusundugunu ve kendisi oldugunu dusunenlerin aslinda hic boyle olmadilarini haykirmak istiyorum.
    Sistemin standardizasyonunun tipik bir numunesi olduklarini gormeleri kolay degil elbette.Cunku bunun icin once bes para etmez insanlar olduklarini kabul etmeleri gerekiyor. Hayatlarini bes para etmek ugrunda harcayan insanlar icin bunu anlamak ve kabul etmek elbette zor olacak.

    YanıtlaSil
  44. Akitan damin
    Tez kopmus hamin
    Devrilmis camin

    [ve bir seyin daha]
    Davasi olmaz..

    Dilinizi boldulerse, olan olmustur; gecmis ola.

    Eldeki malzeme ile idare edeceksiniz; buna insan malzemesi dahildir.

    Onune gelene "bes para etmez" diyenin bir sikayeti daha var: Halka kibirli olmasi ogretilmisMIS..

    Insan kendisi ile celisir; celisir de, bu kadar da olmaz..

    YanıtlaSil
  45. Afferin sana Enel.Senin kafanin nasil calistigini yavas yavas anliyoruz. Demek ki sana gore, adamin karisinin irzina gecseler bile, adamin hic ofkelenmeye, hesap sormaya hakki yok.Eldekiyle devam edecek. (insan malzemesi olsa bile)

    Demek seni kucukken yukaridaki manilerle buyutmusler.Afferin kucugum.Devam.

    YanıtlaSil
  46. Bir. Benimle senli benli konusmayiniz/yazismayiniz.

    Iki. Ucunun nereye varacagini kestiremediginiz tesbihlerden sakininiz.

    Iyi olur. Cunku, siz --oyle gorunuyor ki-- uydurdugunuz yalap-sap senaryoda karisinin irzina gecilmis uverturu oynuyorsunuz. Ofkelenmek hakkiniz oldugunu iddia edisiniz de kendinden menkul.

    Benim oyle bir sorunum yok; hic de olmadi.

    O kamptan o kampa, sadece gittigi yerde 'zeki biri' olarak gorunmek meragiyla suruklenen birisinin, bir ulkenin/milletin farkli mecralari denemesi konusunda soyleyecek sozu olaMAmalidir.

    YanıtlaSil
  47. Sarihtir ki, beyimiz kamusun namus oldugunu ve kamusa uzanan elin namusa uzandigini ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor. Ve benim namuslu olmak ve namuslu yasamak gibi bir derdim var. Sizin boyle bir endiseniz yok anlasilan.
    Muhim buldugunuz sey, sizli bizli olmaktan oteye gecemiyorsa o da sizin sorununuz.

    Hakikati arayan adam, elbetteki yeri gelir o kamptan o kampa gocer.

    Bilmez idiyseniz ogrenin; Cenab-i Hak Muvaffik ve Mursiddir. Muvaffik ve Mursidin manasini bilirseniz ne demek istedigimi daha iyi idrak edeceksiniz.

    YanıtlaSil
  48. Adsiz bey/hanim,

    Sarihtir ki, beyimiz kamusun namus oldugunu ve kamusa uzanan elin namusa uzandigini ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor.

    'Kamus' ile 'hamam'i karistirmaniz ciddi bir talihsizlik...

    Ikinci ve daha buyuk talihsizlik de, bunlardan herhangi birinin iffet kumkumaligini yapmak gorevinin size verilmis oldugunu dusunmeniz..

    Ve benim namuslu olmak ve namuslu yasamak gibi bir derdim var.

    Allah sifa versin.. versin de, kendi acinizdan 'namuslu yasamak' baglamindaki sizin kisisel tercihlerinizin dogru oldugunu nereden biliyoruz?

    El cevap: Bilmiyoruz. Siz de bilmiyorsunuz. Ama, her defasinda biliyor gibi yapip birilerini pesinize takabiliyorsunuz.

    Iyi de; o kamptan o kampa savrulurken, her defasinda pesinizde surukleyip cami kapisina biraktiginiz onca insanin vebalini kim odeyecek?

    Sizin boyle bir endiseniz yok anlasilan.

    Dogrudur. Sorulmadikca kimsenin basina tebelles olup nasil yasamasini dikte etmek ihtiyaci duymadim hic.

    Muhim buldugunuz sey, sizli bizli olmaktan oteye gecemiyorsa o da sizin sorununuz.

