Bizi taniyin yazisina tiklayinca ise daha once pek de emsaline rastlamadigim turden bir olusumla karsilastim ve imrendim, imrendim, imrendim..
Neyse, ben fazla konusmayayim, zira, kendileri 'Dipnot Kitap Kulübü' olarak kim olduklarini, neler yaptiklarini, benden cok daha keyifli bir dille anlatmislar zaten..buyrun okuyalim..
Dipnot Kitap Kulübü
Bizi Tanıyın
2001 yılından beri onbeş günde bir Çarşambaları toplanıyoruz.. Bu Çarşamba günlerimiz hepimiz için çok değerli. Herkes işini gücünü ayarlar, ne olursa olsun o gün toplantıda olmaya can atar.
Üyelerimiz
Önceleri Amerikan Koleji mezunları ile kurduğumuz kulübümüz daha sonraları okulumuz mezunu olmayan arkadaşlarımızla da zenginleşti. Üye profilimiz ise kırk ile doksan yaş arasında uzanıyor. Yarım yüzyılı aşkın yaş farkı toplantılarımızda sıfırlanıyor.
"Bu gün bizim olsun !"
Birer kadın olarak her birimizin pek çok kimliği var. Anne, eş, evlât, bazılarımız için büyükanne, ayrıca meslek, sosyal, vatandaşlık kimliklerimiz, ve bu kimliklerin getirdiği sorunlar ve yükümlülüklerimiz . ... Ama bu "kıymetli" Çarşamba günlerinde sorun ve sorumluluklarımızı kapının dışında bırakarak aydın kimliğimizle kulübümüzün sıcak dostluk çemberine giriyoruz.
Mottomuz "Bu gün bizim olsun !"
"Digital" kulüp !
Kuruluş yılımız 2001'den bu yana, toplantıya hazırlıklı gelmemiz için http://www.dipnotkitap.net adresinde Dipnot Kitap Kulübü sitesini kurdum. Okuduğumuz kitaplar hakkındaki bilgileri, eleştirileri, yazarlar hakkındaki notları, kitabın dahil olduğu edebî akımlar gibi bilgileri ve kendi yazılarımızı bu sayfalarda topluyorum. Ayrıca haberleşmek için kullandığımız bir de internet yazışma grubumuz var.
Amacımız "iyi edebiyat" okumak. Güncelden daha çok klasikleşmiş kitapları okumaya çalışıyoruz. Güncelde ise kendini kanıtlamış yazarları listemize alıyoruz. Hepimiz aynı kitabı okuyor ve toplantı günü o kitabı tartışıyoruz. Her toplantıyı başka bir arkadaşımız yönetiyor ve günün kitabını o sunuyor. Herkes sorumlu olduğu toplantı için o kadar iyi hazırlanıyor, internetten o kadar iyi yararlanıyor ki ki adımız "digital kulübe" çıktı !
Evimiz Blake House
İzmir'in Göztepe semtinde, mezunlarımızın da katkısıyle satın alınan ve restore edilen, okulumuzun efsane müdürü Linda Blake'in adı verilen ikiyüz senelik bir evi 1996 yılından beri Amerikan Koleji Mezunlar Lokali olarak kullanıyoruz. Toplantılarımızı da bu evimizde yapıyoruz. Her Çarşamba günü Blake House'ta dönüşümlü olarak bir kitap kulübü toplanıyor. Burası gerçekten bizim ikinci bir evimiz.
"Cep Sinemamız" da var !
Toplantılarımızda zaman zaman bilgisayar sunumları yapıyoruz, ayrıca konuk ağırlamadığımız günler öğleden sonraları film de izliyoruz. Önceleri bu tür işler için okulumuzun kütüphanesinden yararlanıyorduk. Daha sonra aramızda para toplayarak ikinci el bir projeksiyon cihazı ile bir de DVD aldık. "Evimizin" bir odasını "DipnotCep" sinemasına dönüştürdük !
Konuklarımız
Zaman zaman yalnızca edebiyat odaklı değil, müzik gibi, resim gibi sanatın diğer alanlarını da kapsayan konularda konuklar ağırlıyoruz. Sayın Mahmut Bilki'nin Türk musikisinde makamlar, Sayın Üner Birkan'ın Yunus Emre Oratoryosu ve Sayın Ünal Öziş'in Makbeth operası sunumlarını yaptıkları toplantılar, Sayın Bülent Somay'ın gitarını alarak geldiği "Şarkı Okuma Kitabı" nı incelediğimiz toplantı unutamadığımız günler arasında.
Sonra Sayın Yılmaz Karakoyunlu'nun Yahya Kemal, Prof Şadan Gökovalı'nın Atilla İlhan, Sayın İsmet Noonan'ın Halikarnas Balıkçısı, Sayın Yaşar Aksoy'un Azra Erhat üzerine, Sayın Hasan Özkılıç, ve Güven Turan'ın kendi eserleri üzerine yaptıkları konuşmalar, Sayın Halil Kaynarca'nın Alevilik üzerine, Sayın Ümit Tarakçı'nın Shakespeare, Marvell, Donne üzerine, Sayın Selnur Şarman Beckett üzerine yaptıkları konuşmalar belleğimizde yer edinenlerden.
Ayrıca Sayın Aysel Çırpanlı'nın John Berger'in Görme Biçimleri üzerine yaptığımız sunuma katkıları. ile bilgisayar destekli "Anadolu Motifleri" ve Yirminci Yüzyıl ressamları "Bohemler" üzerine yaptığımız kendi sunumlarımız da, tadı damağımızda kalanlar arasında
Dolu Dolu Bir Gün
Dostlukların dolu dolu yaşandığı, aydınlık bir günün sonunda, onbeş gün sonra yeniden buluşmak üzere ayrılıyoruz.
Evet, onbeş günde bir, Çarşambaları gerçekten de "bizim" günümüz
Sizler de böyle bir dostluk çemberi kurmak istiyorsanız bizim gibi yapın, bir kitap kulübü kurun.!
Vaktiniz oldugunda, Neleri Gerceklestirdik
Okuduklarimiz kisimlarina bakmanizi da oneririm.
Bu, birbirinden guzel kitap kurdu hanimlari, yurekten kutluyor ve ulkemizin her yerinde bu tur olusumlarin cogalmasini diliyorum..