    Evet.. Uslup...

    Belli bir rakimdan asagisiyla ilgilenmiyorum.

    Hakikati arayan adam, elbetteki yeri gelir o kamptan o kampa gocer.

    Bayilirim boylesine tumturakli /boyyuk/ lakirdilara..

    "Hakikati arayan adam"mis..

    Sevsinler.

    Her small-time zampara da --agzi laf yapabildigi olcude-- 'aski arayan adam' oldugunu iddia eder...

    Bilmez idiyseniz ogrenin; Cenab-i Hak Muvaffik ve Mursiddir. Muvaffik ve Mursidin manasini bilirseniz ne demek istedigimi daha iyi idrak edeceksiniz.

    Bak iste, bu beni derinden etkiledi..

    Esma ul Husna torbasindan tombala cekmekteki el cabuklugunuzdan bahsediyorum.

    Bu bakimdan, 'pop theolog'lugunuza bravo, tabii ki..

    Ama, 'esma ul husna' denilen sifat torbasinin, teke indirgemis gibi yapmak karsiliginda, putperestlerin onemli tanrilariyla doldurulmasi oldugunu da bilseydiniz keske..

    YanıtlaSil
  49. Tekzib-i Tahlil

    "'Kamus' ile 'hamam'i karistirmaniz ciddi bir talihsizlik..."

    "Kamus, bir milletin hafizasi, yani kendisi; heyecaniyla, hassayetiyle, suuruyla. Kamusa uzanan el namusa uzanmistir. Her mukaddesi yikan Fransiz Ihtilali, tek mukaddese saygi göstermis: kamusa." ( Cemil Meric )

    Emri bl maruf ve Nehyi anil munker her muslumanin yani her namuslu insanin gorevidir.Bu ulkede namuslu insanlarin da namussuzlar kadar konusmaya hakki vardir.

    Kendi bilimselligi, gercekligi ve uslubu batinin ve oryantalizmin kolesi olmus bir neslin kendine gelmesi hayirli bir istir.

    Zavallilar karanliga o kadar cok alismislar ki en kucuk bir isik parcasina, bir pariltiya dahi tahammulleri yok. Kendilerine uzanan her elde bir art niyet arayan, kemalati tavsiye edenleri, dikte etmekle yahut diktator olmakla suclayan zihniyetin, anlayissizligin kendilerini esir aldiklarinin farkinda degil.

    "Lakirdi." Aslinda konusalan ve konusulmak istenen sey hep bundan ibaret. "Sevsinler" tavirlari ise istemem yan cebime koy kavlinden.
    Dedim ya marifet "Mis gibi yapmak" bu insanlar icin. Oyle ki kendi hinlikleri ce sahtecilikleri gozlerine perde olmus.

    Muvaffik ve Mursidin manasini anlamak yerine gormezden gelmeyi tercih etmissiniz yahut mananin altinda kalmissiniz.

    Hz.Allah'in muvaffik olmasi demek bir kulunu hic dalalete saptirmadan hakikat uzere devam ettirmesi demektir.

    Mursid olmasi ise; Dalalet uzre olan bir kulunu dilediginde hakikate erdirmesi demek.
    Sairin avukatligini yapmak gibi bir sey haddim degildir. Amma dun suydu bugun bu oldu gibi futursuzca edilen lakirdilara ve bunu kimlerin soyledigine bakacak olursak bunlari soyleyenlerin namuslu insanlar olduklari soylemem zor.

    Cunku ayni bu insanlar ayni namussuzlugu elini kamusumuza uzatarak yapmistir. Bunun karsisinda sessiz kalan, "gectiodevirler,elinizdekiyle idareedinciler" de saygiyi haketmiyorlar.
    Bu kisilere siz diye hitap etmemiz saygimizdan degil hosgorumuzdendir.

    YanıtlaSil
  50. Adsiz bey/hanim,

    Cemil Meric'i severim.

    O da hep ait olmadigi fikri cografyalarda buldu kendini; gezindi hep.

    Koci Bey'in Seriati savunmasini ornek gosterdi zaman zaman 'iyi eski'ye donmenin gerekcesi olarak..

    Ve faz fakindan bir turlu kurtulamayip debelenip durdu rahmetli...

    'Kamus' olmadik sifat veya gorevler atfetmek de, rahmetlinin takintilarindan biriydi. Dilin ortak bir ortam oldugunu, birilerinin projesi ya da mukaddesi olmasi gerekmedigini pek anlamak istememisti..

    Emri bil maruf ve Nehyi anil munker her muslumanin yani her namuslu insanin gorevidir.

    Her Muslumanin?.. yoksa, siz, aslinda "onune recete konmus ve uymasi beklenen herkesin" mi demek istiyorsunuz?

    Insan, dinini kendi akliyla secerse, o zaman "'maruf' nedir?"i de, "'munker' nedir?"i de o belirler.

    Ondan otesi, gorevler bicmekler, namus yaftalari peydahlamaklar filan 'pop theology'ye girer..

    Bu ulkede namuslu insanlarin da namussuzlar kadar konusmaya hakki vardir.

    Simdi de, mealen, Ismet Pasa konusuyor..

    Kuzum, sizin kendi edeceginiz laf hic mi yoktur?

    Kendi bilimselligi, gercekligi ve uslubu batinin ve oryantalizmin kolesi olmus bir neslin kendine gelmesi hayirli bir istir.

    Kime olursa olsun, kolelikten uyanmak iyi bir seydir.

    Ama, dikkat etmek lazim: Bir 'sahip'ten kurtulup otekinin kucagina dusmemek lazim.

    Zavallilar karanliga o kadar cok alismislar ki en kucuk bir isik parcasina, bir pariltiya dahi tahammulleri yok. Kendilerine uzanan her elde bir art niyet arayan, kemalati tavsiye edenleri, dikte etmekle yahut diktator olmakla suclayan zihniyetin, anlayissizligin kendilerini esir aldiklarinin farkinda degil.

    Hey yarabbim.. Bu kadar otekilestirici olsun diye icin ozellikle mi ugrastin bu kulunla?

    Isik diye, parilti diye, el uzatmak diye, bula bula karmabulasik metinleri pazarlamaga calismaktan baska bir sey bilmez misiniz siz?

    "Lakirdi." Aslinda konusalan ve konusulmak istenen sey hep bundan ibaret. "Sevsinler" tavirlari ise istemem yan cebime koy kavlinden.
    Dedim ya marifet "Mis gibi yapmak" bu insanlar icin. Oyle ki kendi hinlikleri ce sahtecilikleri gozlerine perde olmus.


    'Sevsinler', "istemem yan cebime koy" anlaminda degildi; tersine, 'bu sepette bu zerzevat da bulunsun, cok zarari yok" anlamindaydi.

    Muvaffik ve Mursidin manasini anlamak yerine gormezden gelmeyi tercih etmissiniz yahut mananin altinda kalmissiniz.

    Oyle degil. Ben, sadece, tombaladan cekilmis lafazanliklari ciddiye almam.

    O esma ul husna torbasi da, tam anlamiyla, tombala torbasidir: Elini atan bir sifat ceker ve ustune hikmet uzerine hikmet hikayeleri yazabilir.

    Nitekim, sizin de yaptiginiz odur.

    Hz.Allah'in muvaffik olmasi demek bir kulunu hic dalalete saptirmadan hakikat uzere devam ettirmesi demektir.

    Derler..

    Ama, oyle olmadigini hepimiz pekala biliyoruz.

    Bunu, basta siz biliyor olmaniz lazim.

    Aksi halde, durduk yerde, Allahin bindirimis tugayi misali --onun yapamadigini dusundugunuz asikar olan-- bu hizmete kosulmazdiniz.

    Baska bir deyisle: Eger Allahin 'muvaffik' olduguna eminseniz, birakin muvaffikligi Allah yapsin; siz degil.

    Mursid olmasi ise; Dalalet uzre olan bir kulunu dilediginde hakikate erdirmesi demek.

    Bu da aynen yukaridaki gibi.

    {devam..}

    YanıtlaSil
  51. {..devam}

    Sairin avukatligini yapmak gibi bir sey haddim degildir.

    Sair ve neccam sozunun kiymetini biliyoruz.

    Dolayisi ile sorun orada degil.

    'Sair'in kendini 'filozof' sanmasi, ya da 'filozof' yerine koymaga kalkismasi halinde isler karisiyor.

    Amma dun suydu bugun bu oldu gibi futursuzca edilen lakirdilara ve bunu kimlerin soyledigine bakacak olursak bunlari soyleyenlerin namuslu insanlar olduklari soylemem zor.

    Onunuze gelene namus(suzluk) atfetmek takintinizi incelemek lazim. Ama, ben yeterli olur muyum; emin degilim. Klinik bir vakaya benziyor cunku.

    Cunku ayni bu insanlar ayni namussuzlugu elini kamusumuza uzatarak yapmistir. Bunun karsisinda sessiz kalan, "gectiodevirler,elinizdekiyle idareedinciler" de saygiyi haketmiyorlar.

    Kimin neyi hakettigi konusunda hukmu size biraktigimda istediginiz sekilde ahkam kesebilirsiniz; ama, bunun yakin zamanda gerceklesecegini hic sanmiyorum.

    Bu bakimda sizin adinaz uzgun oldugumu ifade etmek durumundayim.

    Bu kisilere siz diye hitap etmemiz saygimizdan degil hosgorumuzdendir.

    Terbiye.

    Aradiginiz kelime 'terbiye' idi.

    Mukaddes 'Kamus'unuzdan eksilmis ve farkinda bile degilsiniz; bu asikar.

    YanıtlaSil
  52. "Cemil Meric'i severim."
    Cemil Meric hayatta olsa ayni seyi sizin icin soyler miydi? Hic sanmiyorum. Uslup sahibi oldugunuzu soylerken bile ayni lakayitsizlik. Debelenip durmak, sizin gibi ciddiyetsizlere yakisir ancak. Kendini ilme ve irfana adamis omurlere degil.

    Lisan konusunda okunmasini tavsiye ettigim bir kac yaziyi da yeri gelmisken hatirlatayim.

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=119084&tarih=11/06/2004

    http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=132483

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=139177

    http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=10031

    "onune recete konmus ve uymasi beklenen herkesin" kelaminizla muslumanlari taassub erbabi olarak gorup asagilamaya calisan asagilik uslup sizindir ve Yahya Kemal'in dedigi gibi Uslup beyani ayniyla insandir.Yani sizsiniz.

    Siz de arada bi baska insanlardan laf etseniz de arada araya mantikli seylerde karissa. Ozgun oldugunuzu dusunuyorsunuz fakat Sakson Koleleri gibi sizin de boynunuzdan da efendilerinizin isimleri sarkiyor.

    Karsinizdaki insani kucuk dusurmek adina en kucuk bir boslukta cosuyor, salyalariniz akiyor ve ortaya tombalaci roluyle "aradiginiz kelime terbiye" gibisinden inciler saciyorsunuz.

    YanıtlaSil
  53. Cemil Meric hayatta olsa ayni seyi sizin icin soyler miydi? Hic sanmiyorum.

    Cemil Meric'in gecmis performansina bakarsak, hayatta olsaydi, buyuk bir ihtimalle global sermayeci olurdu. Ne diyecegi umurumda olmazdi yani.

    Uslup sahibi oldugunuzu soylerken bile ayni lakayitsizlik.

    Ve, dil kumkumaligi yapmaga ugrasirken, dil sunepesi olmak da bu kadar olur..

    O kelime 'lakayitsizlik' degil, ya 'kayiysizlik' ya da 'lakaydi' olmaliydi.

    Debelenip durmak, sizin gibi ciddiyetsizlere yakisir ancak. Kendini ilme ve irfana adamis omurlere degil.

    Ya da, yukarida goruldugu uzere, ele talkin vermege kosulanlara.

    Lisan konusunda okunmasini tavsiye ettigim bir kac yaziyi da yeri gelmisken hatirlatayim.

    Baktim. Hicbirinde lisan ile ilgili dise dokunur bir sey yok.

    Sadece bitmez tukenmez mizildanmalar, serzenisler.

    "onune recete konmus ve uymasi beklenen herkesin" kelaminizla muslumanlari taassub erbabi olarak gorup asagilamaya calisan asagilik uslup sizindir

    Uslup ile tespiti karistirmissiniz yine.

    Siz de arada bi baska insanlardan laf etseniz de arada araya mantikli seylerde karissa.

    Dosttur bizi okiyan
    Ustumuzde sakiyan
    Simd'uc bucuk okiyan
    Derin danisman olir

    Oldu mu?

    Bence de olmadi.

    Baskalarinin eteklerinin arkasina saklanip mugalata yapmak marifet degil cunku.

    Ozgun oldugunuzu dusunuyorsunuz fakat Sakson Koleleri gibi sizin de boynunuzdan da efendilerinizin isimleri sarkiyor.

    Ah.. bir de bu takintiniz vardi degil mi?

    Allah sifa versin demekten baska ne gelir elimden.

    Karsinizdaki insani kucuk dusurmek adina

    Benim yardimim gerekmiyor ki, bunu siz pekala becerebiliyorsunuz.

    YanıtlaSil
  54. استكلال مارشى
    İstiklal Marşı

    - قهرامان اوردومزه -
    - Kahraman Ordumuza -

    قورقما، سونمز بو شفقلرده يوزن ال سنجاق
    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

    سونمدن يوردمك اوستنده توتن اك صوك اوجاق .
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

    او بنم ملتمك ييلديزيدر، پارلاياجاق
    O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!

    او بنمدر ، او بنم ملتمكدر انجاكق
    O benimdir, o benim milletimindir ancak!


    چاتما ، قوربان اوله يم ، چهره كى اى نازلي هلال
    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

    قهرمان عرقمه بر كول .. نه بو شدت بو جلال ؟
    Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?

    سكا اولماز دوكولن قانلريمز صوكره حلال
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.

    حقيدر ، حقه طاچان ، ملتمك استكلال
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.



    .بن ازلدن بريدر حر ياشادم ، حر ياشارم
    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;

    !هانكى چیلغین بکا زنجير ووراجقمش ؟ شاشارم
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

    ،كوكره مش سل كبى يم : بنديمى چيكنر، اشارم
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

    .ييرتارم طاغلرى ، انكينلره صيغمام طاشارم
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.



    ،غر بك افاقنى صارمشس چليك زرهلى ديوار
    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

    .بنم ايمان طول و كوكسم كبى سرحدم وار
    Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

    ،اولوسون ، قورقما نصيل بويله بر ايمانى بوغار
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,

    مدنيت ! " ديديكك تك ديشى قالمش جاناوار ؟ "
    'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?



    ،آرقاداش ! يورديمه الچاقلرى باصديرمه صاقين
    Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

    .سپر ايت كووده كى ، طورسون بو حياسزجه اقين
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

    ..طوغه جقدر ساكا وعد ايتديكى كونلر حقك
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın,

    .كيم بيلير ، بلكه يارين ، بلكه ياريندن ده ياقين
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.



    !باصديغك يرلرى " طوپراق ! " دييه رك كچمه ، طانى
    Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!

    .دوشون التنده كى بيكلرجه كفنسز ياتانى
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

    :سن شحيد اوغليسين ، اينجيتمه ، يازيقدر، آتاكى
    Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.

    .ويرمه ، دنيالرى آلسه ك ده ، بو جنت وطنى
    Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.



    كيم بو جنت وطنك اوغرينه اولماز فدا ؟
    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

    !شحدا فيشقيره جق طوچراغى صقسه ك ، شحدا
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

    ،جانى ، جانانى ، بوتون واريمى السينده خدا
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

    .ايتمسن تك وطنمدن بنى دنياده جدا
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.



    :روحمك سندن الحى شودر انجاق املى
    Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

    ،دكمه سين معبديمك كو كسنه نامحرم الى
    Değmesin ma'bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

    بو اذانلركه شحادتلرى دينك تملى
    Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-

    ،ابدى يورديمك اوستنده بنم ايكله ملى
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.



    ،او زمان وجد اله بيك سجده ايدر وارسه طاشم
    O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.

    ،هر جريحه مدن الهى ، بوشانوب قانلى ياشم
    Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;

    !فيشقيرير روح مجرد كبى يردن نعشم
    Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım;

    .او زمان يوكسله رك عرشه دكر ، بلكه ، باشم
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım!



    ! دالغه لان سن ده شفقلر كبى اى شانلى هلال
    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

    .اولسون ارتيق دوكولن قانلريمك هپسى حلال
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

    :ابدياً سكا يوق ، عرقمه يوق اضمحلال
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;

    ،حقيدر، حر ياشامش ، بايراغمك حريت
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

    .حقيد حقه طاپان ، ملتمك استقلال
    Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!

    محمد عاكف
    Mehmed Akif ERSOY

    YanıtlaSil

If you’re reading my blog, you’re probably not incredibly famous, though.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...